Pareto
, her pazartesi ve cuma saat 10.00'da iş dünyasından en önemli içgörüleri, sektör analizlerini ve gelecek öngörülerini e-posta kutunuza getiriyor.
Çağımızın Amerikan rüyası: Girişimcilik
İrem Özbay
Etrafımız sarıldı. İş dünyası dergileri başarılı girişimleri konuşuyor, gazeteler sayfalarını girişimlerden bahsetmeye ayırıyor, en çok dinlenen podcast’ler arasında girişimci hikayeleri yer alıyor, ekonomistler hiç durmadan gençlere girişimci olma tavsiyeleri veriyor, beyaz yakalılar kariyer rotalarını değiştirip girişimciliğe atılıyor. Son yılların en çok konuşulan iş modelleri arasında girişimler; en çok takip edilen iş insanları arasında girişimciler, en sık kurulan beyaz yakalı hayalleri arasında girişimci olmak yer alıyor. Peki, nedir bu girişimcilik? Ya da daha önemlisi ne değildir? Ayağını gaza basmaya hevesli olan gençleri nasıl bir yol bekliyor? Girişimciliğin avantajları, dezavantajları neler? Girişimcilik 101 tadında olan bu yazıda, naçizane bu sorulara cevap arayacağız.
Girişimcilik nedir, ne değildir?
En basit tabirle girişimler; benzersiz bir ürün veya hizmet geliştirmek, pazara sunmak ve onu müşteriler için cazip kılmak amacıyla kurulan şirketlerdir. Çoğu girişimin kurucusu, yola toplumun ihtiyaç duyduğu ancak henüz hayata geçirilmemiş bir işi, ürünü veya hizmeti hayal ederek çıkar. İnovasyona dayanan bir girişim, mevcut ürünlerin eksikliklerini gidermeyi, tamamen yeni mal ve hizmet kategorileri yaratmayı, geleneksel düşünme ve iş yapma biçimlerini bozmayı amaçlar. Bu nedenle birçok girişim kendi sektörlerinde “oyun kurucu” olarak bilinir. Facebook, Amazon, Apple gibi teknoloji devleri en çok bilinen girişimlerdir ve tahmin edersiniz ki girişimcilik sektöründe hüküm süren şirketlerin birçoğu da teknoloji alanında faaliyet göstermektedir.
Peki, standart şirketlerden bir girişimi ayıran şey nedir? Hem geleneksel şirketlerde hem de girişimlerde çalışanlar, müşterilerin satın alacağı bir ürün veya hizmet yaratmak için çalışır. Bir girişimi diğer işletmelerden ayıran nokta ise iş yapma şeklidir. Geleneksel şirketler, genellikle bir işletmenin nasıl çalışması gerektiğine dair mevcut şablonlara göre hareket eder. Bir girişim ise tamamen yeni bir şablon oluşturmayı amaçlar.
Girişimleri geleneksel şirketlerden ayıran en önemli faktör ise hızdır. Girişimler, fikirleri çok hızlı bir şekilde geliştirmeyi ve hayata geçirmeyi amaçlar. Bu hız için bütçe olmazsa olmazdır, bütçeyi bulmanın yolu ise yatırım turlarından geçer. Girişimler, genellikle yolculuklarının başında yatırım turlarına çıkarak finansman oluşturmaya çalışır. Tohum öncesi dönemde, çoğu zaman kurucuların arkadaşları ve aileleri işe yatırım yapar. Sonrasında sıklıkla başlangıç aşamasındaki şirketlere yatırım yapan "melek yatırımcılar" devreye girer. Daha sonra ise şirketlere on milyonlarca dolar yatırım yapan risk sermayesi firmaları tarafından liderlik edilen A, B, C ve D serisi finansman turları vardır.
Girişimcilik ne değildir?
“Girişimcilik nedir?” sorusuna cevap ararken aynı zamanda “Girişimcilik ne değildir?” sorusuna cevap vermeye çalışmakta da fayda var. Günümüzde girişimcilik kavramı, temel anlamından uzaklaşmaya ve konuyla ilgili doğru bilinen yanlışlar artmaya başladı. Örneğin; en sık karşılaşılan yanlışlardan biri ticaret yapan kişiyle girişimciyi karıştırmak. Tedarikçilerden ürün alıp müşterilere kâr amacıyla satan kişilere girişimciden ziyade tüccar denilir. Ticaret girişimciliğin bir parçası olsa da sadece küçük bir parçasıdır. Öte yandan, hâlihazırda yaygın olan “Girişimciler, her zaman teknoloji üretir,” fikrinin doğruluğu da tartışılır.
Girişimcilikle ilgili bilinen bir diğer yanlış ise tüm girişimcilerin yüksek maddi kazançlar sağladıklarıdır. Elbette, başarıyı yakalayan, şirketleşen ve finansal özgürlüğe kavuşan birçok girişimci mevcut; ancak buna erişemeyen pek çok girişimci olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Son olarak, girişimcilerin “kendi işinin patronu” oldukları algısı da çoğu zaman yanlıştır. Teknik olarak evet, bir girişimci kendinin patronudur; ancak bu durum girişimcilerin kimseye hesap vermek zorunda olmadığı anlamına gelmez. Yatırım alan bir girişimin kurucusunun, yatırımcılarına düzenli bir şekilde rapor vermesi veya kurucu ortakları varsa onların da fikirlerini alması gerekir.
Birçok kişi, getireceği potansiyel özgürlük fikriyle girişimcilik fikrine kapılır. Evet, girişimci olmak kuralların çoğunun sizin tarafınızdan belirleneceği anlamına gelir. İsterseniz 9-6 mesai saatini kaldırır, uzaktan çalışma seçeneğini devreye alır ve istediğiniz gibi giyinebilirsiniz. Ama unutmayın ki bu işi kârlı hale getirmekten de yine siz sorumlusunuz. Girişimci olmak, çoğu zaman kişisel fedakarlıklar yapmak ve uzun saatler çalışmak anlamına geliyor. Yani uzun lafın kısası girişimcilik zengin ve özgür olmaya giden en kestirme yol demek değil. Birçok girişimin başarısız olduğunu, bizim başarılı girişimleri duyduğumuzu unutmamakta fayda var.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto!'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
02 Nis 2022

İLGİLİ OKUMALAR


