İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
Bir gazetecinin röportajları üzerinden 1920'lerin ve 30'ların İstanbul'unun izini süren son sayısında Kız Kulesi Gazinosu'nu keşfediyor.
Yanımda oturan bir gence dikkat ettim. Evvela bir kadeh bira getirtti. Birasını ara sıra yudum yudum içerken cebinden çıkardığı küçük bir şişeyi lık lık dikerek zevkini tamamlıyordu.
Burada mezelerin de pahalı olduğuna işaret etmek isterim. Bu sebepten birçok kimseler mezelerini beraberlerinde getiriyor. Fiyatlar biraz mutedil olsa bu zahmeti çeken bulunmazdı. Ha bakınız saza diyecek yok. Allah için söylemek lazımsa alaturka musikinin bütün haklı şöhretleri hep burada toplanmışlar. Çaldıklarını, seve seve dinletmek hünerini biliyorlar. Zaten buraya gelenlerin çoğu da bu sazın hatırı için geliyor.
Gurup zamanı gazino hakikaten Babil’in Asma Bahçeleri’ni andıran bir hâl alıyor. Güneş, Sarayburnu’nun serviliklerinde kızıl bir tuğ gibi kaybolurken gazinonun gökteki yıldızları kıskandıran allı, yeşilli, morlu, sarılı ampulleri bir anda yanıyor. Denizin üstüne aksi düşen bu ateşli fanuslar Kız Kulesi’nin karşısında tarihin Çırağan şenliklerini andıran bir hâl alıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
27 Ağu 2022

İLGİLİ OKUMALAR


