Sevdiği bir insanı kaybeden herkes hatırasını canlı tutacak bir eşyasını saklamış ya da onu hatırlatan eşyalarla karşılaşmıştır. Bir grup arkeolog ölmek, ölüm ve kayıp ile objelerin ilişkisine duydukları merakla, günümüzde ve tarih boyunca benimsenen yas ritüellerini ve ölüm-kayıp-obje bağını incelemişler.Bu amaçla yakınını kaybetmiş katılımcılarla yapılan görüşmelerde, ölmüş kişileri anlatırken sıklıkla eşyalarından bahsedildiğini fark etmişler. Bu tespit arkeologları şaşırtmış

Sevdiği bir insanı kaybeden herkes hatırasını canlı tutacak bir eşyasını saklamış ya da onu hatırlatan eşyalarla karşılaşmıştır. Bir grup arkeolog ölmek, ölüm ve kayıp ile objelerin ilişkisine duydukları merakla, günümüzde ve tarih boyunca benimsenen yas ritüellerini ve ölüm-kayıp-obje bağını incelemişler.

Bu amaçla yakınını kaybetmiş katılımcılarla yapılan görüşmelerde, ölmüş kişileri anlatırken sıklıkla eşyalarından bahsedildiğini fark etmişler. Bu tespit arkeologları şaşırtmış: o insanlar gibi arkeoloji de kaybolup gitmiş insan ve insan topluluklarının hikayelerini, geride bıraktıkları eşyalar ve yapılar ile (kalıntı) anlamaya/anlatmaya çalışıyor.

Görsel: Sapiens.org

Araştırmacı Lindsey Büster, o güne kadar arkeolojik alanlarda bulunan eşyaların bazılarına bir anlam vermekte zorlandığını anlatıyor. Kimi eşyalar değerli taş ya da madenlerden yapılıyor, kimisinin ölmüş kişiye öbür yaşantısında yardımcı olacağı düşünülüyormuş. Ancak kimi objeler bu iki sınıfa da girmiyor. Onların neden saklandığı ya da gömüldüğünü anlamak güç. Araştırma sırasında insanların ölen sevdiklerine ait eşyalara olan bağlılığını fark etmek Büster’in tüm bu kalıntılara bambaşka bir gözle bakmasına sebep olmuş: Belki Demir Çağı’ndaki insanlar da kendilerine sevdiklerini hatırlatan eşyalara kıymet veriyor, onları atmaya kıyamıyorlardı.

Büster İskoçya Edinburg’da bulunan Demir Çağı’na ait bir yerleşimden bahsediyor. O dönemlerde her nesil kendisinden önce gelen neslin evinin üstüne yeni bir ev yapıyordu. Yani bir Demir Çağı insanı birkaç kuşak ötesindeki aile fertlerinin yaşamış olduğu evler üzerine inşa edilmiş bir evde yaşıyordu. Eski evin üzerine yenisi yapılırken bir önceki neslin kullandığı kaşık, tabak gibi eşyalar da atılmıyor, evin kalıntılarıyla beraber gömülüyordu.

Bu, o insanların kaybettikleri aile fertlerinin kullandığı eşyalara, yaşadıkları evlere yakın olma isteğinin bir göstergesi olabilir mi? Büster, öyle düşünüyor. Biz ise binlerce yıl geçse de sevginin değişmediğini görmenin müthiş olduğunu yazarak bitirmek istiyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

Ne Var Ne Yok Hocam? 15: Yönetim Biliminde Kriz ve Diğerleri

Merhaba, Ne Var Ne Yok Hocam? 15. Sayısıyla karşınızda

16 Eyl 2021

Kunduz ile birlikte
nTask

İLGİLİ OKUMALAR