Tarihten izler, bölgeden izlenimler
1 Ekim'deki tokalaşmayla kamuoyunda tartışılmaya başlanan "Kürt Açılımı/Barış Süreci" ne kadar samimi? Bölgesel faktörler adına yeniden tasarlanmaya çalışılan iç siyasette aktörler ve toplumsal gruplar bu sürece güven besliyor mu? 2009-2015 arasında yaşananları hatırlayıp, konunun muhattaplarının dediklerinden yola çıkarsak, süreç pek umut verici değil.
Yazı: Faik Bulut
DİTAM (Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi) isimli araştırma kuruluşu Kürt meselesinin çözümünü tartışmak üzere çok sayıda siyasetçi, akademisyen, basın mensubunu Diyarbakır’a davet etti. Konferansa gelenler arasında—birkaç istisna dışında—AKP-MHP tarafından başlatılan çözüm girişimi samimiyetsiz bulundu.
Eski Diyarbakır Baro Başkanı Av. Ahmet Özmen, görüştüğü yüzlerce Siirt ve Diyarbakırlının bu seferki girişimi şüpheyle karşıladığını vurguladı. DİTAM yöneticileri de aynı kanıdaydılar. Mardin ve Van’dan gelen davetliler de girişimin aldatmaca olduğunu belirttiler. Mesleği icabı geniş çevreler ve kanaat önderleriyle ilişkileri olan gazeteci Mehmet Doğan da bu izlenimleri teyit eden örnekler verdi.
Anlaşılan jeopolitik sıkışmışlıkla yüz yüze gelen AKP iktidarı, “dış ve iç tehlikelere” iç cepheyi tahkim etmek için: a) Muhalefeti bölüp birbirine düşürmek, b) Beka meselesi diyerek parçalı muhalefeti arkasına dizip etkisiz kılmak, c) Yeni anayasa oylaması ve cumhurbaşkanlığı seçimi için Kürtleri yanına çekmek istiyor.
Kürtler ise mevcut bölge denkleminde—hem savunma hem de saldırı—hâllerinde kimin yanında olurlarsa, o tarafın kazanacağını öngörebilmekteler.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bahçeli'nin tekrarladığı Öcalan teklifi. Kayyum tepkileri. Kadının soyadı. Etki ajanlığı düzenlemesi. Lütfü Savaş kararı. Yenidoğan Çetesi davasında ceza alanlar: Avukatlar ve gazeteciler.
07 Kas 2024

İLGİLİ OKUMALAR



