Konteyner Kent Projesi

Kalıcı konutların inşasından önce bölgedeki insanların barınma ihtiyacının karşılanması için konteyner ev çalışmaları başladı. Bu alanlar, geçici barınma ihtiyacını karşılarken aynı zamanda insanların diğer ihtiyaçlarını da güvenli bir şekilde karşılamalı.
Konteyner Kent Projesi

Konteyner, çadır, prefabrik yapı gibi yapı grupları olan geçici barınma alanlarının planlanması için geliştirilmiş birçok şema var. Türkiye özelinde bu planlama AFAD’ın yayımladığı standartlar baz alınarak yürütülüyor. Ancak bu planlama standartları yeterince detaylandırılmış durumda değil ve Türkiye’nin bir arada yaşama kültürüne cevap vermediği gerekçesiyle eleştiriliyor. Bunun yanı sıra, yapılan üst ölçek planlamanın 0-18 yaş grubunun temel ihtiyaçlarına cevap vermediği ileri sürülüyor. Bu nedenle öncelikli olarak üst ölçekte yapı gruplarının ilişkilerini gözetme, sonrasında ise ortak yaşam alanlarının tasarlanması ihtiyacı doğuyor.

Bu nedenle, konteyner kentlerdeki bir araya geliş biçimleri ve ortak yaşam alanları üzerine çok boyutlu araştırmalar yürütme ihtiyacı doğuyor. Bu ihtiyaca karşılık verme amacıyla yola çıkan Konteyner Kent Projesi, yeni kurulacak olan alanlarda için konteynerlerin bir araya gelme biçimlerini ve aralarındaki yaşam alanlarını tanımlayan modüler şablon çalışmaları yapmayı hedefliyor. Bunun için proje katılımcıları bölgeden ihtiyaçları değerlendirecek, dünyadan iyi ve kötü örnekleri inceleyecek ve konteyner kent benzeri kümelenmelere ilişkin önemli bilgileri derleyerek İhtiyaç Haritası ve Ahbap Derneği ile koordine bir şekilde çalışılarak modül tasarımları yaratacak.

Konteyner Kent Projesi, en iyi çözümleri getirmek için farklı araştırma konuları belirledi. Bu noktada ilk adım, günümüze kadar yapılmış olan acil geçici barınma alanlarını taramak ve bu barınma alanlarında yaşamış ya da yaşıyor olan gönüllülerin deneyimlerini değerlendirmek. Sonrasında ise konteyner kentin kurulması için seçilen alanı incelemek ve bölgede yaşayan insanların alışkanlıklara cevap verecek alanlar kurgulamak gerekiyor. Bu nedenle bölgede yaşayanların yaşam biçimlerinin doğurduğu ihtiyaçlarını karşılayacak, herkes tarafından erişilebilir bir alan yaratmak için farklı demografik gruplar özelinde hazırlıklar yapılacak.

Proje, deprem Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda olan illeri etkilediği için bu illerdeki aile ve birey mahremiyeti, kalabalık yaşama alışkanlığı, komşuluk gibi kavramları önceliklendiriyor. Bölgedeki insanların ortopedik, görme, işitme engellerinin ve nöroçeşitliliğin yarattığı ihtiyaçları göz önünde bulundurarak ortak üretimin en iyi şekilde gerçekleşebileceği mekânsal alanlar tasarlamak çok önemli. Aynı şekilde bölgenin fiziksel çevre koşulları hem kış aylarında hem de yaz aylarında mimari cevaplar aranmasını önemli kılıyor. Gölgelik alan ihtiyacı, yakın zamanda yaklaşan yaz döneminde artacağı için bu noktada alınması gereken önlemler ortaya çıkıyor.

Konteyner Kent Projesi, depremlerden etkilenen bölgede çalışmalarını yürüten kurumlar, sivil örgütler ve gönüllüler ile iletişim kuruyor. İlk aşamada bölgeden aktarılan veriler üzerinden eksiklikler ve ihtiyaçlar tespit edildikten sonra İhtiyaç Haritası, Ahbap ve diğer küçük ölçekli kurumların ve uzmanların yönlendirmesi ile pilot bölge belirleyerek çalışmalarına başlayacak.

Bölgeye özgü koşulların geçici barınma alanlarının tasarımında göz önünde bulundurulmasının ne kadar önemli olduğunu gösteren örneklerden biri Shigeru Ban Nepal Project. Nepal'de yerel miras ve kamusal yaşamı göz önünde bulundurularak inşa edilen, yapımı kolay olan bir konteyner konut projesi. Nepal’de 9 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, 875 binden fazla binanın yıkıldığı ya da ağır hasar gördüğü depremden sonra Pritzker Mimarlık ödüllü Japonyalı mimar Shigeru Ban bu projeyi başlattı. Nepal’de enkazlardan çıkan tuğlaları yeniden dönüşüme sokarak depreme karşı dayanıklı yapılar kurgulayan Ban, Haiti’de ve Filipinler’de de afet sonrası barınma alanları inşa ederken kağıt materyaller kullanmıştı. Ban, "Her felaket farklı, bu yüzden çözmem gereken özel sorunları bulmak için oraya gitmem gerekiyor." diyor.

Shigeru Ban Nepal Project

Başarılı afet sonrası barınma çözümlerinden bir diğeri de ODTÜ’de öğretim görevlisi olan endüstri ürünleri tasarımcısı Hakan Gürsu’nun tasarım ödüllü Tentative Post Disaster Tent projesi. Proje, afetten etkilenen kişilere hızlı ve pratik bir barınma seçeneği sunmasıyla öne çıkıyor. Kolayca taşınıp kurulabilen ve dört mevsim kullanılabilen çadır; suyun biriktirilmesine, aydınlatma ve havalandırma sağlanmasına yardımcı olan bir çatıya da sahip.

Hakan Gürsu-Tentative Post Disaster Tent

Her afetin ve her bölgenin farklı olduğu gibi, toplulukların da farklı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaya duyulan ihtiyaç açık. Bu nedenle, disiplinlerarası bir yaklaşımla hem ihtiyaçları tespit etmek hem de bu ihtiyaçları en kolay ve sürdürülebilir yöntemlerle karşılayacak çözümler üretmek gerekiyor. 

Projeyi kimler yürütüyor?

MAS Mimarlık, Neol, Ahbap, İhtiyaç Haritası.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto P.S.Aposto P.S.

BÜLTEN SAYISI

Afet Sonrası Ortak Yaşam ve Topluluk Alanları

ATÖLYE, Aposto ve Neol ekiplerinin yürüttüğü çalıştaydan çıkan tasarım, barınma, çevre ve çocuk projeleri

08 Mar 2023

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Aposto P.S.

Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.

İLGİLİ OKUMALAR