Miras

Miras: Nesli tükenen kuşların sesleri kaybolmaya yüz tutmuş enstrümanlarla
"Türkiye’nin Nesli Tehlike Altındaki Sesleri" projesi kapsamında Türkiye’nin yok olma tehlikesi altındaki kuşların sesleri, kaybolmaya yüz tutmuş enstrümanlarla buluştu. Türkiye’nin ormanları, dağları, bozkırları, sulak alanları ve denizlerinde yaşayan, tehlike altındaki 31 kuş türünün sesini çeng sazı, ruzba ve rebab gibi enstrümanlarla buluşturan "Miras" albümü, 22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü'nde çıktı.
Yazı: Deniz Aytekin
"Türkiye’nin Nesli Tehlike Altındaki Sesleri" projesi kapsamında Türkiye’nin yok olma tehlikesi altındaki kuşların sesleri, kaybolmaya yüz tutmuş enstrümanlarla buluştu. Türkiye’nin ormanları, dağları, bozkırları, sulak alanları ve denizlerinde yaşayan, tehlike altındaki 31 kuş türünün sesini çeng sazı, ruzba ve rebab gibi enstrümanlarla buluşturan "Miras" albümü, 22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü'nde çıktı.

İşitsel bir doğa yolculuğu niteliğindeki Miras, her şarkıda bir başka kuş sesi ve enstrümanın buluştuğu beş parçadan oluşuyor. Projenin yaratıcısı Yaz Güvendi, albüme üç yıl önce Avustralya'da nesli tükenmekte olan kuşların seslerinden oluşan Yok Oluş albümünün ilham verdiğini söylüyor. Güvendi, “bir kuş sesi kütüphanesinin müzik platformlarında yer alması” olarak özetlediği projeyi Anadolu kültürünün kaybolmaya yüz tutan enstrümanlarını da dahil ederek genişletme fikrinden yola çıkarak biçimlendirmiş.
"2018 yılında Doğa Okulu’nun Dağ Okulu etkinliği için gittiğimiz Köroğlu Dağları’nda buna 40 kişi tanıklık etmiştik: 2000 metrede köçeklerin dansını izledik ve bu kültürün giderek yok olduğunu gördük. Buradaki anımdan yola çıkarak albümdeki eksik parçayı tamamladım: Nesli tehlike altındaki kuşlarımızla kaybolmaya yüz tutmuş çalgıları birleştireceğimiz bir albüm."

Projenin çekirdek kadrosunda kuş araştırmacısı Kerem Ali Boyla, müzik araştırmacısı Murat Küçükarslan ve besteleri yapan müzisyenler bulunuyor. Her parça, belirli bir habitatı simgeliyor: Orman, dağ, bozkır, sulak alan ve deniz. Bu habitatlarda yaşayan ve tehlike altında olan bir kuşun çağrısıyla başlayan parçalar ve o sese uygun enstrümanlarla eşleşiyor. Yaz Güvendi, enstrüman ve sanatçı seçme sürecini şöyle anlatıyor:
"Başta tek müzisyen (Can Saka) ve bir müzik araştırmacısıyla (Murat Küçükarslan) ilerlemeyi düşünüyordum ama ardından çeşitliliği artırmak için her parçanın bir müzisyen tarafından bestelenmesinin daha uygun olacağını düşündüm. Müzik araştırmacımız Murat da müzisyen olduğu için ilk olarak onu müzisyen ekibine dahil ettik, ardından Can ve Murat’ın yönlendirmesiyle beş müzisyeni tamamladık.
Murat’la beraber kaybolmaya yüz tutmuş enstrümanlara karar vermek için ilk olarak 1984’ten bugüne kadar 800’den fazla kaybolmaya yüz tutmuş müzik aletini üreterek gün ışığına çıkarmış Feridun Obul’u Sultanahmet’teki atölyesinde ziyaret ettik ve ondan enstrümanları, icracılarını dinledik, bir enstrüman havuzu oluşturduk. Ardından projedeki müzisyenlerle de beraber konuşarak yaylı çalgı olarak rebab, vurmalı çalgı olarak kam davulu ve telli çalgılardan ruzba, çeng ve kopuzu seçtik ve icracılarını bulduk."
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Son birkaç yılda yeniden altın yıllarını yaşayan dans müziğinin yaşadığı dönüşümü inceledik. Nesli tükenen kuşların seslerini kaybolmaya yüz tutan enstrümanlarla buluşturan "Miras" albümünün hikayesini dinledik.
26 May 2025

İLGİLİ OKUMALAR


