Bir ‘meta’morfoz hikayesi

The Australian Financial Review
Mark Zuckerberg, bir sabah yatağında bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini devcileyin bir Donald Trump (MAGA) taraftarına dönüşmüş buldu. Köşeli anlatılarla yetinenlerden olsaydım muhtemelen tüm yazıyı bu ilk cümlenin etrafına kurabilirdim. O zaman işim çok kolay olurdu.
Zaten ana akım ABD medyasının Demokrat kanadı da çoğunlukla bunu tercih ediyor. Haklılık payları da var ama hepsi o kadar değil. Tahmin etmişsinizdir. Meta’nın ABD’de Haber Doğrulama Programı’nı sonlandırma kararından söz edeceğim.
Doğruluk Kontrolü Programı neydi?
Öncelikle hatırlayalım. Haber doğrulama programı, Meta’nın platformlarındaki bilgi düzensizliği sorunuyla mücadele için 2016’da başlattığı bir program. Bu programda Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı'na (IFCN) dahil bağımsız doğrulama organizasyonları yer alıyor.
Bu organizasyonlar, platformdaki şüpheli haberleri doğrulama kriterleriyle inceliyor. Meta ise onların incelemesini baz alarak yanlış bilgi içeren paylaşımları etiketliyor ve erişimini azaltıyor. Türkiye’den de Doğruluk Payı ve Teyit․org bu programın partnerleri.
Meta bu sorumluluğu niye hissetti?
Meta, böyle bir sorumluluğu durup dururken almadı. 8 Kasım 2016’da yapılan ABD Başkanlık seçimleri sırasındaki tartışmalar bunda en önemli etken. Kaldı ki program da seçimden bir ay sonra, 2016 Aralık ayında başladı.
2016 seçimiyle başlayan, 2018 yılında eski bir çalışanının ifşasıyla zirveye ulaşan Cambridge Analytica veri ihlali skandalından sonra bu konuda bilinçlenme başladı.
Bu skandal, Facebook kurucusu ve günümüzün Meta CEO’su Mark Zuckerberg’i, ABD Senatosu önünde ifade vermeye ve nihayetinde 2018 yılında gazetelere ilan vererek özür dilemeye kadar götürdü. Zaten o günlerde Zuckerberg, her fırsatta özür diliyordu.
Paradigma nasıl değişti?
5 Kasım 2024'teki ABD seçimiyle birlikte paradigma değişti. Çünkü Donald Trump, bir dönem aranın ardından ezici bir üstünlükle ikinci kez ABD Başkanı seçildi. Bunun elbette bir dizi sonucu olacaktı.
- Zuckerberg geçen Salı (7 Ocak) paylaştığı bir videoyla ABD’de Haber Doğrulama Programı’nı sonlandıracağını duyurdu.
Doğruluk kontrolü için X'te ve kısmen Youtube’ta halihazırda kullanılan “Topluluk Notları” benzeri bir modele geçilecekti. Zuckerberg bu kararı, “İfade özgürlüğü konusunda köklerimize dönmenin zamanı geldi” cümlesiyle açıkladı. Buradaki "ifade özgürlüğü" vurgusunu şimdilik tırnak içine alalım.
Meta’da adım adım Trump dönemine hazırlık
Meta ve Zuckerberg’in, ABD’nin yeni dönemine hazırlık için tek adımı bu değildi. Zuckerberg, Kasım ayında Donald Trump ile yemek yiyerek buzları eritmişti. Bu yemeğin ilk sonucu, Trump’ın Başkanlık devralma töreni için 1 milyon dolar bağış yapması oldu.
Sonrasında İngiltere'nin eski Başbakan Yardımcısı ve Meta Küresel Politika Şefi Nick Glegg’in yerine şirketin Cumhuriyetçi kanadından Joel Kaplan getirildi. Bu da yetmedi. Şirketin yönetim kuruluna Donald Trump’ın müttefiklerinden Dana White dahil edildi.
Meta ayrıca içerik inceleme operasyonlarını da Kaliforniya’dan Teksas’a taşıma kararı almıştı. (Çünkü Teksas yasalarında sosyal medya platformlarındaki içeriklerin denetlenmesini sınırlayan hükümler vardı.)
Bu bir ‘Meta’morfoz
Buraya kadar olanları anlamak güç değil. Başlıkta da vurguladığımız üzere bu bir ‘Meta’morfoz. Meta, yeni dönemin kültürel ve siyasi şartlarına uygun olarak dönüşüyor. Programı sonlandırma kararı şimdilik ABD ile sınırlı. Ancak orada kalmayabilir. Zuckerberg’in "Amerikan şirketlerinin peşine düşen ve daha fazla sansür uygulamaya çalışan dünya çapındaki hükümetlere karşı koymak için Başkan Trump ile birlikte çalışmayı planladığı” vurgusu, geleceğe dair bir işaret.
- Şimdi söz konusu açıklamadaki "sansür" kelimesini alalım ve daha önce tırnak içinde kullandığımız "ifade özgürlüğü"ne vuralım. Bunlar, ABD’nin iptal kültürü, wokeçuluk (uyanmış zihin) gibi güncel tartışmalarının bir bakiyesi.
Türkiye özelinde "ifade özgürlüğü" ve "sansür" itirazlarını soldan duymaya alışkınız ama ABD’de bizdekinin aksine yıllardır sağ kesimin ağzından düşmüyorlar. ABD sağı, Meta’nın Haber Doğrulama Programı dahil tüm içerik denetleme mekanizmasının Woke Kültürü çerçevesinde çalıştığına inanmış durumda. Donald Trump’ın 2020 seçimleri sonrasında platformlardan atılması da bu anlatıyı taçlandırıyor.
2024 seçim sonucunu, bu kültüre karşı da bir zafer olarak yorumlayan muhafazakarlar artık sonuç bekliyor. Meta’nın Nefret Söylemi Politikası’ndaki değişiklikler de bu sonuçlardan biri. Buna göre, platformda örneğin eşcinsel ve trans insanların “akıl hastası” olduğunu söylemek artık serbest. Ordu, kolluk kuvvetleri gibi görevlerde cinsiyete dayalı sınırlamaları savunmak da mümkün.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Paris İklim Anlaşması’nda hedeflenen 1,5 derecelik kritik eşik, 2024'te aşıldı. Mersin'in DEM Partili Akdeniz Belediyesi eş başkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan ile 4 meclis üyesi gözaltına alındı.
11 Oca 2025

İLGİLİ OKUMALAR


