Peki bu kitapları nasıl seçiyorum?
Okuma Listelerim
Bence okumak kadar önemli bir konu okuyabileceğiniz doğru kitabı seçmek. Bu konuda hepimiz kendi araştırmalarımızdan çok, başkalarının yönlendirmesine ve ya önerisine öncelik vermeyi tercih ediyoruz. İşte bu ince nokta aslında kitaplarla olan bağımızın da zayıflamasına neden oluyor aslında...
Aylık kitap listeleri hazırlayarak okuma yapmaktan çok keyif alıyorum. O dönemki yoğunluğuma, duygu iniş-çıkışlarıma göre kitap tercihi yapmak daha rahat odaklanmamı sağlıyor, kitap sayılarını da tamamen kendime göre seçiyorum. Aylık en az 5 kitap okuma hedefim oluyor. Bu kitapları seçerken de farklı alanlara ve edebiyatlara yönelmeye çalışıyorum. Aylık listeme mutlaka bir türk yazar, bir yabancı yazar, bir araştırma kitabı ekliyorum, sonrası da tamamen tercihlerime kalıyor. Böylelikle aynı yazarlara ve ya türlere takılıp kalmayı engellemiş oluyorum. ( Çok beğendiğim bir yazarın aralıksız tüm kitaplarını okumak gibi bir alışkanlığım olduğu için bu önlemi alıyorum) Kitap seçimlerimi yaparken yeni çıkanların yanı sıra edebiyat ödüllerini takip etmeyi seviyorum. Nobel Edebiyat Ödülü, Pulitzer Ödülü, Man Booker Ödülü, Notre Dame De Sion Ödülü (keşfettiğim çoğu iyi yazarı bu ödüle borçluyum) ve Yunus Nadi Ödülleri güncel olarak takip ettiğim kısa bir liste. Her aya mutlaka bir tane ödüllü yazar sığdırıyorum.
İşte anlatmaktan en çok keyif aldığım bölüme geldik: kitap alışverişi yapmak! Pandemi sürecinden önce kitapçılarda saatlerimi geçirip tek tek tüm kitapları incelerdim. Önce yeni çıkanlara ve çok satılanlara göz gezdirip sonrasında rafların arasında, alanlarına göre bakarak gezinmeye başlıyorum. Kitaplarla kurduğum o güçlü bağ tam bu noktada başlıyor... Önce ismi, sonra arka yazısı ve konusu, bazen içinden bir cümle hatta çoğunlukla ilk cümlesi bizi birbirimize bağlamaya yetiyor. Kitapları kurcalayarak zaman geçirdiğinizde bir sürü yeni yazarla da o an okumasanız da tanışmış oluyorsunuz. Kitapçıda zaman geçirmek gerçekten size iyi hissettirecek aktivitelerden biri, hayatınızın bir anında zaman ayırıp bunu deneyin! Kitap almasanız bile elinize alın, karıştırın sonrasında çekim hissedip aldığınız kitabı okumak için inanın çok daha fazla motivasyonunuz oluyor.
Kitabı seçme sürecini etkileyen noktalardan biri de rafların düzeni, önerilen kitaplar ve tabii içinde bulunduğunuz kitapçı. Ben her bir kitapçının ruhu olduğuna inanırım ve bu yüzden butik kitabevlerinden kitap alışverişi yapmayı çok severim. Orada kısa bir sohbetin içine doldurabileceğiniz dolu dolu bilgilerle de karşılaşabiliyorsunuz ve çok iyi geliyor. Tanımadığınız biriyle ortak zevkiniz, kitaplar üzerine paylaşımda bulunmak! Minoa Books& Coffee, Homer Kitabevi, Gergedan Kitabevi, Patika Kitabevi, İmge Kitabevi ve Robinson Crusoe 389 keyifle ziyaret ettiklerimin başında geliyor. Bir de Remzi Kitabevi Suadiye’nin yeri bambaşka benim için... Anılarınızda yer eden mekanlar en güzel alışkanlılarınızdan biri haline gelebiliyor. Her pazar Remzi Kitabevi Suadiye’de kitaplara bakıp ( raf dizimi ve kitap seçkisini çok beğeniyorum) sonrasında yanındaki kafesinde aldıklarımı detaylı inceleyip, kahve içmek en sevdiğim pazar rutini. Pandemiyle bu süreç maalesef daha çok dijitale döndü. Orada aynı hissiyatı yakalayamasam da yayınevlerinin kendi sitelerinden yeni çıkan kitapları takip ediyorum. Edebiyat ödülü listelerinden seçtiğim yazarları araştırıp, yakın hissettiğim bir tane kitabını sipariş vererek başlıyorum. Tam olarak bunu yaparak bulduğum Julian Barnes’ın “Bir Son Duygusu” adlı kitabı fazlasıyla doğru bir seçim oldu, yeni bitti ve çok güzel bir tat bıraktı!

İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Oluşturduğumuz kütüphane, hayatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan kesitler taşıyan bir yaşam yolcuğu aslında hepimiz için. Kendi yolculuğumdan bir kesiti sizinle paylaşmak istiyorum!
08 May 2021

İLGİLİ OKUMALAR


