Spektrum
Politika yayını , her perşembe bir ya da birkaç partinin belirli bir konu hakkındaki duruşunu özetleyeceği Pusula yazı dizisine başladı. Partilerin program metinlerini temel alan yazıların ilkinin konusu AK Parti, MHP ve BBP'den oluşan Cumhur İttifakı'nın temel haklara bakışı.
AK Parti'nin temel haklara bakışı
AK Parti’nin programında temel hakların ele alınış biçiminin iktidarındaki uygulamalarıyla çeliştiğini söylemek yanlış olmaz. 2002 yılında “muhafazakâr demokrat” bir çizgiyi benimseyerek ve liberallerin de desteğini alarak tek başına iktidara gelen AK Parti, “3Y” (yasaklar, yoksulluk, yolsuzluk) ile mücadele edeceğinin vaadini vermişti. O dönemlerde kimi çevrelerin 28 Şubat döneminin anti-tezi olarak özgürlükçü bulduğu, kimilerininse her daim yasakçı zihniyet taşıdığını savunduğu AK Parti hükümetinin temel haklara dair yaklaşımı 2013’teki Gezi protestolarının ardından belirgin şekilde değişti. Mart 2021’de “özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” vizyonuyla açıklanan, hukukun üstünlüğüne vurgu yapılan reformist İnsan Hakları Eylem Planı da uygulamaya geçmedi.
Bugün gözle görülen en büyük çelişkinin programda AİHM standartlarına uyulacağı belirtilmesine rağmen bazı AİHM kararlarının uygulanmaması olduğu söylenebilir. Beş yılı aşkın süredir tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala veya altı yılı aşkın süredir hapiste tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında AİHM’nin verdiği tahliye kararları yürürlüğe konmuyor. Hükümet yetkililerinin en üst tondan suçladığı bu insanlar, AİHM kararlarının etrafından dolaşma amacıyla yazılmış başka iddianamelerle hapiste tutuluyor. Bu davalar, yargı bağımsızlığının yok edilmesinin net örnekleri olarak gösteriliyor. AK Parti iktidarında Türkiye’nin başlatılan ihlal süreci sonucunda Avrupa Konseyi’nden çıkarılmasının mümkün olduğu ifade ediliyor.
Partiyle ilişkili insanların yer aldığı sivil toplum kuruluşları haricindeki sivil inisiyatiflerle düzenli bir ilişki kurmayan AK Parti'nin geçtiğimiz günlerde yasalaşan ve “sansür yasası” olarak da bilinen dezenformasyon kanunuyla ifade ve haber alma özgürlüğünü kısıtladığı da değerlendiriliyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in basın özgürlüğü endeksinde Türkiye, 180 ülke içinde 149'uncu sırada yer alıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan çıkan yayınlar ve içerik derlemeleri.
20 Kas 2022

İLGİLİ OKUMALAR


