Girişimciler hayal güçlerini kullanarak büyük zorlukları nasıl aşar ve yeni, geniş olasılıklar nasıl yaratabilirler?Söze hayal gücünün girişimcinin en büyük silahı ve cephanesi olduğunu söyleyerek başlayalım. Bunu biz değil, Chiles ve arkadaşları söylüyor. Girişimci hayal ediyor ve o vizyon yeni ürünlere, hizmetlere ve fikirlere dönüşüyor. O ürün, hizmet ve fikirler insanların istek ve ihtiyaçlarını karşılıyor, ekonomik bir değer yaratıyor ve topluma çeşitli şekillerde katkı sunuyor. Dolayısıyla toplumların girişimciye ve girişimcinin hayal dünyasına ihtiyacı var. Sizinle paylaşacağımız makale girişimcilikte hayal gücü konusuna ruhani bir perspektiften yaklaşıyor ve bize şu örneği veriyor

Girişimciler hayal güçlerini kullanarak büyük zorlukları nasıl aşar ve yeni, geniş olasılıklar nasıl yaratabilirler?

Söze hayal gücünün girişimcinin en büyük silahı ve cephanesi olduğunu söyleyerek başlayalım. Bunu biz değil, Chiles ve arkadaşları söylüyor. Girişimci hayal ediyor ve o vizyon yeni ürünlere, hizmetlere ve fikirlere dönüşüyor. O ürün, hizmet ve fikirler insanların istek ve ihtiyaçlarını karşılıyor, ekonomik bir değer yaratıyor ve topluma çeşitli şekillerde katkı sunuyor. Dolayısıyla toplumların girişimciye ve girişimcinin hayal dünyasına ihtiyacı var. Sizinle paylaşacağımız makale girişimcilikte hayal gücü konusuna ruhani bir perspektiften yaklaşıyor ve bize şu örneği veriyor: Steve Jobs Apple’ı kurmadan önce Hindistan’da ruhani bir yolculuğa çıkmış, Zen Budizmi’nin derinlerine dalmış, meditasyon yapmış ve ruhani kitaplar okumuş. Bu deneyimi ona iş yaşamına dair çok şey katmış: dış etkenlerden soyutlanarak odaklanabilme kabiliyeti, basit ve minimal olanı tercih etme eğilimi, Batı rasyonalitesine değil, Doğu mistisizmine yönelmesi. Tüm bunlar Jobs’ın Apple’ı yaratmasını sağlamış.

Görsel: Boston Calendar

Makalemizin yazarları bu ve benzer örneklerden yola çıkarak girişimcilerde zihin, beden ve ruh üçlüsünü ele alıyor ve bu üçlünün kişinin ileriyi gören hayal gücüne nasıl katkı sağladığını anlatıyorlar. Yürüme meditasyonu önerdikleri başlıca pratik. Kişi doğada, yavaş bir tempo ile sessizliğe, sükunete odaklanarak, ayak ve bacaklarının hareketlerinin ve tüm vücudunun farkına vararak yürüdüğünde bir süre sonra meditatif bir zihinsel duruma ulaşıyor. Böylelikle zihinde “doğurgan” bir boşluk ortaya çıkıyor. İşte bir süre sonra bu boşluk, nereden geldiği belli olmayan, durduk yere ortaya çıkıveren fikirler ve hayaller üretiyor. Girişimcinin hayal gücü ileriye dönük sıçramalarla harekete geçiyor.

Görsel: The Mindful World

Aslına bakarsanız yürüyüş meditasyonunu sadece hayal gücümüzü ateşlemek, ya da içinden çıkamadığımız sorunlara çözüm üretmek için değil, hayatın deli temposunu yavaşlatıp zihnimizi sakinleştirmek için de sık sık yapmalıyız. Bu içimizde durmaksızın “tehlike var, tehlike var” diye bağıran ve sürekli stres hormonu salgılatan minik vahşi hayvanı susturmanın da en iyi yolu.

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

Ne Var Ne Yok Hocam? 7: İşlevsel Aptallık, İşgücü Ekosistemi ve Diğerleri...

Ne Var Ne Yok Hocam? 7. sayısıyla karşınızda :)

27 May 2021

IncMagazine

İLGİLİ OKUMALAR