Deadline Day'de gerçekleşen transferler şu şekilde
- Christian Eriksen, Brentford
- Wout Weghorst, Burnley
- Julian Alvarez, Manchester City
- Rodrigo Bentancur, Tottenham
- Dejan Kulusevski, Tottenham (Kiralık)
- Donny van de Beek, Everton (Kiralık)
- Matt Targett, Newcastle (Kiralık)
- Deniz Undav, Brighton
- Benicio Baker-Boaitey, Brighton (Kiralık)
- Luke Plange,Crystal Palace
- Dan Burn, Newcastle
- Jean-Philippe Mateta, Crystal Palace
Brentford – Christian Eriksen
Geçtiğimiz yaz oynanan Avrupa Şampiyonası’nda yaşadığı kalp rahatsızlığıyla tüm futbolseverleri derin bir üzüntüye sokan Danimarkalı yıldız Christian Eriksen, Brentford ile Premier Lig’e geri dönüyor. İtalya’daki sağlık protokolleri sebebiyle İnter’in sözleşmesini feshettiği futbolcu, İngiltere’de de ana vatanındaki kültürden pek de uzak kalmayacak. Bilindiği üzere Brentford’ın sahiplerinden dolayı kurduğu Danimarka bağı, Eriksen’in de rehabilitasyon sürecinde ona faydalı olacak gibi duruyor.
Peki Eriksen Brentford’a ne katacak? Burada da anahtar kelime “Tecrübe”. Premier Lig’e Tottenham Hotspur’dan aşina olan Eriksen’in, futboldaki zirve yılları çok da uzak bir geçmişte değil. Hatta sakatlık yaşadığı turnuvadaki Milli takımının en yetenekli ve göz önündeki futbolcusuydu desek yanlış olmaz. Bu zor süreçten nasıl çıkacağı belirsiz olsa da, hala futbol oynamak istediğine göre belli ki kendini iyi hissediyor ve hala futbola verecek çok fazla şeyi var. Elindeki kısıtlı kadroyla harikalar yaratan Thomas Frank de onun için büyük bir şans. Bir süre maçların ikinci devrelerinde oyuna girip, kendini tam olarak hazır hissettiğindeyse takımın vazgeçilmezi olabilir. Hiçbir şey olmasa bile dakika 80’de 1-0 gerideyken kulübeye baktığında “En azından bir duran top kullanır” mantığıyla herkes kenarda Eriksen’i görmek ister.
Newcastle United – Bruno Guimares
Arabistan merkezli konsorsiyuma satıldıktan sonraki süreçte, bana kalırsa en doğru eklemelerini yaptılar. Cüzi sayılabilecek bir miktara transfer ettikleri Guimares orta sahadaki eksiklerinin çoğunu kapatacaktır.
Transfer için rakamları kurcaladığımda karşılaştığım veriler, düşüncemi bir temele oturtmama hepten yardımcı oldu. Eski kulübü Olympique Lyon’da 3’lü savunmanın önünde yakaladığı %70 civarı başarılı dripling yüzdesiyle geriden topla çıkmakta ne kadar mahir olduğunu ortaya koymuş. Newcastle için de Longstaff’tan Guimares’e geçmek ciddi bir upgrade olacak. Verilen 40 milyon Euro’nun altını bu piyasada kesinlikle dolduruyor, hatta buradan daha yukarı seviyelere de sıçrama yapabilir.
Everton – Dele Alli
Antonio Conte tedrisatında kendini bulacağına inandığım Dele Alli, onunla da yapamadı ve başka bir limana doğru yelken açtı. Gerçek bir Batuhan Karadeniz vakası. Burada da yapamazsa League 2’ya kadar varır bu yolun sonu. Everton taraftarının çok istediği Frank Lampard, onda elbet bir şey görmüş olacak ki böyle bir anlaşmaya gittiler ama aynı gün içinde aldıkları Van de Beek ile birlikte nasıl konumlanacaklar büyük bir merak konusu.
Orta sahada ya baklava bir dizilişe dönecekler ya da ileri hatta 3-4-3 gibi bir formasyona dönüp; Dele’yi (Beek’i de olabilir) kanatta ya da 9,5vari bir şekilde oynatacaklar. Sabırlar diliyorum.
Everton – Van de Beek
2018/19 Şampiyonlar Ligi sezonunun Matthijs de Ligt ile birlikte en çok parlayan iki oyuncusundan biriydi, ikisine de yazık oldu desek yanlış olmaz. De Ligt başka bir formatın konusu ama Van de Beek’i konuşmanın tam zamanı. Manchester United’taki orta saha çöplüğüne düşmesi, onun için büyük bir şanssızlıktı. Başta Solskjaer yönetiminde olmak üzere gelen-giden hocalardan yana yüzü gülmedi, bir türlü istediği forma şansını bulamadı. Belki de onun hikayesi yeni başlıyordur, hala 97 doğumlu olduğunu unutmamak lazım.
Şimdi geldiği Everton’da da durum çok farklı değil. Doucoure, Andre Gomes, Allan, Dele Alli gibi isimlerin arasında artık bir sıçrama yapmalı ve potansiyeline ihanet etmemeli.
Tottenham Hotspur – Dejan Kulusevski
Parma’daki skorerliğiyle dikkatleri üzerine çektikten sonra Ronaldo’yla birlikte transfer olduğu sezonda “New Ronaldo” hype’ına dahil olanlar arasındayım, o sebeple burada biraz Kulusevski’ye iltimas geçeceğim. Bana kalırsa Deadline Day’deki en iyi transferi böylelikle Tottenham yapmış oldu. Allegri her ne kadar kıymetini bilemese de Conte hocam ondan bir makine yaratacaktır.
Öte yandan Son-Kane ikilisine de uyumlu bir parça olduğunu düşünüyorum. “Fırsat Transferi” denen cinsten, şimdilik leziz bir ekleme gibi duruyor. Bana Tottenham maçı izlemek için bir sebep daha verdiği için teşekkürlerimi sunuyorum.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aubameyang, Deadline Day, Frank Lampard: Doğru seçim mi?
01 Şub 2022

İLGİLİ OKUMALAR


