CHP’ye kayyum, İmamoğlu’na ‘terör’ kuşatması

6 Nisan’da CHP, olağanüstü kurultayı toplayacak. CHP’li hukukçulara göre böylece açılan soruşturmalar da konusuz kalmış olacak. Ancak MHP’li Feti Yıldız, usulsüz biçimde seçilmiş bir yönetimin aldığı kurultay kararının da geçersiz olacağını söylüyor. Öte yandan terör suçundan serbest bırakılma kararı verilirken düşülen “kuvvetli suç şüphesi” notu da İmamoğlu için riskin devam ettiğini gösteriyor.
Yazı: Gökçer Tahincioğlu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile başlayan, tutuklanması ve görevden uzaklaştırılması ile devam eden gelişmelerin hızına yetişmek mümkün değil. Olanı biteni yorumlamak da bu baş döndürücü gelişmeler olup biterken çok kolay değil. Ancak artık netleşen bir tablo var. CHP ve İmamoğlu, uzunca bir süre yürütülen soruşturmaların gölgesinde yaşamak zorunda kalacaklar. Üstelik bu soruşturmalarda her an büyük siyasi sonuçlar doğuracak gelişmelerin yaşanması mümkün.
İmamoğlu’ndan başlayalım... İmamoğlu, 19 Mart’ta gözaltına alındığında iki ayrı soruşturmanın hedefindeydi. Birincisi yolsuzluk operasyonu diye özetlenen, işlendiği öne sürülen mali suçlarla ilgili soruşturma. İkincisi ise “kent uzlaşısı” başlığıyla yürütülen, yerel seçimde CHP ile DEM Parti’nin PKK’nın talimatıyla işbirliği yaptığı iddiasına yönelik “teröre yardım” soruşturması…
Gözaltına alındığı günden itibaren terör soruşturmasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanması sonucunu doğuracağı yorumları yapıldı. Zira Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de bu suçtan tutuklanmış ve yerine kayyum atanmıştı. Savcılığın ve İçişleri Bakanlığı’nın bu niyette olduğu yorumları yapılıyordu.
Kavala ve Demirtaş örneği
Ancak savcılık tarafından iki suç nedeniyle tutuklanması talep edilen İmamoğlu için sürpriz sayılabilecek bir karar verildi. Nöbetçi sulh ceza hâkimliği, yolsuzluk suçlarından tutuklama kararı verdiği İmamoğlu’nun terör suçundan ayrıca tutuklanmasına gerek olmadığına hükmetti.
- Gerekçe ilginçti. Hâkimliğe göre, zaten yolsuzluk soruşturması nedeniyle tutuklandığı için artık kaçma ihtimali kalmamış ve terör suçundan tutuklanmasına gerek kalmamıştı. Yine ilginç biçimde karara bir not da düşüldü: “Kuvvetli suç şüphesinin varlığına rağmen…”
Yargı pratiğinde, hâkimlikler her suç için müstakil değerlendirme yapar. Genellikle iki ayrı kuvvetli suç şüphesi varsa dosyaları birlikte değerlendirmez ve ayrı ayrı tutuklama kararı verir. Ancak İmamoğlu için bu yol izlenmedi.
Hâkimlik, aynı gerekçeyle tam tersi bir karar da verebilirdi. Suçların ağırlığı göz önüne alındığında elbette “terör” daha ağır bir başlık. Yine aynı mantıkla terörden tutuklama verebilir, kuvvetli suç şüphesine rağmen yolsuzluk suçlarından serbest kalmasına hükmedebilirdi. Kayyum yolu da açılmış olurdu.
- Bu nedenle, karar, ince bir hesaplama, uzun müzakerelerden sonra verilmiş bir denge kararı izlenimi yarattı.
Terör suçundan serbest bırakılma kararı verilirken düşülen “kuvvetli suç şüphesi” notu da İmamoğlu için son derece riskli.
Yakın tarihe bakalım
AİHM kararına rağmen tahliye edilmeyen Osman Kavala, Gezi davasının ilk aşamasında beraat ettiğinde, tahliye kararı bir başka suçtan aynı gün tutuklama kararı verilmesi nedeniyle uygulanmadı. Daha sonra tüm dosyalar birleşti ve ağırlaştırılmış müebbet kararıyla sonlanan bir yargılama yapıldı.
Eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da ceza aldığı davalardan yeterli süre yattığı için tahliye edilecekken, o davaların da konusu olan Kobani olayları nedeniyle açılan başka soruşturmadan tutuklandı ve cezaevinden çıkamadı.
İmamoğlu artık görevden uzaklaştırıldığı için belediye başkanlığı ile ilgili bir risk söz konusu değil. Zaten başkanlığı sona erdi. Ancak yolsuzluk suçlarından tahliye edilmesi hâlinde hemen o gün terör suçundan yeniden tutuklanmasına elverişli bir dosya yaratılmış durumda. Yolsuzluk suçlarından beraat etse bile terör suçundan ceza alması, bu cezaların olası zamanlamaları, siyasi hayatı için de ağır bedellere yol açabilir. Zaten diploması iptal edilmiş olan İmamoğlu için bu davalarda verilecek olası cezalar, adaylık yolunu bütünüyle kapatabilir. Şu anki manzara, bunu gösteriyor.
Üstelik, hakkında terör soruşturması başlatıldığı için, örneğin dokunulmazlık kazanması için milletvekili seçimine girip seçilmesi hâlinde bile, Can Atalay örneğinde olduğu gibi cezaevinden çıkamayabilir.
İmamoğlu, artık zamana ve bu dosyalara karşı uzun bir mücadele vermek zorunda.
CHP’ye kayyum kuşatması
Gelişmelerin ikinci ayağı CHP. İmamoğlu’nun gözaltında olduğu günlerde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, herkesi şaşırtan bir açıklama yaparak 6 Nisan’da olağanüstü kurultayı toplayacaklarını, genel başkan yetkisini kullanarak bu kararı aldığını açıkladı.
Başlangıçta kimse ne olup bittiğine anlam veremedi.
NEREDE YAYIMLANDI?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Heybedeki büyük turpların henüz ortaya saçılmadığını" ifade etti. İBB Başkanı İmamoğlu'nun tutuklamasının ardından başlayan protestolarda gözaltına alınan 500'ün üzerindeki kişiden 200'e yakını tutuklandı.
27 Mar 2025

İLGİLİ OKUMALAR


