Mikrobiyatayı vücudumuzun iç ekosistemi olarak tanımlayabilir ve çok sayıda bakteri ve mikrop içerdiğini söyleyebiliriz. Dr. Sonnenberg Floransa ve Burkina Faso’daki iki ayrı grup çocukla bir çalışma gerçekleştirmiş ve çocukların mikrobiyatalarını incelemiş. Ağırlıklı olarak mısır ve süpürgedarısı ile beslenen Burkina Faso’lu çocukların bağırsak florasındaki mikropların, rafine gıdalardan oluşan batılı bir beslenme tarzına sahip Floransalı çocukların bağırsak florasındaki mikroplardan çok çok daha büyük çeşitlilik gösterdiğini görmüş. Floransalı çocuğun mikrobiyal topluluğu protein, yağ ve basit şekerlere adapte iken, Burkina Fasolu çocuğun mikrobiyal topluluğu bitkisel liflere adapte imiş.Görsel

Mikrobiyatayı vücudumuzun iç ekosistemi olarak tanımlayabilir ve çok sayıda bakteri ve mikrop içerdiğini söyleyebiliriz. Dr. Sonnenberg Floransa ve Burkina Faso’daki iki ayrı grup çocukla bir çalışma gerçekleştirmiş ve çocukların mikrobiyatalarını incelemiş. Ağırlıklı olarak mısır ve süpürgedarısı ile beslenen Burkina Faso’lu çocukların bağırsak florasındaki mikropların, rafine gıdalardan oluşan batılı bir beslenme tarzına sahip Floransalı çocukların bağırsak florasındaki mikroplardan çok çok daha büyük çeşitlilik gösterdiğini görmüş. Floransalı çocuğun mikrobiyal topluluğu protein, yağ ve basit şekerlere adapte iken, Burkina Fasolu çocuğun mikrobiyal topluluğu bitkisel liflere adapte imiş.

Görsel: ProScouter

Bir süredir bağırsak sağlığı ve mikrobiyatanın bütünsel sağlık için hayati önemde olduğunu ve mikrobiyata bozulmasının pek çok kronik hastalığa sebebiyet verdiğini biliyoruz. En son çalışmalar mikrobiyatadaki çeşitliliğin önemine vurgu yapıyor. Burkina Fasolu çocuklar Floransalı çocuklarla karşılaştırıldıklarında madden son derece fakir olsalar da mikrobiyata açısından çok daha zenginler. Peki bu mikrobiyata zenginliği nereden geliyor? İnsanlar çözünebilir lifleri sindiremiyorlar. Bu lifleri tükettiğimizde, sindirim için mikroplardan yardım alıyoruz. Ne kadar çok lif tüketirsek o kadar çok mikrobumuz oluyor ve mikrobiyatamız zenginleşiyor.

Görsel: DCEG

Dr. Sonnenberg bu bulgulardan yola çıkıp fareler üzerinde bir çalışma gerçekleştirmiş. Batılı tarzda beslenen farelerin lifli beslenmeye geçtiklerinde mikrobiyatalarındaki çeşitliğin restore edilebildiğini, düzeldiğini görmüş. Ama bu durumun bir istisnası var. Hamilelik. Biliyorsunuz çocuk doğum kanalından geçerken annenin bağırsağındaki yararlı mikrop ve bakterileri alıyor. Dr. Sonnenberg batılı tarzda beslenen anne farenin yavrusuna gerekli mikrop ve bakterileri yeterince veremediğini ve yavru farenin de doğum sonrasında lif ağırlıklı beslense dahi zengin ve çeşitlilik içeren bir mikrobiyataya sahip olamadığını söylüyor.

Bebek bekleyen okuyucularımıza bol lif içeren gıdalar tüketmeleri tavsiyesini verebiliriz sanıyoruz ki.

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

NVNYH20: Melankolik Şarkıların Biyolojisi ve Diğerleri...

Ne var Ne Yok Hocam? 20. sayısıyla sizlerle...

26 Kas 2021

Adweek

İLGİLİ OKUMALAR