2022 Avustralya Açık'ta ne olacak?
Kaynak: Tennis World
Elif Alper: Djokovic ya halk sağlığını tehlikeye attı, ya da sahte bir PCR belgesi sundu, iki seçenek de birbirinden kötü. Craig Tiley’nin de desteğiyle burada bulduğu açık bir kapıdan yararlanmak istedi ama işlerin bu noktaya geleceğini tahmin etmediğini düşünüyorum. Djokovic'in kurası onu finale taşır gibi görünüyor ancak bu süreçte biraz da olsa yıprandığını düşünüyorum. Bence Djokovic olsa da olmasa da burada Medvedev ya da Zverev’in şampiyonluk ihtimali oldukça yüksek. Nadal’ın kurası oldukça zorlu, Hurkacz ya da Zverev karşısında takılabileceğini düşünüyorum. Yine de eğer Djokovic oynarsa, 2022 Avustralya Açık tüm zamanların en çok izlenen turnuvası olabilir.
Tarihin en iyisi tartışması sürecek mi?
Sair Sinan Kestelli: Djokovic, arka arkaya kazandığı Grand Slam’lerle uzun süre gölgelerinde kaldığı tenis efsaneleri Nadal ve Federer’le birlikte tarihin en iyisi tartışmalarının öznesi haline gelmişti. Ancak, pandemi sürecinde aşı konusundaki bulanık tutumu, başkalarının hayatını riske atmayı bile savunur hale gelen yaklaşımı ve Avustralya Açık öncesinde kendisine ayrıcalık tanınmasına yönelik agresif ısrarının tenis dünyasının zirvesindeki mücadelesine zarar verdiğini düşünüyorum.
Bu kaos önlenebilir miydi?
Ant Şermet: Rafael Nadal’ın “Elbette, gerçekleşen durumlardan hoşnut değilim, bir nebze de olsa onun adına üzülüyorum ama aylar öncesinden koşulları biliyordu ve o, kararını verdi” cümlesi tüm süreci en iyi özetleyen açıklama olabilir. Djokovic’in pozitif çıkmasının ardından gösterdiği tavırlar en az aşı karşıtlığı kadar akıl terazisinden uzaktı ve birkaç gün öncesine kadar mahkemeden istediğini elde ettiyse de bu sabah Avustralya Göçmenlik ve Sınır Koruma Departmanı’ndan gelen ikinci vize iptali kararının –Djokovic’in itiraz hakkı bulunmakta- doğru olduğunu düşünüyorum. Evet, bu vizeyi baştan vermeyip kaosu önleyebilirdi Avustralya. Umarım artık Avustralya Açık heyecanına odaklanacağımız bir zemin oluşur.
Olayın sosyal farkındalık tarafı
Alara Demirel (ANGST editör): Tenisle ilgilenmeyen, Djokovic’in adını ilk defa aşı karşıtı olması haberleriyle duyan bir sosyal bilimci olarak durumu sosyokültürel bağlamda ele almamak mümkün değil. Sosyal kapitale sahip tenisçinin temsil alanıyla aşı karşıtlarına sağladığı meşruluk statüsünü endişe verici buluyorum. Avustralya’ya girişinde “özel bir muafiyet”e sahip olma ihtimali korkunç olmakla birlikte mültecilerin koşullarının ancak Djokovic’in Park Hotel’de kalmasıyla ortaya çıkması oldukça rahatsız edici.
Kırılım noktasına dönüşecek mi?
Taner Turna: Novak Djokovic bugüne kadar pek çok konuda azınlık tarafta kaldı ve kariyeri boyunca bundan güç almayı başardı. Bu sefer organize hatalar zincirinin en tepesindeki kişi olarak kariyerindeki en büyük baskıyı yaşıyor. İşin hukuksal tarafını bir kenara koyarak devletler, organizasyonlar, sponsorlar, yöneticiler, menajerler ve hatta aile fertlerinin sporda ne kadar ön plana çıktığının en güncel ve en olaylı örneğine tanıklık ediyoruz. Tüm bu mesele suya sabuna dokunmadan çözülebilecek mi? Yoksa bir kırılım noktasına dönüşecek mi merak ediyorum.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Novak Djokovic krizinde, sporcunun rolü ve spor medyasının bakış açısı. Konuklar: Gökalp Taşkesen, Emre Yazıcıol, İrem Dinçel, Eda Güney, Anıl Araslı.
15 Oca 2022

İLGİLİ OKUMALAR



