Aristoteles

Masalların yalnızca çocuklarla keyifli vakit geçirmek (ya da onları uyutmak) adına ortaya atılan akıl dışı anlatılardan ibaret olmadığı pek bilinmeyen bir sır değil. İmgelemin sorumsuz üretimi sonucunda yaratılan bu anlatılar, çoğunlukla etik değerleri öğretmek adına kullanılan bir çeşit eğitim yöntemi. Anlatılarla yaşadığımız düşünülürse nesilden nesile aktarılmasını sağlamada epey etkili bir yöntem olduğu düşünülebilir.

Her ne kadar tragedya ve masal, edebi türleri bakımından aynı şeyler olmasa da olağanüstü ögelere verilen yer, en temelde taşıdıkları mesaj verme, öğretme amaçları bakımından benzerler. Bu noktada birden bire tragedyalardan bahsetmeye başlamamın nedeni ise elbette . O imgesel yaratımların gerçeği görmemizi engellediğini iddia eden hocası Platon'dan farklı olarak, tragedyaların eğitsel bir işlevi olabileceğini düşünmüştü. Poetika’ da yer alan katharsis kavramı izleyicinin sanat eseri ile kurduğu özdeşleyime dayanır. Eser deneyimi ile izleyici korku ve acıma duygusundan arınabilir. Bu açıdan özetle Aristoteles için yapıtın anlamı, yapıt deneyimi ile ilişkili olarak eğitici olabilir.

Katharsis kavramının gönderimde bulunduğu hikayelerin öğretici ve insanda yarattığı dönüştürücü güç vurgusu, masallar ve diğer anlatılarda da benzer bir şekilde varlığını sürdürüyor. Bu yüzden bazen şunu düşünüyorum, belki de sorun yeni anlatılar yaratmakta yeterince başarılı olamayışımızdır. Varolan empirik verilerin iletilmesinin, anlaşılmasının sağlanmasında hikayelere ihtiyacımız vardır. Bu durum bazı kişilerin adeta yeni bir Hermes rolünü oynamasını gerektirebilir. Şeylerin anlamının ne olduğunu, olayların ne gibi sonuçlar doğuracağını açımlayan imgesel araçlara ihtiyacımız var. Böylesi bir anlatı kurmaya iklim krizinden başlanabilir. Bir zamanlar kapısının önündeki felaketi görmezden gelerek türlü hataları tekrar edinmekten kaçınmayan bir canlı türü vardı...

1800’lü yıllarda yaşayan Jacob ve Wilhelm Grimm Kardeşler bu gerçeğin farkındalığıyla yaşadıkları toplum içerisindeki korkunç olayları hikayeleştirdiler ve böylelikle onlara pedagojik bir işlev kazandırdılar. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Külkedisi, Rapunzel, Hansel ve Gretel, Bremen Mızıkacıları her biri gerçek hikayelere dayanıyor. Ama nasıl derler bilirsin, bazen gerçek yeterli gelmez. Grimm Kardeşler de yaşanan olayların dehşetini göstermek adına imgesel olandan yararlanarak gerçeği dramatik bir biçimde yumuşattılar. (Olayların gerçekte nasıl olduklarını öğrenmek istersen Valerie Ogden, The True Stories Behind Classic Fairy Tales yazısına bakabilirsin.)

Elbette burada problematik bambaşka bir yan daha var, varolan masal ve anlatıların öğretmeyi amaçladığı etik değerlerin gerçekten öğrenilmesi gereken şeyler olup olmadığı. Bir gün ebeveyn olursam çocuğuma okuyacağım hikaye/masalların herbiri üzerine detaylı bir şekilde düşünmenin sorumluluğum olduğunun farkındayım. Örneğin, genellikle feminist literatür içerisinde tartışılan Kırmızı Başlıklı Kız masalına bakabiliriz. Giydiği kırmızı pelerinden regli çağının başladığını çıkarsabileyeceğimiz (?) maceracı ruhuyla (?) annesini dinlemeyerek ana yoldan sapan ve bir yabancıyla konuşan kırmızı başlıklı kızın başına dehşet verici olaylar gelir. Bu olay dizisinin en temelde kız çocuklarına nasıl bir mesaj verdiği derinlemesine düşünülebilir. Malum pedagog değilim o yüzden büyük büyük konuşmak istemem fakat böylesi bir hikaye cesaret kırıcı bir etki de yaratabilir. Bu yüzden çocuklar için feminist masallar şeklinde yeni bir kategori var. Ama anlatının temsil ettiği etik değerinden bağımsız olarak başlangıçtaki iddiam hala geçerliliğini koruyor. İmgeselin insan üzerindeki etki ölçeği ve şiddeti (iyi ya da kötü) muazzam. Sadece bu örnek bile neden sürdürdüğümüz anlatıları mesele etmemiz gerektiğini gösteriyor.

Merak ediyorum, senin güçlü ve tartışmalı bulduğun bir hikaye var mı? Söylediklerime ne kadar katılıyorsun, anlatı yaratmak günümüzde çözülmeyi ve eyleme geçmemizi bekleyen bazı konularda çözüm olabilir mi?

Gelecek hafta görüşmek üzere, meraklı kal! - Dilara.

NEREDE YAYIMLANDI?

DilozofDilozof

BÜLTEN SAYISI

Anlatılarla Yaşıyoruz.

Hikaye ve Masalların Toplumsal Yaşama Etkisi

10 Eyl 2021

Kidolog ile birlikte
Anlatılarla Yaşıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR