Aposto! İstanbul'un bu haftaki konuğu İlkim.

Kendisine Aposto!'nun politika yayını Spektrum'da rastlamış olabilirsin. Keşfe çıkmak için seni buraya alalım. İlkim, gerçek bir İstanbullu. Burada doğmuş, şehrin sokaklarını arşınlamış, dolanmış durmuş. Hâlâ bilmedikleri, bilip de denemedikleri de var. Portre bu hafta romantik bir İstanbullu'ya teslim. Buyurun.


1. İstanbul farklı kültürlerin, nevi şahsına münhasır insanların bir araya geldiği kaotik bir şehir. (Bir o kadar da seviyoruz tabii ki) Türkiye’nin, hatta dünyanın her yerinden bir dolu insan var. Burada olmayı tercih ediyor. Sen neden İstanbul’da yaşıyorsun? Benim İstanbul hikâyem tabii ki ailemin bu şehirde yaşıyor olmasıyla başladı. Henüz küçükken hareketli sokaklarda koşarak gezdiğim zamanları hatırlarım. Bu hareketlilik kimine karmaşa gibi gelse de ben sanırım bu karmaşaya aşığım. İstanbul, -naçizane- özgün, etnik, modern neredeyse her sıfatın bulunduğu az sayıda şehirden biri. Her semtin sokağının kokusu, dokusu bambaşka. Bir köşeyi döndüğünüzde birbirinden farklı yüzlerce çehreyle karşı karşıya gelebiliyorsunuz. Bu çehreler aynı zamanda kültürler de olabiliyor. O zaman açıkçası değmeyin keyfime; bir tarafta bir balkan restoranı karşısında güzel bir kebapçı görünce benim günüm şenleniyor. Yeni nesil kahvecilerin karşısında cami oluyor kimi zaman. Bu şehirde kendine yer edinmeye çalışan bizlerin karmaşası; harika bir kültür harmanı oluşturuyor. Bakmayı bildiğinizde sürprizlerle dolu bir şehir aslında İstanbul. Tarihinin dokusunu da modernliğinin doruklarını da seviyorum, benim bu ikili düşüncelerim İstanbul’un çok renkliliğiyle o kadar uyumlu ki sanıyorum bu şehre olan bağlılığımda en çok buradan geliyor. İstanbul benden büyük kabul ediyorum; (Yalın'a sevgiler) ancak onunla çok başa çıkmaya derdim yok diyebilirim. Beni kendi hâlime bırakması yeterli, ben onu böyle sarsmadan sevmeye devam edeceğim.

2. İstanbul bir keşif şehri. Sen de 25 senedir buralardasın. Hâlâ gitmedim, uğramadım, yakınından bile geçmedim dediğin semtler var mı? Keşfetmek istediğin rotaları öğrenebilir miyiz? Şöyle bir düşündüğümde önünden geçtiğim de hiç gezmediğim birçok semt var aslında. Mesela Heybeliada’ya hiç gitmedim. Her zaman merak ettiğim bir uğrasam da gezsem dediğim yerlerden biri. Bunun yanında yeni yeni popülerite kazanmaya başlayan birçok semte de gitmedim. Hepsi gezmek görmek istediğim yerler; ancak bir İstanbullu olarak söyleyebilirim ki “ah eski İstanbul” diye tabir edilen tarihi yarımadanın büyük bölümünü tarihi eserlerinden sokak aralarına kadar gezdim, öğrendim. Sanıyorum bu da bu şehre boynumun borcuydu.

3. Sonbahar yavaş yavaş yüzünü göstermeye başladı. İstanbul, rüzgâr mevsiminde. Soğuk bir kış gününü hayal edelim. Bizi ısınmak için nereye götürürsün? İstanbul'u en çok sonbaharda severim. Mevsime olan sevgim de şehri sevdiriyor olabilir; ama eminim ki İstanbul soğuk havada çok daha güzel. Öncelikle bu şehirde yağmura yakalanmak ya da soğuk bir kış günü işten çıkıp sığınacak bir yer aramak ve göze en güzel gelen yere girmek her zaman harika olmasa da unutulmaz anılar yaratıyor. Bana bir yer soracaksanız soğuğa şarapla eşlik etmek için Hazzo Pulo'ya gidip ısınmayı önerebilirim.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🍁Yaza sevgiler, nihayet sonbahar

Herkese günaydın. Bu hafta sonu ajanda kalabalık. Fişekhane'de açık havanın tadını çıkarıp Barabar dinlemeye Maximum Uniq'e gidiyor, İstanbul Caz Festivali'ne de uğramayı ihmal etmiyoruz.

05 Eyl 2021

Garanti BBVA ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

İLGİLİ OKUMALAR