1965 senesinde kurulan sandıklardan AP zaferle ayrılmış, Süleyman Demirel liderliğindeki parti hüküm
1965 senesinde kurulan sandıklardan AP zaferle ayrılmış, Süleyman Demirel liderliğindeki parti hükümeti kurmak için harekete geçmişti. DP mirasçısı AP’nin bu zaferi 27 Mayıs’ın mimarlarını huzursuz etmiş, yapılan askeri müdahalenin boşuna yapılmış olmasından korkulmuştu. Seçimler halkın isteğini siyasete yansıtmış, ordunun taleplerini ise açık arayla ıskalamıştı. AP hükümeti bu atmosfer içerisinde ülkeyi yönetmeye başlayacaktı.
1965’te başlayan AP hükümetinin politikaları ise iki taraflı incelenebilirdi. 1965 yılından 1971 yılına kadar süren Demirel’in başbakanlık döneminde ekonomik açıdan Türkiye tekrardan kalkınma yolunda ilerliyordu. Başbakan Demirel günümüzde ismi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan köprünün inşaatını sağlamış, Keban Barajı bu dönemde yapılmıştı. Ayrıca Ereğli Demir-Çelik İşletmeleri de bu dönemde kurulmuştu. 50’li yıllarda yükselen enflasyon sakinleşmiş, kalkınma hızı yükselmeye başlamıştı. Türkiye ekonomik krizlerden aldığı yaraları sarmaya başlıyor gibi gözüküyordu.
Bir taraftan da ülkenin her yerinde hissedilen AP-Ordu gerginliği sürüyor, silahlı kuvvetler içerisinde bulunan bileşenlerin AP iktidarından rahatsız olduğu ilk bakışta anlaşılıyordu. 1960 yılı itibariyle siyasetin gidişatına yön vermeye çalışan ordunun yine bir ihtilal girişiminde bulunmayacağı ise uzak bir ihtimal olarak kalıyordu. Siyasiler, akademisyenler, gazeteciler, vatandaşlar; herkes ordunun demir yumruğunu her an indirebileceği beklentisiyle hayata devam ediyorlardı.
Yıllar bu atmosfer içerisinde geçiyor, siyasetin gergin havası değişmiyordu. 1966 senesinde MBK lideri Cemal Gürsel, rahatsızlanması sebebiyle Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etti. Gürsel’in yerine ise 12. Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay getirildi. Cevdet Sunay’ın Cumhurbaşkanlığı görevine gelişi ise hem ordunun tepki vermesini engelliyor, hem de sivil yönetimin devamı için bir garanti olarak görülüyordu.
1969 seçimler yaklaşırken yaşanan son kriz ise Demokrat Parti üyeleri üzerineydi. Yassıada Yargılamaları sonrasında tutuklanan DP üyeleri, Başbakan Demirel tarafından af çıkarılarak serbest bırakılmak isteniyordu. Demirel ve partisinin bu isteği ise ana muhalefet partisi lideri İnönü tarafından da destekleniyordu. Nihayetinde İnönü en başından beri darbe yapılmasını savunmuyor, darbenin ağır sonuçlarının yumuşatılması gerektiğini düşünüyordu. Bu talep üzerinden anlaşmaya varan Demirel ve İnönü, af çıkarılmasını öngören teklifi meclise taşınması üzerine çalışmaya başladılar.
Mecliste görüşülmesinin ardından kabul edilen teklif, her ne kadar halkın desteğini alan bir hamle olsa da ordunun hiddetini uyandırmıştı. Başta Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay olmak üzere ordu mensupları bu teklifi DP döneminin restorasyonu olarak yorumlamış ve iptal edilmesi için Meclise baskı uygulamaya başlamışlardı. Ülke tekrar sandık başına giderken bu gerginlik çözülemeyecek bir düğüm haline gelmişti. Bu atmosferde teklifin yasalaşması için karar alması gereken Cumhuriyet Senatosu, teklifi seçimin ardından görüşmek üzere erteleme kararı aldı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye’nin siyasi geçmişini incelediğimiz serimizin 4. sayısına hoş geldiniz. Bu sayıda AP iktidarının kaderine, Cumhuriyet Halk Partisi lideri İnönü’nün ise siyasete vedasına ışık tutacak, 1970’lerin Türkiye'sine giriş yapacağız.
26 Tem 2022

İLGİLİ OKUMALAR


