Şu an birçoğumuz, bizi sömürdüğüne ya da yeteneklerimizi körelttiğine inandığımız işten kurtulup, istifayı basıp, güneyde küçük sevimli bir kafe açmak, ya da butik otelinde misafirlerini ağırlamak için can atıyor. Kendi işini kurmak ve kendinin patronu olmak. Pek çok beyaz yakalının gelecek planları arasında var. Aslında oldukça da harika bir şey, “kendinin patronu olmak”. Ama şimdi lütfen o istifa mektubunu yavaşça masanıza bırakın ve insan kaynaklarına gitmeden önce size madalyonun öteki yüzünü anlatmamıza izin verin.O küçük kafe hafta sonları ve hatta akşam müşteriler dağılıp gittikten sonra da çalışmanızı gerektiriyor, kendi kendinin patronu olmak yedi gün yirmi dört saat süren bir mesai ve talepkar bir uğraş. Araştırmalar gösteriyor ki kişinin sağlığı ve iyilik hali üzerinde potansiyel etkileri var. Bu etkilerin başında da baş belamız stres ve strese bağlı fizyolojik ve psikolojik olumsuz sonuçlar geliyor. Yani o küçük sevimli dükkan, size yüksek tansiyon, depresyon ya da farklı sıkıntılar olarak geri dönebilir aman dikkat!Tabi ki siz sevgili okuyucularımız bir kötümserlik havuzunun ortasında bırakıp gitmeyeceğiz. Sadece olumsuzu söyleyip kaçmak bizim tarzımız değil. Alamet-i farikalarımızdan biri de derdin yanı sıra çareyi de göstermek. Kendinizin patronusunuz ve elbette ki pek çok sıkıntı, sorun ve mücadele ile baş başasınız. Sağlığınızı korumak için ne yapacaksınız? Bizim basit ancak işe yarar önerimiz problem odaklı bir başa çıkma yaklaşımı benimsemeniz. Yani sizi zorlayan bir sorunda öncelikle bilgi toplamanız, ardından işin uzmanlarından tavsiye almanız, çevreniz ve paydaşlarınızla bu sorunu müzakere etmeniz, sonunda da geçmiş tecrübeler süzgecinden geçirerek çözümü üretmeniz.Ben problem odaklı yaklaşımı beğenmedim derseniz size bir alternatifimiz daha var. O da duygu odaklı başa çıkma yaklaşımı



Şu an birçoğumuz, bizi sömürdüğüne ya da yeteneklerimizi körelttiğine inandığımız işten kurtulup, istifayı basıp, güneyde küçük sevimli bir kafe açmak, ya da butik otelinde misafirlerini ağırlamak için can atıyor. Kendi işini kurmak ve kendinin patronu olmak. Pek çok beyaz yakalının gelecek planları arasında var. Aslında oldukça da harika bir şey, “kendinin patronu olmak”. Ama şimdi lütfen o istifa mektubunu yavaşça masanıza bırakın ve insan kaynaklarına gitmeden önce size madalyonun öteki yüzünü anlatmamıza izin verin.

O küçük kafe hafta sonları ve hatta akşam müşteriler dağılıp gittikten sonra da çalışmanızı gerektiriyor, kendi kendinin patronu olmak yedi gün yirmi dört saat süren bir mesai ve talepkar bir uğraş. Araştırmalar gösteriyor ki kişinin sağlığı ve iyilik hali üzerinde potansiyel etkileri var. Bu etkilerin başında da baş belamız stres ve strese bağlı fizyolojik ve psikolojik olumsuz sonuçlar geliyor. Yani o küçük sevimli dükkan, size yüksek tansiyon, depresyon ya da farklı sıkıntılar olarak geri dönebilir aman dikkat!

Tabi ki siz sevgili okuyucularımız bir kötümserlik havuzunun ortasında bırakıp gitmeyeceğiz. Sadece olumsuzu söyleyip kaçmak bizim tarzımız değil. Alamet-i farikalarımızdan biri de derdin yanı sıra çareyi de göstermek. Kendinizin patronusunuz ve elbette ki pek çok sıkıntı, sorun ve mücadele ile baş başasınız. Sağlığınızı korumak için ne yapacaksınız? Bizim basit ancak işe yarar önerimiz problem odaklı bir başa çıkma yaklaşımı benimsemeniz. Yani sizi zorlayan bir sorunda öncelikle bilgi toplamanız, ardından işin uzmanlarından tavsiye almanız, çevreniz ve paydaşlarınızla bu sorunu müzakere etmeniz, sonunda da geçmiş tecrübeler süzgecinden geçirerek çözümü üretmeniz.

Ben problem odaklı yaklaşımı beğenmedim derseniz size bir alternatifimiz daha var. O da duygu odaklı başa çıkma yaklaşımı: strese bağlı duyguları yönetmek, duygusal destek almak, kendinizle konuşmak, ya da insanlardan uzaklaşmak. Eğer problem kontrolünüz dışındaysa ve yakın zamanda çözme olasılığı yoksa kısa vadeli bir strateji olarak işe yarayabilir. Ama uzun vadeli kullandığınızda sağlığınız üzerinde olumsuz etkisi var.

Bize soracak olursanız siz yine de en iyisi problem odaklı başa çıkma yaklaşımını benimseyip kontrolü ele alın. Hayata bir kez geliyoruz, patron olmak için sağlığımızı feda etmeye gerek yok.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

Ne Var Ne Yok Hocam? Sayı:2

Bu haftaki başlıklarımız: Zombi Kıyamet Günü Dersleri: Felaket Sonrası Grup Davranışları, Kaşıkla Verip Sapıyla Çıkarmak: Zarar Zinciri ve Lüks Tüketim, Kendi Kendinin Patronu Olmak: Güneydeki Küçük Dükkan Sonumuz Olabilir mi?

18 Mar 2021

Ne Var Ne Yok Hocam? Sayı:2

İLGİLİ OKUMALAR