Otomat Makinesi teriminden vazgeçmeli miyiz?

The Spoon’da yer alan bir yazı “otomat makinesi” denildiğinde aklımızda canlanan görüntüye odaklanarak “” sorusuna cevap arıyor.

  • Güncelleme: Otomat makinesi denildiğinde sizin de aklınıza çubuk krakerler ve çikolatalarla dolu, kötü aydınlatılmış bir odanın köşesine duran, bozuk paranızı bir türlü kabul etmeyen metal bir kutu geliyorsa bu tanımın güncellenmesi konusunda hemfikir olabiliriz. Taze, yüksek kalite, çekici sıfatlarının yanından bile geçmeyen bu tanımın şu an da piyasa bulunan otomatları pek de yansıttığı söylenemez. Günümüzde bu metal kutular, salatalardan baharatlı ramen kaselerine kadar akla gelebilecek birçok yemeği sunan küçük, otomatik restoranlar olarak karşımıza çıkıyor. Hatta algıya yerleşmiş bu çağrışımlar The Spoon’a göre usta şefler tarafından oluşturulan menülerle, taze yiyecekler sunan yüksek kaliteli otomatların yükselen dalgası için bir sorun oluşturuyor.
  • Biraz da rakamlarla: 2018 yılında 30 milyar dolardan fazla değer kazanan otomat makinelerinin 2019’dan 2025’e kadar % 9,4’lük bir yıllık bileşik büyüme oranına sahip olması bekleniyor. Bu beklentinin arkasında teması en aza indiren, karbon ayak izi normal restoranlara oranla daha az olan bu kutuların sundukları yiyeceklerle de her zamankinden daha çok öne çıkacakları düşüncesi yatıyor. Otomatların parlak geleceğinin önündeki tek engel ise algımızda olumsuz yer edinmiş bir isme sahip olması gibi görünüyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🤗 Hafta sonu geldi: Aylaklığa övgü

Günaydın! Bu hafta sonu odağımızda Bertrand Russell'ın Aylaklığa Övgü'sü, Michelin yıldızı isteyen Burger King, 5. İstanbul Tasarım Bienali ve haftanın özeti var.

17 Eki 2020

🤗 Hafta sonu geldi: Aylaklığa övgü

İLGİLİ OKUMALAR