Sudan’da darbe


YANINDAYIZ Derneği’nden #kadınerkekeşittirnokta Konferansı
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği hayatın her alanında kendini gösteriyor. Toplumsal kabullerden köklenen eşitsizlik televizyon dizisi senaryolarından sosyal medyaya, eğitim öğretim hayatından ve burada öğretilen erkeklik rollerinden iş…
Daha fazlasını öğren →
Sudan’da ordu, askerî darbeyle ülke yönetimine el koydu. Hükümet yetkilileri gözaltına alındı. Egemenlik Konseyi Başkanı ve darbe lideri Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, iç savaş tehlikesi ve bazı siyasetçilerin şiddeti teşvik etmesi sebebiyle Konsey'in ve geçiş hükümetinin feshedildiğini, 25 Ekim itibarıyla ülkede olağanüstü hâl ilan edildiğini açıkladı.
Uluslararası uçuşlara kapatılan ülkenin birçok yerinde elektrik ve internet hatları kesildi, medya çalışanları gözaltına alındı. El-Burhan, devrilen Başbakan Abdullah Hamduk’un “güvenliği için kendisiyle beraber olduğunu ve yakında evine döneceğini” söyledi.
- Bir adım geriden: 89’da İslamcı bir darbeyle yönetime gelen Ömer el Beşir, 30 yıl boyunca ülkeyi şeriata dayanan dinî kurallarla ve demir yumrukla yönetmişti. 2005’te 20 yıl süren iç savaşın sonlanması adına barış anlaşması imzalanmış, 2011 yılında yapılan referandumda; etnik, dinî ve kültürel farklılıklar gösteren Güney Sudan, Sudan’dan ayrılmış ve ülke ikiye bölünmüştü. 2019'da ekmek fiyatlarının üçe katlanması sonrası halkın ekonomik gerekçelerle başlattığı büyük çaplı protesto gösterilerinde ordu, göstericileri polis ve istihbarat teşkilatına karşı korumuş, daha sonra da yönetime el koyup el Beşir’i tutuklamıştı. Ülkede kurulan geçici hükümet, eski Cumhurbaşkanı el Beşir’in 2003’te Darfur İç Savaşı’ndaki eylemleri dolayısıyla hakkında 2009’da Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan soykırım ve insanlığa karşı suçlar uyarınca yargılanma talebinin karşılanacağını ve devrik liderin mahkemeye teslim edileceğini açıklamıştı. El Beşir hakkında ayrıca 1989 yılında gerçekleştirdiği darbe gerekçesiyle de dava açılmıştı.
- Egemenlik Konseyi nedir: 2019’daki askerî müdahalenin ardından ülkeyi sivil yönetime taşımayı hedefliyle kurulan Konsey, devlet başkanlığı yetkilerini kendinde toplamıştı. Konsey, El Beşir karşıtı sivil ittifak Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri koalisyonundan ve askerlerden oluşuyordu. Bir süredir sivil ve askerî kanat arasında anlaşmazlıklar olduğu biliniyordu.
- Eylüldeki darbe girişimi: Geçtiğimiz aylarda hükümetin IMF’ten borç alabilmek için aldığı bazı ekonomik önlemler tepkiye sebep olmuş, IMF’e ve hayat pahalılığına karşı protestolar düzenlenmişti. Eylül ayında Egemenlik Konseyi, El Beşir yanlısı askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu ancak hükümet tarafından bu girişimin bastırıldığını açıklamıştı.
- Darbe yanlısı gösteriler: Başarısız darbe girişimin ardındansa ülkedeki gerilim artmış, darbe yanlısı binlerce kişi ekim ortasında “açlık hükümeti” adını verdikleri yönetime karşı protestolar düzenlemişti. Askerî liderler, geçiş hükümetindeki sivil ittifakta reform yapılmasını talep ediyordu. Sivil kanatsa bunun askerlerin yönetimi ele geçirme planı olduğunu öne sürüyordu. Dönemin sivil başbakanı Hamduk, durumu “iki yıllık geçiş hükümetinin en kötü ve tehlikeli krizi” olarak tanımlamış, sivil demokratik geçişin tamamlanmasından yana olduğunu ifade etmişti.
- Darbe karşıtı gösteriler: Sivil kanada düzenlenen askerî müdahalenin ardından hükümetin sivil kanadı, çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu halka sokağa inme çağrısı yaptı. Darbe karşıtı kalabalıkların görüntüleri internete düşerken Fransa merkezli haber ajansı AFP askerlerin halka ateş açtığını duyurdu. İnternetin engellenmesi sebebiyle teyitli bilgiye ulaşmak güçleşirken en az 7 kişinin öldüğü, 140 kişinin yaralandığı açıklandı.
Tepkiler
ABD, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği darbe sebebiyle “kaygılı” olduklarını duyurdu ve geçiş sürecinden taviz verilmemesi çağrısı yaptı. Türkiye “derin endişe duyulduğunu” açıkladı. Dünya Bankası da darbenin ardından ülkeye yönelik ekonomik yardımları askıya aldı.
Ne olacak?
Sudan'ın imzaladığı uluslararası anlaşmalara sadık olduğunu duyuran el-Burhan, Temmuz 2023'te seçim yapılacağını, ülkeyi seçime kadar bağımsız bir hükümetin yöneteceğini, demokrasiye geçiş sürecinin ordu tarafından yönetileceğini duyurdu.
- Sudan Baharı ne olacak? El Beşir’i deviren darbenin ardından geçici hükümetle ülkenin en büyük isyancı silahlı grubu Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) arasında laiklik bildirisi imzalanmıştı. Sonraki süreçteyse kadın sünnetinin ve Müslümanlar hariç alkol yasağının kaldırılması, kadınlara seyahat izni verilmesi gibi laiklik reformları yapılmıştı. Dünyada heyecan uyandıran ve “Sudan Baharı” adı verilen bu insan hakları kazanımlarının geleceği uluslararası kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.
- Öte yandan: Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, Sudan’da “askerlerin sistemin sahibi ve kendisi olduğunu” belirttiği yazısında, üst üste darbelerin sürpriz olarak görmediğini ifade etti. Kılınç, bu düzenin değişmesininse ancak kitlelerin talep ve ihtiyaçlarına, iç aktörlerin değişim isteğinde samimi olmasıyla mümkün olacağını, “demokrasi ithalinin” çoğu kez kaosa yol açmasının arkasındaki sebebin de bu olduğunu savundu. İran medyasında ise el-Buhran'ın daha önce İsrail'le yürüttüğü normalleşme politikaları hatırlatıldı ve İsrail'in ülkedeki etkinliğini artıracağı iddia edildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün Avrupa ordusu tartışmalarını ve Sudan'daki askerî darbeyi ele alıyoruz.
29 Eki 2021

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



