Doğa Koruma Alanları Takibi

Geniş bölgeleri ve nüfusu etkileyen deprem, sel ve orman yangınları gibi afetlerden sonra ortaya çıkan enkazın yönetimi, etkilenen bölgelerin yeniden inşasında çevresel zararı en aza indirmek ve canlı sağlığını korumak için hayati önem arz ediyor.
Doğa Koruma Alanları Takibi

Atıkların sınıflandırılması, toplanması, ayrıştırılması, bertaraf edilmesi veya geri dönüştürülmesi afet sonrası enkaz yönetiminde öne çıkan konular. Bunlardan bazıları:

  • Elektronik atık: Buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, bilgisayar.
  • Endüstriyel ve evsel kimyasal enkaz: Temizlik maddeleri, atık pil, bitkisel atık yağlar.
  • İnşaat enkazı ve molozu: Demir, beton, cam, asbest.
  • Kağıt atığı: Defter, kitap, kağıt ambalajları, gazete ve dergiler.

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nde 13 milyon ton atık ortaya çıkmış ve dönemin hükümeti; geçici depolama, geri dönüşüm ve arazi depolama stratejileriyle bu büyüklükteki atığı yönetmeye çalışmıştı. Tercih edilen bu atık yönetim stratejileri; atıkların iki kez taşınmasından kaynaklanan yüksek taşıma maliyetlerine, geri dönüşüm tesislere yönlendirilen yüksek miktardaki atığın yarattığı işletme kaynaklı sorunlara ve kıyı hatlarında yasal olmayan arazi depolamalarına neden olmuştu.

6 Şubat depremleri ve sonraki artçılar sonucu yıkılan binaların molozlarında insan sağlığına ve ekosisteme zararlı birçok madde bulunuyor. İzolasyon maddelerindeki kimyasallar, zararlı plastik türleri ve asbest bunların başında geliyor.

Çevre Mühendisleri Odası’nın tahminlerine göre 6 Şubat depremleri nedeniyle yaklaşık 104 milyon ton inşaat ve yıkıntı atığı oluşması bekleniyor. BBC Türkçe’nin haberine göre, moloz döküm sahaları belirlenirken sızdırmasız zeminlerin tercih edilmesi, yer altı ve üstü sularla temastan kaçınılması gerekiyor. Döküm sahalarının korunan alanlardan, sulak alanlardan ve yaban hayatı alanlarından uzak olması da çok önemli bir konu.

Molozların çevresel etkilerini en aza indirmek amacıyla harekete geçen Doğa Koruma Alanları Takibi projesi, depremler sonucunda yıkılan veya hasar gören binaların molozlarını uydu ve sokak görüntülemeleri aracılığıyla takip etmeyi planlıyor.

Molozların taşınacağı ve geri dönüştüreleceği alanları haritalandırmayı planlayan Esmiyor ve Yer Çizenler ekipleri, projeyle birlikte afetten etkilenen bölgenin yeniden inşasında molozların doğal koruma alanlarında toplanmaması için de çalışmalar yapacak.

Yıkılan yaklaşık 20 bin binanın en az 100 milyon tonluk bir moloza sebebiyet verdiği, bu miktarın tüm Türkiye'nin 3 yılda ürettiği atık miktarına denk olduğu tahmin ediliyor. 11 şehirden oluşan deprem bölgesinde 35'ten fazla doğa koruma alanı var, bu alanlar içerisinde Milleyha Kuş Cenneti gibi önemli sulak alanlar da bulunuyor. Bölgedeki canlı yaşamını ve biyoçeşitliliği korumak için molozların önemli doğa koruma alanlarına dökülmemesi çok önemli.

Bu nedenle proje, deprem bölgesindeki gönüllülerin kolaylıkla “moloz ihbarı” yapabileceği, doğa koruma alanlarını gösteren bir harita oluşturacak ve bu alanları uydu görüntülerinden de düzenli olarak takip edecek. Proje, bu takibi sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ve akademisyenlerle birlikte gerçekleştirmek ve altyapı için yazılımcılarla çalışmak istiyor.

Bu nedenle molozların toprağa ve su kaynaklarına karışmasını engellemek afet sonrası dönemin çok önemli odak noktalarından. Molozların doğru toplanmasını desteklemek, halk sağlığını koruyacak ve bölgedeki canlı yaşamının sürmesini sağlayacak.

2011 yılına Japonya’da yaşanan Tōhoku depremi ve tsunamisinde Japonya’nın 6 şehrini doğrudan etkileyen büyük ölçekli yıkıntılar ve enkaz oluşmuştu. 9.1’lik depremin ardından yaşanan tsunami dalgaları, Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki 3 reaktörü devre dışı bırakarak nükleer sızıntıya sebep olmuştu.

Yaşanan afetlerde ortaya çıkan enkaz; yanıcı ve yanıcı olmayan maddeler, ahşap/odun, metal, moloz, ev eşyaları, kara ve deniz araçları, tehlikeli kimyasallar, tsunami kaynaklı tortular (ağır metal gibi), yangın yaşanan bölgelerdeki karbondioksit oranı yüksek atıklar olarak sınıflandırıldı ve ülke, afetten 12 ay sonra etkilenen bölgelerdeki bütün enkazın kaldırılması ve temizlenmesi çalışmalarını tamamladı.

Konuyla ilgili Birleşmiş Milletler Çevre Fonu’nun hazırladığı raporda, 12 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan çalışmalarda iki önemli nokta ön plana çıkıyor:

  • Hazırlık: Ülkeler, afetlerden sonra oluşacak enkaz ve atıkların yönetimine yönelik hazırlıklar yapmalı ve planlar oluşturmalıdır.
  • Hızlı Yönetişim ve Teknik Uzmanlık: Yetkili bakanlıklar ve devlet kurumları, afetten hemen sonra oluşan enkaz ve atıkların nasıl ayrıştırılacağı, depolanacağı ve işleneceği konusunda kılavuz yayımlamalı ve enkaz ve atık konusunda uzman kişiler bölgede bu süreci takip etmelidir.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto P.S.Aposto P.S.

BÜLTEN SAYISI

Afet Sonrası Ortak Yaşam ve Topluluk Alanları

ATÖLYE, Aposto ve Neol ekiplerinin yürüttüğü çalıştaydan çıkan tasarım, barınma, çevre ve çocuk projeleri

08 Mar 2023

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Aposto P.S.

Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.

İLGİLİ OKUMALAR