Nörobiyolojik kıvılcımlar

Adalet duygusu, tıpkı açlık gibi, susuzluk gibi doyurmaya muhtaç olduğumuz bir ihtiyaç. Adaletsizliği, bir içgüdü gibi seziyoruz. Evrimsel olarak beynimize kazılı bir şey bu. Ve buna isyan etmenin nörobiyolojik bir karşılığı da var. Beynimiz bir haksızlık gördüğünde sosyal acı merkezi insula ve "Bir şey yap!" diyen ACC bölgelerine sinyal geliyor. Tarihi değiştireceğinden emin olduğumuz anlar da bu sinyallerle yazılıyor.
Yazı: Sinem Dönmez
Bir şeyi yapabildiğinizi idrak ettiğiniz o küçük anın ölümsüzlüğünü bilirsiniz. Hani iki tekerli bisikleti sürebildiğinizi anladığın bir an vardır çocukken. O hayretle karışık sevinç anı tüm hayat boyu sizi takip eder. Bir daha o başarı hissini hiç unutmazsınız. Çok büyük bir şeyin parçası olduğunuzu fark ettiğiniz, tarih yazılırken orada olduğunuzu anladığınız anlar da tıpkı bisiklete binmeye benzer.
“Tarih bugünleri yazacak.” Bu zaman zaman iyi niyetli bir temenni, iç soğutmak için bir avuntudur. Fakat öyle zamanlar vardır ki, içinden geçtiğimiz günlerin tarih yazıcılarının elinde bir metne dönüşeceğinden emin oluruz.
Adalet duygusu, tıpkı açlık gibi, susuzluk gibi doyurmaya muhtaç olduğumuz bir ihtiyaç. İlkel atalarımızdan kalma bir miras. Bir tür ferasetle muhtacız adalete. Adaletsizliği de bir içgüdü gibi seziyoruz. Evrimsel olarak beynimize kazılı bir şey bu.
“Bir tek insanın çektiği dert ortak salgın olur. Gündelik acımızda başkaldırma, düşünce düzeyinde, 'cogito'nun gördüğü işi görür: İlk kesinliktir. Ama bu kesinlik bireyi yalnızlığından çekip alır. İlk değeri bütün insanlar üzerine kuran bir ortak noktadır. Baş kaldırıyorum, öyleyse varım.”
Albert Camus, Başkaldıran İnsan kitabında böyle der. İşte bu "Başkaldırıyorum öyleyse varım" hissi bazen bir an, bazen bir sürecin patlamasıdır.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip ertesi gün tutuklanmasıyla başlayan protestoların fişeğinin ateşlendiği, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin polis barikatını aştığı an da böyle bir andı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Yiğit Aydın, televizyonda katıldığı bir yayında “Biz barikatı aşarken korku barikatını da aştık” diyordu. Haklıydı.
Bu tür bir isyanın nörobiyolojik bir karşılığı da var. Beynimiz bir haksızlık gördüğünde sosyal acı merkezi insula ve "Bir şey yap!" diyen ACC bölgelerine sinyal geliyor. İnsula, sosyal acı sinyalini; ACC, "bir şey yapman lazım" bölgesini ateşliyor. Yani, midenize bir yumruk yediğiniz anda ne hissediyorsanız, bir haksızlığa şahit olduğunuzda da beyninizde birebir aynı şey oluyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
İran'ın güneyindeki Bender Abbas kentinde bulunan Şehit Recai Limanı'nda meydana gelen patlamada en az 25 kişinin öldü; 800'den fazla kişi yaralandı. 88 yaşında hayatını kaybeden Papa Francis'i 400 bin kişi uğurladı.
27 Nis 2025

İLGİLİ OKUMALAR


