Rüzgâr Tüneli
; Formula 1 üzerine teknik bilgileri, yarış değerlendirmelerini, haberleri ve yorumları e-posta kutunuza getiriyor.
Takımların İlk Değerlendirmeleri
1) Ferrari:
Sezon öncesi testlerden sonra en iyi durumdaki takımın Ferrari olduğunu tahmin ettiğimi belirtmiştim. Bunu da resmi olmayan telemetri verileriyle doğrulamaya çalışmıştım. Yarış sonucu verileri doğrulamasına doğruladı, ama bir eksikle: Ferrari sadece en iyi takım değil, beklenenden de iyi durumda.
Ferrari ile Red Bull arasındaki zaman farkının tur başına 0,100 – 0,150 saniye civarında olacağını tahmin ediyordum. Ancak yarışta gerçek farkın 0,300 saniye civarında olduğunu gördük. Ferrari sadece hızlı da değil, aynı zamanda dayanıklı. Dayanıklılık mekanik sporlardaki en önemli unsurdur diyebiliriz. Bir araba istediği kadar hızlı olsun, yarış bitiremedikten sonra hızının bir önemi kalmıyor. 2005 sezonundaki McLaren – Mercedes’i hatırlayalım.
Ferrari’nin diğer güçlü yanları motoru, süspansiyon sistemi ve özellikle lastik kullanımı. Yunuslama (porpoising) sorunu nedeniyle mühendisler Ferrari’yi Red Bull’dan yüksek ayarlamışlardı. Buna rağmen araç belki de en yüksek yere basma kuvvetini üreten araç oldu.
Ferrari’nin en yüksek yere basma kuvveti üreten (veya az bir farkla ikinci) araç olduğu iddiasını ikinci sektördeki hızı gösteriyor. Veya Ferrari’nin lastik kullanımı bu savı destekliyor diyebiliriz. Yeterli yere basma kuvvetini üreten araçlar lastiklerini daha kolay ısıtır. Lastiklerin ideal sıcaklığa çabuk çıkması ve ideal çalışma aralığında kalması, lastik ömrünü uzatan temel faktörlerdir. Ferrari, yarış içinde lastiklerini en iyi koruyan arabaydı.
2) Red Bull:
Red Bull dayanıklılık sorunlarını en derinden yaşayan takım oldu. Testlerde yarış simülasyonu yapmadıkları için ilk yarış denemesi “gerçek” yarışta oldu. Sonucu da açıkçası onlar adına üzücüydü.
Red Bull’lar yarışın sonlarında mekanik arızalarla yolda kalarak değerli puanlar kaybetti. İlk açıklamalar yakıt pompasının bozulduğu yönünde olsa da bence elektronik arızasına benziyordu. Red Bull’daki tek sorun elektronik arızası da değildi. Önce ön frenler aşırı ısındı. Verstappen’a, “Yerini kaybetme pahasına ön frenlerini soğutmalısın.” mesajı durumun önemini göstermesi açısından önemliydi.
Daha sonradan Verstappen direksiyon sisteminde bir sorun olduğunu bildirdi. Direksiyon sistemindeki arıza nedeniyle arabanın da tam potansiyelini ortaya koyamadı. Bir ara Perez’e arka frenlerinin çok ısındığı bilgisi verildi ve frenlerini soğutması istendi.
Takımın bir sonraki yarışta soğutma yönünde yapacağı aerodinamik müdahalelerin hemen hemen tamamı zaman kaybı demektir. Bu nedenle bu haftaki yarışta yapacakları soğutma yönündeki güncellemeler (eğer yaparlarsa) dikkatle izlenmeli. Şehir pistlerinde genellikle pist üzerindeki hava sirkülasyonu daha az olduğu için fren soğutması daha büyük mesele olabilir.
3) Mercedes:
Mercedes kapalı kutu olarak kalmaya devam ediyor. Mühendisler ilginç tasarımlı arabada büyük potansiyel yattığına inanıyor. Ben pek emin değilim. Küçük sidepodların sürüklenmeyi azaltarak verimli bir araba yaratacak varsayımıyla yapılan bir tasarım. Fakat küçük sidepodların, arka tekerleklerden yayılan kirli havayı yönetmek konusunda yetersiz kalacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değil. En iyi görünümü veren arabalar Ferrari, Red Bull, Haas ve Alfa Romeo. Bunların tamamı geniş sidepodlu tasarıma sahip.
Öte yandan yunuslama sorununu en derinden yaşayan takım Mercedes. Son zamanlarda bu sorunun olduğundan büyük görünmesinin nedeni olarak Mercedes’in arka süspansiyon tasarımı olduğunu düşünmeye başladım. Eğer öyleyse ellerinde dar sidepodlarıyla aerodinamik olarak, arka süspansiyonuyla sürüş dinamiği anlamında hatalı tasarlanmış bir araç var demektir.
Net sonuca varmak için birkaç yarış bekleyelim.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto!'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
26 Mar 2022

İLGİLİ OKUMALAR


