Dünya dans etmek istiyor

Dans müziği son dört yıldır görülmemiş bir patlama yaşıyor. Festival kadroları DJ'lerle doldu ve pop müziğin en büyük isimlerinden bazıları bu müzikten ilham alan şarkılar yaptı. New York Times’ın “dans müziğinin Rönesans’ı” diye tarif ettiği bu dönemi Jeton Records kurucusu DJ Ferhat Albayrak, DJ Emiran ve Monkey Project’in kurucu ortağı Çağdaş Canseven ile masaya yatırdık.

Yazı: Eda Solmaz

Pandemiden hemen önce 2019’da New York, Bushwick’in yeni kulüplerinden biri olan Elsewhere’deyim. 80’lerin sonunda bir Detroit keşfi olan teknoyu Almanya’nın sahiplenip yeniden dünyada yükselişe geçmesini sağladığı bir dönem… Birazdan sahneye Modeselektor çıkacak. Tekno henüz bu şehirde yükselişte olmadığından, mekanın kitlesi ABD’de yaşayan Avrupalılardan oluşuyor.

2021’de pandeminin hemen ardından, yeniden sokaklara çıkıldığı günlerden birinde bu kez Berlin’de Berghain’dayım. Aylar sonra açılan kulüpte oldukça sert bir müzikle aralıksız dans ediliyor. Eşi benzeri olmayan kulüp, dünyanın dört bir yanından insanlarla tıklım tıklım dolu. Hangi DJ sahnede hiçbir fikrim yok fakat müzik mükemmel. 2024’te, Hamburg’taki Golden Pudel Club’tayım. Genciyle yaşlısıyla, sonsuz bir çeşitliliğe sahip bir kitle ile mekana giriş kuyruğundayım ve kalabalık hiç de azalacak gibi görünmüyor.

Bu ayın başında ise İstanbul’daki Sónar Festival’deyim. Yousuke Yukimatsu’nun çaldığı sahnede adeta izdiham yaşanıyor ve güvenlik içeri daha fazla insan alınmayacağını söylüyor. Bunun sebebi ise Yukimatsu’nun YouTube’da 4 ayda 10 milyon izlenme elde eden Boiler Room Tokyo’daki performansı.

Elektronik müzik kulüplerine giriş sıraları her geçen gün uzarken ve türün dinleyici kitlesi büyürken yaş ortalaması küçülüyor. New York Times, son dört yılı dans müziğinin Rönesans’ı ilan etti. DJ’ler sadece müzik çalan kişiler olmanın ötesine geçerek, görsel ve işitsel deneyimler tasarlayan multi-disipliner sanatçılar hâline geldi. Deneyim odağında yeni bir estetik ve kültürel bilinç doğdu.

Sosyoekonomik, kültürel ve teknolojik değişimlerin etkisiyle elektronik müzik ve kulüp kültürü, bugüne kadarki en güçlü dönemini yaşıyor. Müzisyenler yüksek maliyetlerinden dolayı turlarını iptal ederken DJ’ler yalnızca bir USB bellekle rahatlıkla seyahat edip dünyanın birçok farklı yerinde çalabiliyor. Makalede Boiler Room gibi dijital platformların bir elektronik müzik sanatçısı veya hayranı olmanın gidişatını değiştirdiği de vurgulanıyor.

DJ Ferhat Albayrak: Bu müzik ana akımın kalbinde

Jeton Records’un kurucusu ve Türkiye’nin önemli DJ’lerinden Ferhat Albayrak, “Dans müziğinin her geçen gün daha da güçlenmesini sağlayan etkenler neler?” soruma şu yanıtı veriyor:

"Son dört yılda dans müziğinde küresel ölçekte yaşanan ivmeyi net bir şekilde hissediyoruz. Bu patlamanın temelinde birkaç önemli etken var. İlki, pandemi sonrası insanların kolektif deneyimlere olan açlığı. Kulüpler, festivaller, birlikte dans etmek, aynı ritimde hareket etmek gibi duygular yeniden çok değerli hâle geldi. İkincisi, teknolojinin ve sosyal medyanın etkisiyle DJ’ler artık sadece birer müzisyen değil, global ikonlar olarak anılıyorlar. Üçüncü olarak da müziğin üretim araçları demokratikleşti. Evinde üretim yapabilen yetenekli isimler artık çok daha hızlı bir şekilde uluslararası sahneye çıkabiliyor.

Lady Gaga, Beyoncé gibi büyük pop yıldızlarının dans müziğinden etkilenmesi ise bir sonuç, çünkü bu müzik türü artık sadece ‘underground’ bir ifade biçimi değil, ana akımın kalbinde yer alıyor."


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🦆 Dans müziğinin rönesansı, kuş albümü

Son birkaç yılda yeniden altın yıllarını yaşayan dans müziğinin yaşadığı dönüşümü inceledik. Nesli tükenen kuşların seslerini kaybolmaya yüz tutan enstrümanlarla buluşturan "Miras" albümünün hikayesini dinledik.

26 May 2025

İLGİLİ OKUMALAR