Günebakan

, ayda bir gündemde olan konuları hukuksal düzlemde inceliyor.


Anayasamız Ormanlar İçin Ne Diyor?

Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı Anayasa md. 56 ile güvence altına alınırken, ormanların korunması ve geliştirilmesi için özel bir hüküm öngörülmüş durumda: Anayasa md. 169. Bu madde Devlete ormanların korunması için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yüklediği gibi, yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilme yükümlülüğünü de yüklemekte. Öyle ki, yanan ormanların yerinde tarım ve hayvancılık dahi (bırakınız turistik otel inşaatını) yapamazsınız. Ya da orman suçları söz konusu olduğunda af bile çıkaramazsınız. Anayasa md. 169, ifade özgürlüğü gibi hepimizin çok önemli olduğunda hemfikir olduğumuz hakkımızı (aynı fikirde olduğumuza inanıyorum) bile sınırlandırıyor. Mesela ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapmanız yasak. Yani Anayasamız ormanlarımızı korumamızı buyuruyor. Bu yazdıklarımın bir kısmını muhtemelen sosyal medyadan biliyorsunuzdur. Ben, bu tartışmalar sırasında sosyal medyada denk gelmediğim ve bir hukukçu olarak Anayasa md. 169’u ilk okuduğumda bana çok ilginç gelen bir başka hususa da değinmek istiyorum.

Anayasa md. 169/2 uyarınca Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı öngörülmüş. Buradan ilk anlayacağımız şey devlet ormanları için Anayasanın mülkiyet ilişkisi öngörmesi (iç ses: Anayasa kamu malları ile ilişki bakımından bazı durumda hüküm ve tasarruf altında olmayı öngörüyor demek suretiyle idare hukuku anlatmanın yeri değil ama ilgilenen olursa diye iç ses adı altında hüküm ve tasarrufu altında olma diye bir kavramın varlığını da belirt (bkz. Anayasa md. 43 ve md. 168)). Fakat ikinci ve daha önemli şey, Devlet’in bu mülkiyetinin sınırlandırılmış olması. Hukukçu olup olmadığımızdan bağımsız olarak mülkiyetine sahip olduğunuz herhangi bir şeyi tamamıyla tüketme hakkımız olduğunu (tabii diğer kurallara tabi olarak) biliyoruzdur. Mesela siz isterseniz telefonunuzu satabilir ya da daha da sırf canınız istedi diye kırabilirsiniz. Ama Devlet ormanları üzerinde mülkiyet öngörerek Devlete güvenen (!) Anayasa, devir konusunda Devlete güvenmeyip mülkiyet hakkını sınırlandırmış durumda. Sanırım Anayasa’nın ormanlara ayrı bir önem atfettiği ve ormanları Devletten bile koruduğu diğer hükümlerin yanı sıra bu fıkradan da anlaşılabilir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto! Digest #22: Kültür, Çizgi Roman, Hukuk

Platformdan öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada.

21 Ağu 2021

Aposto! Digest #22: Kültür, Çizgi Roman, Hukuk

İLGİLİ OKUMALAR