Sevgili Üretim Kaydı'nın Ecesi, ikinci yaşınız kutlu olsun. 🎈Üretim Kaydı'nın bir sayısı ya da podcastinin bizde bıraktığı iz hakkında yorumumuzu merak etmişsin. Her bölümde yeni bir şey öğrenen, bazen okumayı bazen dinlemeyi daha keyifli bulan bir takipçin olarak iki sene içerisinde yayımlanan her bölümde genç ruhları duyumsadım, ilk defa dinlediğim/ izlediğim sanatçıları senin sayende tanıdım, güncel sanat olaylarının ucundan kıyısından sayende haberdar oldum. Hepsi bir yana beni en çok etkileyen bana en çok keyif veren şey ise her yeni sayıda iğne oyası gibi işlediğin, kurduğun bağdaştırmalar. Üretici/ eser hakkındaki şahsi deneyimlerin ve bununla bağlantı kurduğun diğer şeyler. Daha uzun yazarım ama Yaratma Cesareti'nin çevirmeni Alper Oysal sunuş yazısında çok güzel ifade etmiş; ben de size ithaf ediyorum onun cümlelerini. "Yaratıcılık hiçlikten sonra geliyorsa —ve ben biliyorum kiyaşamım bana bir hiçlik hazırlıyor— o halde bu ölüm anından sonra yenidenyaşayabilirim. Burada bahsettiğim hiçlik ne mi? Kendi nevrozumu aşmamtabii, tamamlanmamış bir bireyleşmeyi; karşılaşması, yüzleşmesi eksikkalmış bir yaratıcılığı; ilerleme ve gerilemenin orta noktasını, ölmemek içinyaşamamayı; usdışına karşı (toplumsal) usumu, usuma karşı usdışımı,gerçekleşmemiş bir mücadeleyi, biçimlenmemiş bir kaosu, sevilemeyen birkaderi, kabullenilemeyen bir farklılığı aşmam."Dilara Sever
İLGİLİ BAŞLIKLAR



