Alara Demirel
Bu hafta Aposto Kitap editörlerinden ’in okuma önerilerini paylaşıyoruz. Seçki, edebiyat ve kurgunun gücünü kutlamak adına bir kurgu-dışı, iki kurgu kitap önerisi içeriyor. Alara için öne çıkan eserler şunlar olmuş:
📖 Ahmet Sarı, Edebiyatın İyileştirici Gücü, Ketebe Yayınları
Yazmanın ve okumanın iyileştirici bir gücü olduğ, edebî dünyada sık sık ifade ediliyor. Hayal kurma ve masal anlatma ya da dinleme eylemlerinin bir terapi etkisine sahip olduğu iddiası; okura teselli ve umut sağladığını söylemek mümkün.
Ahmet Sarı, Edebiyatın İyileştirici Gücü’nde bu alandaki bilgi birikimini, yazı ve okumaya dair düşüncelerini paylaşarak kurgusal eserlerin bizi nasıl hayata daha da bağladığını, acılarımızı daha tolere edilebilir hâle getirdiğini ve sonuçta bizi nasıl iyileştirici bir etki sağladığını inceliyor.
Rilke’den Kafka’ya, Bernhard’dan Hölderlin’e, tarih, psikanaliz ve felsefeye kadar geniş bir yelpazeye sahip kitap, edebiyat ve terapi arasındaki ilişkiyi çeşitli alanlardan birçok anekdot, tanıklık ve örnek üzerinden incelemeyi teşvik ediyor.

📖 Gustave Flaubert, Madam Bovary, İletişim Yayınları
Madam Bovary, 19. yüzyılda Fransa’da orta sınıf bir kadının yaşamını ve duygusal dünyasını açıkça tasvir ederken o dönemin cinsiyet ilişkilerine de bir perspektif sunan bir klasik.
Sıradan bir doktorla evlenmiş ve bunun sonucunda boğucu bir taşra yaşamına mahkum olmuş genç ve güzel Madam Bovary, bu mutsuzluğu kaderi olarak kabul etmek yerine büyük hayaller kuruyor ve hayattan büyük beklentilere sahip oluyor.
Okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantizm özlemini yaşıyor; bu ideal aşkı bulmak için hiçbir fedakarlıktan çekinmiyor da. Madam Bovary’nin bu hikâyesi, evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarının üzerinde düşünmeye iten tutkulu bir hikâye olarak okurun karşısına çıkıyor.
İlk kez 1857’de yayımlandığında toplumun din ve ahlak anlayışını tehdit ettiği gerekçesiyle yasaklanması girişiminde bulunulan Madam Bovary, 19. yüzyıldaki ahlaki değerlerine ve burjuva normlarına karşı kuvvetli bir eleştiri sunuyor.

📖 Jane Austen, Northanger Manastırı, Can Yayınları
Jane Austen’ın en çok okunan eserlerinden Northanger Manastırı, yirmili yaşlarında yazdığı ve bir genç kızın perspektifinden dönemin sosyal normlarını ve gotik romanların klişelerini muzip bir şekilde eleştiren bir parodiyi sunuyor.
Gotik romantizme bayılan protagonist Catherine Morland, okuduğu kitaplardaki karakterlerle hiçbir şekilde özdeşleşemeyen sıradan ve "huzurlu" bir hayatı olan genç bir kadın. O dönemin gözdesi hâline gelen Bath’a ilk kez gitmek için oldukça sabırsızlanıyor. Hayal gücü de benzer şekilde olan Catherine, dünyayı gotik romanların prizmasından görüyor; bu bağlamda Austen’ın sıradan kahramanı Catherine, Bath salonlarından Northanger Manastırı’na uzanan serüveninde, aşk, dostluk ve aile gibi kavramlarla ilk kez gerçek anlamda karşılaşırken zekası, esprili tutumu ve saf duruşuyla romanda varoluyor. Ve gotik edebiyatta etkilendiklerini gündelik yaşamında deneyimlemek için elinden geleni yaparken bir büyüme hikâyesi Austen tarafından sunuluyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Edebiyatın gücüne odaklanmak, gündelik yaşamı keşfetmek ve insanın durumunu irdelemek, kütüphane analojisiyle nasıl anlatılır?
12 Tem 2023

İLGİLİ OKUMALAR


