Cezasızlıklar ülkesinde çocuk yetiştirmek
Çocukların okulda bir fanusun içinde olduğuna, steril ortamda öğrendiğine dair bir yanılgımız var. Okulda çocuklara kararlarının sonuçlarını değerlendirme, hatalarından ders çıkarma, işbirliği yapma ve toplumsal değerleri koruma gibi beceriler kazandırarak, sorumluluk ahlakı teşvik edilebilir elbette. Ancak bu beceriler aileyle, toplumla tamamlanan bir değerler bütünü oluşturmuyorsa hakiki bir zemine oturamaz.
Yazı: Ayşe Alan
“Sorumluluk özgür bir insanın en temel erdemidir.”
Jean Paul Sartre
Bolu yangınında 79 canımızı kaybettik, bunların 36’sı çocuk. Çocuklarımız, günlerce yangına ve sonrasındaki “kim sorumlu” kavgalarına tanık oldu. Çocuklarımız, Narin cinayetine aylarca susan koca bir köye, 6 Şubat depremlerine ve bu büyük yıkımın sorumlularından hesap sorulmadığına, kadın cinayetlerinin işleyenlerin yanına kaldığına, yolsuzlukların takipsiz, dolandırıcılıkların cezasız kaldığına tanık oldular.
Son yirmi yılın Türkiye’sini birkaç kavramla özetlemek zorunda olsam biri kesinlikle cezasızlık olurdu. Uzunca bir süredir en çok duyduğumuz şeylerden biri “Sorumlular hesap versin” cümlesi. Geçmişte örgütlü kalabalıkların pankartlarında rastladığımız bu cümleyi artık sıklıkla sosyal medyada görüyoruz. Evet, burası bir cezasızlıklar ülkesi. Şairin “Yok başka bir cehennem, yaşıyorsunuz işte” dediği yerdeyiz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
CHP'li belediyelere "terör" gözaltısı. CHP'nin ön seçim planı, aday krizi. İmamoğlu iddianamesine kabul. "Şaibeli kurultay" soruşturması. Gezi'de beraat. Gazetecilere gözaltı. Sahipsiz hayvan kararı.
13 Şub 2025

İLGİLİ OKUMALAR



