Menderes’in idam edilmesi ülke için inanılmaz bir şoktu. Seçilmiş bir Başbakan ordu eliyle görevinde
Menderes’in idam edilmesi ülke için inanılmaz bir şoktu. Seçilmiş bir Başbakan ordu eliyle görevinden alınıp idam edilmişti. Vatandaşlar ülkenin geleceği açısından endişeliydi. Seçimlerin yapılacağı rivayetleri sürekli dolaşıyor fakat ne zaman yapılacağı bilinemiyordu. Ordu sürekli gideceğini iddia ediyor fakat bir yılı aşkın süredir askeri yönetim altında bulunan vatandaşlar bu geçişin ne zaman yaşanacağını kestiremiyordu. Bu durumdan en çok şikayet eden siyasilerden biri ise İnönü idi. İnönü 27 Mayıs tarihinden beri MBK’den sivil yönetime geçilmesini talep ediyor, demokrasiye duraksama getirilmesine karşı duruyordu. İnönü ayrıca 10 yıllık rakibi olan Menderes’in idam edilmemesi için de mücadele etmiş fakat ordu bu talepleri de cevapsız bırakmıştı.
Bu karışıklık ortamı içerisinde askeri yönetim 15 Ekim 1961 tarihinde genel seçimler yapılacağını duyurdu. Seçim haberi halk tarafından mutlulukla karşılanırken, bu mutluluk buruk bir mutluluk olarak kayda geçecekti. Seçimler özgürce yapılacak mı sorusu herkesin aklındaydı. Seçimler haricinde ise Türkiye için kalıcı olacak pek çok değişiklik yapılmıştı.
Anayasa Mahkemesi bu dönem kurulmuştu. Türkiye’nin Anayasal düzenine gardiyanlık yapacak bu kuruluş 27 Mayıs Müdahalesi ile inşa edilmişti. Bir diğer büyük çaplı değişiklik ise Meclis etrafında şekillenmişti.
1961 Anayasası ile gelen yenilikler ile Meclis artık iki kanatlı bir kurum haline gelmişti. Millet Meclisi olarak adlandırılan parlamentonun yanında Cumhuriyet Senatosu eklenmiş, Türkiye çift kamaralı bir meclis sistemine sahip olmuştu. Demokratikleşme potansiyeline sahip bu gelişmelere ordu frenleme yapmıştı.
Cumhuriyet Senatosunun üyelerinden bazıları seçimle gelmeyecekti. Bu üyeler “Tabii Senatörler” olarak geçiyor, eski Cumhurbaşkanları ve MBK üyelerinden oluşuyordu. Tabii Senatörler ömürleri boyu görevlerini sürdürebiliyorlardı. Bu gruba ek olarak 15 kişiden oluşan bir diğer özel grup Cumhuriyet Senatosunda görev alıyordu. Bu 15 senatör, “Kontenjan Senatörler” olarak adlandırılıyor ve görevdeki Cumhurbaşkanınca atanıyordu, Kontenjan Senatörlerin görev süreleri ise altı yıl ile sınırlandırılmıştı. Senatodaki son grup ise halk tarafından seçilen senatörlerden oluşuyordu. Bu kişilerin seçimi iki yılda bir yapılıyor ve her seçimle 150 sandalyeden oluşan boşluğun üçte biri yenileniyordu. Ayrıca senatör olabilmek için milletvekilliği gibi ilkokul mezunu olmak yeterli görülmüyor, üniversite diploması şartı aranıyordu.
Cumhuriyet Senatosunun en büyük görevi ise bir Millet Meclisinden gelen teklifleri tekrar değerlendirip onayarak Cumhurbaşkanlığına göndermekti. Millet Meclisinin aksine Cumhuriyet Senatosu hükümeti güven oylamasına tabi tutamıyor, dolayısıyla da hükümete hesap soramıyordu. Ordunun bu kuruma MBK üyelerini tabii üye olarak yerleştirmesi Demokrat Parti ekolündeki partilerin güçlenmesini engelleyecek, MBK üyeleri radikal muhafazakar partilere karşı nöbet tutacaklardı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayıda çok partili sisteme geçilmesinin ardından yaşanan ilk askeri müdahaleyi inceleyecek ve bu müdahalenin sonuçlarını irdeleyeceğiz.
19 Tem 2022

İLGİLİ OKUMALAR


