The Marketeer
, güncel pazarlama stratejilerini, ilginç marka örneklerini ve az bilinenleriyle pazarlama dünyasındaki enteresan gelişmeleri odağına alan bir iş dünyası yayını.
Onu da al, bunu da al, daha çok al, en çok al!
Evet arkadaşlar sığınaklardan çıkabilirsiniz, geçti… 👀
Bu yıl da tüketim çılgınlığının zirvelere ulaştığı, bazı markalardan ürün satın almazsak dayak yemekten korkar hale geldiğimz bir Black Friday çılgınlığının daha sonuna geldik. Mail, SMS, bildirim, billboard, ışıklı tabela, reklam, geleneksel ilan, dijital banner ve hatta neredeyse yastığımızın üzerine bırakılacak promosyon koduna varan iletişim bombardımanı ve sonuçta muhtemelen var olmayan bütçelerden alınan ve aslında çok da gerek duyulmayan eşya yığını.
Yılın bu “sattığım her şeyi almalısınız yoksa bitersiniz” dönemi kurumlar için iştahları kabartsa ve işe yarıyor olsa da uzun vadede işlerin bu kadar yolunda gitmeyeceğine dair sinyaller çoktan gelmeye başladı. Sadece Black Friday'i takip eden haftalarda kargo şirketlerinin sokaklara dökülecek araçlarının çevreye etkileri bile oldukça yüksek. Üretim, tüketim ve stoklamadan doğan etkileri de hesaba kattığımızda çok ciddi bir çevresel etkiden söz ediyoruz ve bu etki giderek daha fazla gündem oluyor.
Money.co.uk'in araştırmasına göre 2021'in Black Friday haftasında açığa çıkacak karbondioksit oranı tam olarak 386.243 ton. Bu rakam dünyanın en büyük hayvanı olan mavi balinalardan 3 bin 679 tanesinin ağırlığına eşit!

Tüm bu gerçekler ışığında bilinçli tüketim arttıkça, tüketiciler, aşırı harcamadan kaynaklanan etik sakıncalar nedeniyle aşırı alışveriş yaptıklarında kendilerini suçlu hissediyorlar. Tüketicileri hiçbir şey satın almama boykotu yapmaya bile itebilen çılgınlar gibi satın aldırma stratejileri, yerini sorumlu pazarlamayı temel alan ve her iki tarafa da kazanç sağlayan uzun vadeli bakış açısına bırakacak gibi gözüküyor. Çünkü hem kişisel hem de çevresel israftan kaçınan, tüketime bir de sürdürülebilirlik çerçevesinden bakan ve etik bir alışveriş deneyimi yaşamak için çabalayan tüketici kitlesi giderek daha da kalabalıklaşıyor.
Bu kitleyi yakalamak, seslerine kulak vermek, pazarlama stratejilerini bu taleplere göre şekillendirmek uzun vadede hem marka algısı hem de maddi kazanç bakımından yapılacak en akıllı seçim olabilir…
Tüketiciler ne diyor? 👂🏻
Pandemi sebebiyle artık geleneksel perakendecilerin Black Friday’i ile e-ticaretçilerin Cyber Monday’i iyice birbirine karışmış halde. Black Friday günlerinde onlarca metrelik kasa kuyrukları ve indirimdeki ayakkabılar için ezilmeyi göze alan müşteri kitlesi yerini stoklar tükenmeden sepetini doldurmak ve en güzel parçaları kimseye bırakmamak için bilgisayarının refresh tuşunu yıpratanlara bıraktı.
Yılın bu zamanları benim için hem markaların kampanyalarını hem de tüketici yorumlarını yakından takip etmek demek. Gerek twitter’dan gerek online alışveriş sitelerinden gerekse de forumlardan okuduğum pek çok tüketici yorumunda bu yıl her zamankinden daha yüksek sesle dile getirilen iki konu oldukça dikkat çekici:
1. Reklamlardan bıktık, yeter artık serzenişleri : Black Friday iletişimi kendi içinde tartışmaya çokça açık ve ayrı bir bültenin gündemi olacak kadar derin bir konu ama bir tüketici olarak bende bıktığımı itiraf etmeden geçemeyeceğim.
2. İhtiyaç fazlası tüketimin topluma ve dünyaya etkilerine dikkat çekme çabası : İşte bu yıllardır azar azar biriken su damlaların birleşerek önemli bir etki yaratacağının ayak sesleri.
Sürdürülebilirlik, karar verme süreçlerini giderek daha fazla etkilerken, "iyi" bir sebep olmadan sadece "eşyalara" para harcamak giderek daha da modası geçmiş bir hareket haline geliyor. Yani kısaca geliyor gelmekte olan 😊
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto!'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
04 Ara 2021

İLGİLİ OKUMALAR


