Görsel

Görsel: VectorStock
Bakterilerin özverili canlılar olduğunu öğrenmek bizim için bir hayli şaşırtıcı oldu. Antibiyotiğe karşı direnç geliştirmiş olan bakteriler uyarı sinyali işlevi gören bir madde salgılayıp dirençli olmayan bakterilerin önlem almasını sağlıyorlarmış. Bazen antibiyotiğin işe yaramaması bu özverili bakteriler yüzünden anlayacağınız. Güney Amerika’da yaşayan vampir yarasaların özveri hikayesi ise bambaşka. Tecrübeli ve biraz da şanslı olan yarasa bir avı kıstırıp, tıka basa doyduğunda mağaraya dönüyor ve oradaki tüm aç yarasaları besliyormuş. Bir mağara dolusu, bazısı genç, tecrübesiz, bazısı şansız yarasayı. Üstelik sadece kendi aile üyelerini değil, akraba olsun olmasın, herkesi. Peki bu yarasa kendisini tehlikeye atıp, büyük bir enerji harcayıp elde ettiği gıdayı neden herkesle paylaşıyor? Evrimsel perspektiften bakıldığında sadece hayatta kalma ve soyunu devam ettirme amaçlı davranması gerekmiyor mu?
Carter ve Wilkinson bu davranışın tam da hayatta kalmayı ve soyun devamını hedeflediğini söylüyorlar. Yarasalar üzerindeki incelemeleri, bu cömert yarasaların diğerleri tarafından korunup kollandığını, zor durumda kaldıklarında hemen destek gördüklerini ve bu sebeplerle hayatta kalma şanslarının daha yüksek olduğunu ispatlıyor. Kendi yaşantımıza bakalım; en çok destek ve yardım gördüğümüz insanların bizim için diğerlerinden daha değerli olduğunu ve başları sıkıştığında yardım etmek için elimizden geleni yaptığımızı söyleyebiliriz. İş yerinde de böyle: arkamızı kollayanın arkasını kollarız.

Görsel: Aleteia
Sizi bilmeyiz ama bakteriler ve vampirlerle benzer sosyal ilişkiler kuruyor olmamız bizce harika. Çok da önemli değiliz yahu, ya da bakteri ve yarasalardan daha önemli değiliz. Ne dersiniz ?
Çalışmanın Linki: https://royalsocietypublishing.org/doi/full/10.1098/rspb.2012.2573
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne Var Ne Yok Hocam? 5. sayısıyla karşınızda
29 Nis 2021

İLGİLİ OKUMALAR


