Kütüphanemi Nasıl Düzenliyorum?
Kütüphanemi oluşturma süreci benim için çok değerli; kendi seçimlerimin yer aldığı, her geçen gün benimle gelişen bir alan burası, her şeyden önce bana ait. Bence kendi kütüphanenizi oluşturmanın en heyecan verici yanı bu: kendinizi karşınızdakilere kitap seçimlerimizle anlatabilmek! Ben kütüphanemi (sağlık açısından pek uygun olmadığını biliyorum) odama yerleştirdim. Şahsi kütüphane yerleştirmenin bir kuralı olmadığını düşünüyorum, okuduklarınızla sizin aranızda olan bir bağ bu çünkü. Ben kütüphanemi iki farklı ana alana ayırdım. Bir taraf araştırma kitaplarım diğer taraf romanlarım ve öykülerim. Araştırma, inceleme kitaplarımı konularına göre sıraladım. Tarih, sanat tarihi, edebiyat araştırmaları, sosyoloji ,iletişim ve kişisel gelişim olmak üzere raflara böldüm. Kütüphanemin diğer tarafı ise tamamen göz zevkime ve kitapları bulabilmem için bana en kolay gelen düzene göre yerleştirdim. Yayınevlerine göre ayırıp kitapları da kendi içinde yerli-yabancı yazarlar olarak düzenleyip alfabetik sıraya göre diziyorum. Serileri bozmamak için, bütünlük oluşturabilmek için ve hepsinden de öte böyle bir düzeni benimsediğim için bu şekilde yerleştirmekten çok keyif alıyorum. Kütüphane düzeni önce kendinizle sonra kitaplarla kurduğunuz bir bağa dayanıyor bence. Konularına göre, yazar isimlerini alfabetik sıraya göre, renklerine göre farklı düzenleme fikirleri de var tabii.

Kendime kitap hediye almayı sevdiğim için bazı koleksiyon kitaplarını ya da coffee table book dediğimiz, resim içeren, daha çok özel bir ilgi alanına ait kitapları edinmeyi tercih ediyorum. Bu kitapları da odamın çeşitli köşelerine yerleştiriyorum, baktığım her köşede kitap görmeyi seviyorum. Alfa Yayınları’ndan yeni aldığım “Yazarlar- Yaşamları ve Eserleri” , Umberto Eco’nun “Efsanevi Yerlerin Tarihi” ve Jane Mount’un “Bibliophile” adlı kitapları , bakarak zaman geçirmeyi en çok sevdiklerimden. Bir de başucumdakiler var; bana söylediklerini hep duymak istediklerim... Okumakta olduğum kitaplar dışında, nefes almak için sayfalarını karıştırdığım birkaç kitap her zaman yanı başımda. Calvino’nun “Görünmez Kentler”i, Aruoba’nın “İle”si ve Erich Fromm’un “Sevme Sanatı”.
Başkalarının hayat görüşünde, duygularında, yaşanmışlıklarında ve deneyimlerinde kendinizden bir şeyler bulduğunuzda başlıyor işte okuma yolculuğu...Kendi içimizdekilerden çoğalarak çıkabildiğimiz, koyulan sınırları kaldırabildiğimiz yeni bir özgürlük alanı yaratıyoruz kendimize; okuyarak!

NEREDE YAYIMLANDI?
Oluşturduğumuz kütüphane, hayatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan kesitler taşıyan bir yaşam yolcuğu aslında hepimiz için. Kendi yolculuğumdan bir kesiti sizinle paylaşmak istiyorum!
08 May 2021

İLGİLİ OKUMALAR


