Akademik özgürlüğe Filistin istisnası

25 Mart günü, Massachusetts’teki Tufts Üniversitesi'nde doktora öğrencisi ve Fulbright bursiyeri, Türk vatandaşı Rümeysa Öztürk, iftar yemeğine giderken yolda maskeli birkaç kişi tarafından durduruldu. Kendisine ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nden olduklarını ve ülkede yasa dışı olarak bulunduğunu bildirdiler.

  • Öztürk'ün tutuklanma karşısında yaşadığı şok ve şaşkınlık, ajanların onu götürmeden önce kelepçelediklerini de gösteren kamera kayıtlarından görülebiliyor.

Tutuklamanın ardından bir hükümet sözcüsü "Vize bir hak değil, bir ayrıcalıktır" dedi:

"İç Güvenlik Bakanlığı ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza soruşturmaları Öztürk'ün Amerikalıları öldürmekten zevk alan yabancı bir terör örgütü olan Hamas'ı destekleyen faaliyetlerde bulunduğunu tespit etmiştir. Amerikalıları öldüren teröristleri yüceltmek ve desteklemek, vizenin sonlandırılması için gerekçedir. Bu sağduyulu bir güvenlik anlayışıdır."

Öztürk, tutuklanmasından neredeyse bir yıl önce Tufts Daily'de, bir öğrenci grubunun İsrail'le bağlantılı şirketlerden ayrılma talebine üniversitenin verdiği yanıtı eleştiren bir köşe yazısı yayımlamıştı. 25 Mart 2025'te Louisiana'daki bir gözaltı merkezine götürüldü.

Amerikan üniversitelerinde tutuklama dalgası

Öztürk'ün davası, geçen ay Amerikan üniversitelerini kasıp kavuran bir dizi tutuklama dalgasının sadece sonuncusuydu. Her şey yetkililerin 8 Mart'ta Filistinli bir aktivist ve yakın zamanda Columbia Üniversitesi mezunu olan Mahmut Halil'i sekiz aylık hamile eşiyle yaşadığı apartman dairesinde tutuklamasıyla başladı. ABD’de öğrenci vizesiyle bulunan Öztürk'ün aksine Halil, yeşil kartlı daimi ikamet sahibi. Öztürk gibi o da Filistinlilere yönelik etnik temizliğe karşı çıkmıştı. Columbia Üniversitesi Apartheid Divest'in sözcülüğünü yapmış ve Bahar 2024'teki protesto dalgası sırasında grupla üniversite arasında arabuluculuk yapmıştı.

  • Her iki dava da şu anda mahkeme kararlarını bekliyor ancak bir şey açık: Trump hükümeti, üniversite kampüslerinden Filistin yanlısı sesleri yok etmek için elindeki tüm araçları kullanacak.

Bu araçlardan biri de gözdağı vermek. 7 Mart'ta Beyaz Saray, Columbia Üniversitesi'ndeki bilimsel araştırmalar için federal fonlamadan 400 milyon doları kestiğini açıkladı. Bir hafta sonra üniversite, bir akademisyenin "fidye notu" olarak adlandırdığı ve Ortadoğu, Güney Asya ve Afrika Çalışmaları Bölümü ile Filistin Çalışmaları Merkezi'nin beş yıl süreyle "akademik kayyum" altına alınması hâlinde fonları "belki" geri alabileceğini belirten bir not aldı.

Bilgi notu: Akademik kayyumluk, bölümün kendisini etkili bir şekilde yönetemediğine karar verildiğinde bir dekan veya rektör tarafından bölüm başkanının dışarıdan dayatıldığı nispeten nadir görülen bir durum. Columbia yönetimi, 20 Mart’ta buna boyun eğdi.

Beş gün sonra Harvard Üniversitesi'nde Vehbi Koç Türkiye Çalışmaları Profesörü ve Ortadoğu Çalışmaları Merkezi (CMES) Direktörü Cemal Kafadar, Sosyal Bilimler Geçici Dekanı David Cutler ile bir görüşme yaptı ve CMES Direktörlüğü görevinden alınacağını öğrendi. Bir gün sonra, 26 Mart'ta ise Frederick S. Danziger Tarih Doçenti ve CMES Direktör Yardımcısı Rosie Bsheer, Cutler ile benzer bir görüşme yaptı ve bu görüşme de görevine son verilmesiyle sonuçlandı.

Cutler, CMES'in bazı programlarında "çoklu bakış açılarını temsil etmekte başarısız olduğunu" iddia eden Harvard’a bağlı bazı kişiler tarafından yapılan bir şikayete atıfta bulundu. CMES, son bir buçuk yıldır Filistinli ve İsrailli akademisyenleri kampüse getiren bir dizi konuşmacıya ev sahipliği yaptı ve Gazze ve Batı Şeria'daki durumun yanı sıra Lübnan, Sudan ve Suriye'deki çatışmalara ilişkin de farklı bakış açıları sunan etkinlikler planladı.

Bir istisna olarak Filistin

Filistin'in akademik özgürlüğe ve ifade özgürlüğüne istisna olması, Trump göreve gelmeden çok önce bile ABD akademisinde olağan bir durumdu. Ekim 2023’ten beri devam eden ve 50.000’den fazla insanı öldüren İsrail’in Gazze’ye yönelik son saldırısının başlamasından bu yana ABD'deki öğrenciler, Filistinlilere yönelik etnik temizliğe karşı ayaklandı. ABD hükümetinin ateşkes müzakere etmesini ve üniversitelerinin İsrail'e doğrudan silah sağlayan şirketlere yaptıkları yatırımlardan el çekmesini talep ettiler.

Ayrıca, en popüler konulardan biri olmasına rağmen en az öğretilen konular arasında yer alan Filistin hakkında araştırma ve öğretimi destekleyen kurumların oluşturulması çağrısında bulundular. Kampüsleri işgal ettiler ve çadırlar kurarak haberlere konu olan kampları oluşturdular. Bu kamplar, farklı inançlara ve siyasi görüşlere sahip öğrencilerin İsrail ve Filistin hakkında bilgi edinmek, bakış açılarını paylaşmak, dayanışma göstermek ve üniversite politikalarını protesto etmek için biraraya geldikleri alanlardı.

Üniversiteler buna kaba kuvvetle karşılık verdi. Nisan 2024'te yüzlerce kişi anayasal protesto haklarını kullanmak üzere Columbia Üniversitesi kampüsünde biraraya geldi. Dönemin başkanı Minouche Shafik'in izniyle 100'den fazla gösterici tutuklandı. Ülke genelinde öğrenciler uzaklaştırıldı, okuldan öğretim üyeleri atıldı ve pek çok kişi aşırılık yanlısı örgütlerin tehditlerine karşı savunmasız bırakıldı.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 Kabir ziyareti, tatbikat çelişkisi

MHP lideri Bahçeli'nin sağlığı hakkındaki tartışmalar, aylar sonra ilk kez görüntülenmesi ile son buldu. Katar, Gazze'de arabuluculuk yaptığı İsrail ile birlikte ilk kez bir ortak tatbikata katıldı.

05 Nis 2025

destekar ile birlikte
AA

İLGİLİ OKUMALAR