İklim değil, emisyon ticareti kanunu teklifi

Türkiye’de iklim değişikliği konusunda çalışan herkesin merak ettiği İklim Kanunu teklifi TBMM’ye sunuldu ve Çevre Komisyonu’ndan geçti; yakın zamanda Genel Kurul’a gelmesi bekleniyor. Öte yandan bu teklifte öncelik ne iklim ne insanlar, öncelik Avrupa Birliği’yle ticaretin devam etmesi ve ekonomik büyüme.

Yazı: Serkan Köybaşı

Türkiye’de iklim değişikliği konusunda çalışan herkesin uzun zamandan beri beklediği İklim Kanunu teklifi TBMM’ye sunuldu ve Çevre Komisyonu’ndan geçti. Teklifin yakın zamanda Genel Kurul’a gelmesi bekleniyor. Neredeyse her teklifte olduğu gibi yine her şey kapalı kapılar ardında yürütüldü ve teklifin yazım aşamasına ne sivil toplum ne de akademisyenler davet edildi.

  • Anladığım kadarıyla bunun nedeni, aslında iklim değişikliğini durdurmayı ve olumsuz etkilerinden zarar görecek olanları korumayı amaçlayan bir kanun hazırlamanın hedeflenmemesi.

Teklifin temel amacı, iklim değişikliği bahanesiyle yeni bir piyasa yaratılıp birilerinin zengin edilmesi.

Süslü sözler, soyut kavramlar

Öncelikle söylemek gerekir ki kanun teklifi, iki temel bölümden oluşuyor. Bunlardan ilki 1-8. maddeler arasındaki soyut süslü kavramlardan oluşan ve hiçbir somut düzenleme içermeyen bölüm. İkinci bölümse 9-16. maddeler arasındaki karbon fiyatlandırması ve Emisyon Ticaret Sistemi’ne (ETS) ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içeren bölüm.

Şubat 2022’de düzenlenen İklim Şurası’nın etkisiyle “iklim adaleti, döngüsel ekonomi, yutak alanlar, adil geçiş” gibi önemli kavramlar ilk bölümdeki çeşitli maddelere serpiştirilmiş. Ancak ne bunlardan ne anlaşıldığı ne de içerikleri belirlenmiş durumda. Örneğin, tanımlar kısmında “adil geçiş” gibi çok önemli bir kavramla ilgili olarak şu tanım yapılmış:

İklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil büyüme sürecinde; çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler gibi süreçten en fazla etkilenebilecek kişiler öncelikli olmak üzere herkesi kapsayacak, istihdam sürecinin uygun tedbirler alınarak yönetildiği ve yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, ekonomik, çevresel ve sosyal kazanımların en üst düzeyde tutulduğu politika ve uygulamalar.

Ancak bu grupların iklim değişikliğinden korunması için ne yapılacak belli değil. Bu konuda herhangi bir çerçeve çizilmediği gibi bu korumanın hangi bütçeyle yapılacağı da belirtilmemiş. Zaten çocuk, kadın, yaşlı ve engelli kelimeleri kanun teklifinde yalnızca bir kez geçiyor ve o da bu tanımda.

  • Örneğin devletin, iklim değişikliği nedeniyle tarım sektöründen ayrılıp şehirlere göç etmek zorunda kalacak kadınlara yönelik nasıl bir istihdam politikası olacak? Teklif bu ve benzer pek çok konuda sessiz.

Net sıfır emisyon hedefinin adı var, tarihi yok

Zaten teklife genel olarak bakıldığında iklim değişikliği konusunda devlete hiçbir sorumluluk yüklenmediğini görüyoruz. Öyle ki devletin emisyon azaltımı konusunda dahi bir sorumluluğu yok! Bir iklim kanununda böyle bir şey nasıl mümkün olabilir? Ama olmuş.

  • Sadece teklifin ilk maddesinde “net sıfır emisyon hedefi” ve “sera gazı emisyonlarının azaltılması” sözleri geçiyor ancak bunlara ilişkin tarih belirlenmemiş. Bu durum hem uluslararası hukuk açısından sorunlu hem de temel hak ve özgürlüklerimizin ihlali demek. Nedenini kısaca anlatmaya çalışayım.

Bilindiği üzere Türkiye’nin net sıfır hedefi 2021 yılında, Paris Anlaşması’na taraf olunmasından hemen önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı bir konuşmada 2053 olarak ifade edilmişti. Fakat bu açıklamanın hiçbir hukuksal bağlayıcılığı yok. Bir sonraki Cumhurbaşkanı “Ben bu tarihi beğenmedim, 2075 yapalım onu” diyebilir. Halbuki bir kanunun varoluş amacı—başına kim gelirse gelsin—yürütmenin eylemlerinin çerçevesini çizmek ve öngörülebilirlik sağlamaktır. Bu teklifi verenlerinse böyle bir amacının olmadığı anlaşılıyor.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🎬 Emisyon ticareti, sinemada iklim krizi

Fosil yakıtlardan çıkışa dair bir politikadan söz etmeyen, mutlak emisyon azaltım hedefine de yer vermemesiyle tartışma konusu olan iklim kanunu teklifi; popüler filmlerin iklim krizi karnesi İklim Gerçeklik Kontrolü.

08 Mar 2025

İLGİLİ OKUMALAR