Dilozof
Felsefe yayını , yeni sayısında Antik Yunan'a dönüyor.
Felsefe, Bir "Yunan Mucizesi" mi?
Felsefe ile ilgilenmeye karar verdik diyelim. Açtık bir tarih kitabı, ne görürüz? Eski Yunan uygarlığında başladığını. Felsefenin M.Ö. 6 yüzyılda bugünkü İzmir ile Gökova körfezi arasında kalan İyonya’da başladığı kabul edilir. Bilim ile olan ilişkisi dikkate alındığında aslında bu türden düşünsel bir etkinliğin Antik Yunan’dan önce Mısır, Hint, Çin gibi Afrika ve Asya uygarlıklarında ortaya çıkması gerekmez miydi? Nitekim matematik, geometri ve astronomi çalışmaları tarihte ilk kez Mısır ve Mezopotamya toplumlarında görülür.
Mısırlıların soyut düşünme yeteneklerine rağmen bugün literatürde bir “Mısır Felsefesi” yok. Geçen sayıda önerdiğim kaynaklara baktıysanız olmadığını fark etmişsinizdir belki. Hâliyle bu durum akla şu soruyu getiriyor; pek çok açıdan gelişmiş Doğu uygarlıkları varken felsefe neden Antik Yunan’da başladı? Felsefe bir Yunan mucizesi mi?
İlk bakışta bu sorunun yanıtının literatürün oluşturulmasında uygulanan siyaset ile ilgili olduğu düşünülebilir. Fakat felsefenin herhangi bir düşünceden farklı olarak kendine özgü doğası ele alındığında bu türden bir etkinliğin gerçekten de ilk kez İyonyalılar tarafından yapıldığı görülür.
Alan Watts, Doğu’nun ve Batı’nın Psikoterapisi adlı kitabında felsefeden eğer düşünceleri sistematik bir şablona oturtma, temellendirme, sınama yani özetle eleştirel bir pratiği anlıyorsak Doğu'da böyle bir aracın olmadığını söyler. Hatta Watts’a göre Budizm bile bir felsefe değildir, o bir inancın içerisindeki eleştiri ve aydınlanma hareketini temsil eder.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
16 Eki 2022

İLGİLİ OKUMALAR


