Tedarikçiden müşteriye uzanan ve şirketlerin tüm paydaşları için değer yarattıkları, Porter’ın deyimi ile “değer zinciri” (Value-chain) kavramı iş hayatında sıklıkla kullanılıyor. Biz değer zincirine başka bir pencereden bakalım. Özellikle tüketimde kontrolü kaybedildiği bu devirde farklı bakışlara çok ihtiyaç var, çünkü başta kazanma ve başarı hırsı ile üretim ve tüketim çarklarını son sürat çeviren dev uluslar arası şirketler olmak üzere pek çok kurum değer zinciri boyunca zarar da üretiyor

Tedarikçiden müşteriye uzanan ve şirketlerin tüm paydaşları için değer yarattıkları, Porter’ın deyimi ile “değer zinciri” (Value-chain) kavramı iş hayatında sıklıkla kullanılıyor. Biz değer zincirine başka bir pencereden bakalım. Özellikle tüketimde kontrolü kaybedildiği bu devirde farklı bakışlara çok ihtiyaç var, çünkü başta kazanma ve başarı hırsı ile üretim ve tüketim çarklarını son sürat çeviren dev uluslar arası şirketler olmak üzere pek çok kurum değer zinciri boyunca zarar da üretiyor: kaynaklara, çevreye ve paydaşlara zarar.

Zarar zinciri (Harm Chain) ve zarar azaltma kavramları üzerine araştırmalara baktığımızda, odak noktasının gıda ve tütün üreticileri olduğunu görüyoruz. Oysa günümüzde zincir boyunca zarar üreten sadece onlar değil: mesela en bilinen ve göz önünde olan sektörlerden biri moda. Günümüzde modada egemen iki kavram hız ve lüks. Moda şirketleri hızlı ve lüks tüketimin ihtiyaçlarını karşılayacak malları üretirken, aynı hız ve savurganlıkla kaynakların tüketilmesi, insan emeğinin sömürülmesi ve çevreye geri döndürülemeyecek zararlar verilmesi konularında sabıkalılar. Moda sektöründe zarar zinciri yaklaşımının yaygınlaşması ve şirketler tarafından benimsenmesi gezegenimiz ve geleceğimiz için iyi bir haber olurdu.

Zarar zinciri yaklaşımı temel olarak şirketlerin üretim öncesi, üretim, tüketim ve tüketim sonrası süreçlerini tek tek analiz edip verilen zararları tespit ve takip etmesini öneriyor. Yaklaşım paydaşları üç gruba ayırmayı da içeriyor: zarar görenler, zarar verenler ve zararın anlaşılmasına yardım edenler. Doğru süreç analizi, yerinde tespitler ve paydaşların gruplandırılmasıyla birlikte şirket, zarar ve paydaşlar üçgeninde ilişkileri ve süreçleri yöneterek zararı azaltmak, hatta tamamen ortadan kaldırmak mümkün hale geliyor. En önemli ve ilk adım fark ve kabul etmek.

Hangi sektör ya da coğrafyada olursa olsun “hangi kurumsal güç ve sistemler zarar üretiyor?” sorusuna doğru ve dürüst yanıtlar bulunduğunda, bu güç ve sistemleri zarar değil fayda / değer üretecek şekilde yeniden tasarlamak mümkün.

Ne yazık ki lüks moda sektöründe verilen zarar ciddi boyutlarda, bu konuda sizleri rakamlara boğmamıza gerek yok sanırız. Bir çoğumuz acımasız emek sömürüsünün ve kaynakların bilinçsiz tüketiminin sonuçlarını görüyoruz. Bu zarar zincirinde bir tarafta sadece karlılık ve büyümeye odaklı şirketler varken diğer yanda bir giydiğini bir daha giymeme anlayışı, eski kıyafetlerin geri dönüştürülmemesi ve hayvanların kürk, deri veya tüyleri için zulüm görmelerine göz yuman tüketici var. Gösterişli ve lüks tüketimin etik tüketime evrilmesi artık bir gereklilik.

Yaşadıklarımızın bize verdiği bir mesaj var: okyanusları dolduran çöp dağları, uzak coğrafyalarda bir öğün yemek karşılığı sağlıksız koşullarda çalıştırılan çocuk işçiler ve artık sadece kitaplarda görebileceğimiz nesli tükenen hayvanlar. Sizce de, insanları ne giydiklerinden çok kim oldukları, ilkeleri, düşünceleri ve sürdürülebilirliğe dair kaygıları ile değerlendirmek daha kıymetli değil mi?

Artık insanların üstlerine başlarına ne kadar harcadıkları yerine, geleceğimiz için neler yaptıklarını önemsememiz gerekiyor. Satın alma davranışlarımıza başkalarının düşünceleri, başarılı ve ayrıcalıklı bir imaj oluşturma isteği değil, topluma, gezegenimize ve tüm canlılara duyulan sorumluluğun yön vermesi gerekiyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

Ne Var Ne Yok Hocam? Sayı:2

Bu haftaki başlıklarımız: Zombi Kıyamet Günü Dersleri: Felaket Sonrası Grup Davranışları, Kaşıkla Verip Sapıyla Çıkarmak: Zarar Zinciri ve Lüks Tüketim, Kendi Kendinin Patronu Olmak: Güneydeki Küçük Dükkan Sonumuz Olabilir mi?

18 Mar 2021

Ne Var Ne Yok Hocam? Sayı:2

İLGİLİ OKUMALAR