pelikan,
Birçok Avrupa dilinde, Türkçede olduğu gibi veya pelican şeklinde adı yazılan kuşun familyası ilk olarak Pelicanea adıyla Konstantin Samuel Rafinesque tarafından 1815’te betimlenmiştir. Günümüzde bu familya Pelecanidae, Türkçe Pelikangiller adlarıyla bilinir.
Rafinesque familyayı adlandırırken, çağdaş biyolojik sınıflandırmanın atası olarak bilinen Carl Linnaeus’un birçok kuşu tanımlamak için kullandığı Pelecanus isminden ilham almıştır.
Pelecanus ismi, pelikansı balıkçılları adlandırmakta kullanılan Geç Latince bir kelimedir.
Bakın burada pelikan kelimesiyle bir yolculuğa çıktık. İsveçli Carl Linneus’tan kalkıp, Geç Latince için Güney Avrupa’ya uğradık, pelecanus kelimesini bulduk. Şimdi Balkanlara gidiyoruz, pelecanus kelimesinin kökü bizi Yunanca pelekán πελεκάν adına götürüyor.
Yunanca pelekán kelimesi, gagalarının şeklinden dolayı iki ayrı kuşa hitap etmek için kullanılırmış, pelikan ve ağaçkakan. Gagaları neye benzetilirdi dersiniz? Baltaya. Yunanca pelekán kelimesi Eski Yunanca pélekus πέλεκυς “balta” sözünden gelir.
Bazı kaynaklar noktayı burada koysa da, biz daha derine inebiliriz. Boisacq ve Nişanyan pélekus’un Akatça köküne işaret ediyor: pilaqqu “balta, saplanan alet”. Bunun da ilerisinde kelimenin nihai kökü Sümerce balag/balak “balta, saplama, kesme” olarak verilmekte.
Peki Türkçe balta kelimesi ile Sümerce balak arasında ilişki kurulabilir mi? Bunu söylemek güçtür.
Türkçe balta kelimesinin Eski Türkçe balta/baltu kökleri açıktır. Ancak bu köklerin çok erken çağlardan beri Akatça pāltu kelimesi ile bir ilişkisi olabilir mi?
Her şekilde pelikan kuşuna, köküne yaraşır bir Türkçe isim uydurmak istesek herhalde baltakuşu gibi bir şey derdik.
Gerçi o gagayı balta olarak kullanmak için kırk fırın ekmek yemiş olmak gerek. Ama Sümerliler ne demiş? Azimli pelikan odunu keser...
Kelime Köşesi'nden Ata Leblebici
Twitter'da @KelimeKosesi
İLGİLİ BAŞLIKLAR



