Gelişen siber saldırılar
Kaynak: Free Vector
Fidye yazılım kavramı yıllardır hayatımızda. Öyle ki bu meseleyi konu alan pek çok polisiye veya bilim kurgu filmi de karşımıza çıkıyor. BBC, 2019 ve özellikle pandemiyle birlikte 2020’deki eğilimlerden yola çıkarak dikkatlerimizi “gasp yazılım” kavramına çekiyor.
Gasp yazılımlar, daha doğrusu gasp siber saldırıları, temelde fidye yazılıma benzer çalışıyor. Fidye yazılımlar, ağırlıklı olarak e-posta yoluyla kullanıcıya bir eklenti gönderiyor ve kullanıcının eklentiyi açması durumunda, bilgisayardaki ve ağdaki veriler şifrelenerek ele geçiriliyor. Ele geçiren taraf bu veriler için bir fidye istiyor. Gasp siber saldırıları ise çerçeve ve odak biçimleri olarak fidye yazılım saldırılarından biraz daha ayrılıyor, özellikle bulut kullanımının ve uzaktan çalışmanın önemli ölçüde arttığı bu dönemde, bireysel bir bilgisayar veya ağ yerine doğrudan sistemin kendisine ulaşmayı hedefliyor.
Son dönemde gerçekleşen gasp yazılım saldırıları, genellikle yüksek profilli şirketlere veya bu şirketlerin hiyerarşik olarak üst kademelerde görev alan çalışanlarına odaklanıyor. Konsept olarak ise şirketin, paylaşıldığı takdirde rakip şirketlerle arasında olan rekabeti olumsuz etkileyebilecek fikri mülkiyetine ya da şirketin veya yöneticinin itibarını zedeleyecek kişisel bilgilerine erişmeyi ve bu verileri şifreleyerek elinde tutmayı amaçlıyor. Bunun sonucunda ise hackerlar, bu veriler karşısında oldukça yüksek fidyeler istiyor. BBC bu sistemi hackerlar için “çok kârlı” olarak tanımlıyor ve şirketlerin gerekli bedeli ödeseler bile ilgili verilerin geri alınması veya dolaşımdan kaldırılmasının bir garantisi olmaması nedeniyle güvensiz bir durumda kalabildiğini vurguluyor.
"Haritalar"ın geleceği
Kaynak: Google
Google bu hafta Google Maps için önümüzdeki dönemde uygulamaya almayı planladığı bazı güncellemeleri duyurdu. Güncellemelerle birlikte gelecek yeni özellikler, geleceğin dijital haritaları ve şehir yaşamı hakkında da önemli ipuçları taşıyor.
Maps, ilk olarak ortak kamusal ve kapalı alanlar için artırılmış gerçeklik (AR) destekli bir canlı navigasyon-görüntüleme seçeneği sunmayı planlıyor. Yani kullanıcı, bu özellikle birlikte bir alışveriş merkezi, havaalanı veya ulaşım için bir transit istasyonundayken telefonunu etrafındaki dünyaya odaklayarak gitmek istediği yeri gösterecek oklar ve ikonlarla karşılaşabilecek.
Diğer bir yenilik, kullanıcının ulaşım için o an hissettiği “mod” olacak. Kullanıcı yürüme modu, bisiklet modu veya vapur modu gibi seçenekler arasından o anki ruh hâline göre seçim yaparak istediği yer hakkında o an istediği biçimde navigasyon alabilecek.
Google’ın Maps için açıkladığı üçüncü yenilik ise çevre için oldukça kritik. Maps, kullanıcısına daha az yakıt tüketeceği ve hızla gitmek istediği yere ulaşabileceği yeni yol tarifleri sunacak. Buna ek olarak, şehrin içindeki hava durumu ile hava kirliliğini de aktif ve eş zamanlı olarak gösterebilecek.
Space junk
Kaynak: Financial Times
Elon Musk’ın Starlink projesinin sağlayacağı potansiyel internet yapısı, uyduların yörüngeye gönderilirken gökyüzünde oluşturacağı manzara gibi durumlar pek çok kişiye oldukça heyecanlı geliyor. Financial Times editörlerinden Peggy Hollinger ise konuya farklı bir noktadan yaklaşıyor. Hollinger’a göre Starlink projesinin herhangi bir sorunu yok. Tek sorun, dünyanın farklı ülkeleri veya özel şirketleri tarafından geliştirilen ve operasyona başlayan onlarca benzer projenin mevcut olması.
İlk gönderimini 2019 yılının mayıs ayında gerçekleştiren Starlink’in yörüngede hâlihazırda 1320 adet uydusu bulunuyor. Starlink, her ay 120 uydu daha gönderiyor ve şimdilik 12 bin uyduda bu süreci durdurmayı hedefliyor. Musk’ın şu sıralar uzay rekabetinde en büyük rakiplerinden biri olarak gözüken Jeff Bezos da uzay turizmi girişimi Blue Origin’in yanında Project Kuiper ile bir uydu sistemi üzerinden internet sağlamayı amaçlıyor. Bezos’un öngördüğü uydular, Starlink uydularının yaklaşık 50 kilometre üzerinde konumlanıyor. Ayrıca iki sistemin, birbirlerinin internet servislerini negatif anlamda etkileme ve fiziksel olarak zaman zaman çarpışma ihtimalleri bulunuyor.
Diğer yandan, çoğu alçak yörüngede olmak üzere 90 farklı özel şirket veya uzay ajansının da orta vadede benzer internet ve ağ odaklı sistemler oluşturma hedefi bulunuyor. Örneğin; Birleşik Krallık merkezli OneWeb 700 adet, Kanada merkezli Telesat ise 298 adet uyduyu aynı amaçla alçak yörüngeye yerleştirmeyi hedefliyor.
Hollinger, bu kadar hızlı yol alan bir sektörün düzenlemeden oldukça uzak olduğunu ve uzay her ne kadar çok büyük olsa da gerekli düzenlemeler yapılmadıkça olası kazaların veya sistem arızalarının önüne geçilemeyecek bir boyuta erişebileceğini belirtiyor. Burada odaklanılması gereken öncelikli iki alan olarak da potansiyel uydu kazalarıyla yüzleşme sırasında kabul edilebilecek uluslararası bir normlar dizisini ve bu sayıda uydunun gelecekte yeryüzünden yapılacak bilimsel gözlemleri nasıl etikeleyeceğine dair araştırmaları gösteriyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Genç, İrlanda doğumlu, kod yazan, milyarder Collison kardeşler ve vadinin en değerli ödeme startup'ı: Stripe.
01 Nis 2021

İLGİLİ OKUMALAR


