İran-İsrail savaşının iki gerçeği

Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler, İsrail ile aynı coğrafyada yer alan Ortadoğu ülkelerinde nükleer tesis kurulmasına ve silah üretilmesine şiddetle karşı çıkıyorlar. Gelgelelim söz konusu İsrail olunca, kendi stratejik çıkarları açısından nükleer silah üretilmesine göz yumuyorlar. 1986'da İsrail'in Dimona Nükleer Tesisi'yle ilgili bilgileri basına sızdıran Mordehay Vanunu'nun başına gelenler de bunun örneklerinden...

Yazı: Faik Bulut

ABD Başkanı Donald Trump, 24 Haziran 2025 tarihli sosyal medya paylaşımında “İsrail ile İran arasında mutlak bir ateşkes olacağı konusunda tam bir anlaşmaya varıldığını ve 12 günlük savaşın resmen sona erdiğini” duyurdu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, her ne kadar ateşkesi bozmak için bazı girişimlerde bulunuyorsa da şimdilik Trump’ın dediğine uymak zorunda. Nitekim ABD Başkanı da henüz ilk saatlerinde tarafların birbirlerini ihlal etmekle suçladıkları ateşkesin sürdürülmesi için gerekli baskıyı yaptı.

  • Ateşkes fiilen geçerlilik kazanmadan önce İran, İsrail’in Sina yarımadasındaki Beerşeba şehrine füze gönderdi; İsrail ise Tahran yakınlarındaki bir tesisi bombaladı.

İran’da son karar, ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney tarafından verilmektedir. Burada Hamaney, dinî makamı temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda ülke ordusunun baş komutanı olması hasebiyle Tahran’daki silahlı kuvvetlere de sırtını yaslıyor. Mutlak iktidarın sahibi sıfatıyla da filli ölçekte büyük stratejiyi uygulayıp rejimi korumaya çalışıyor. Hâl böyle olunca İran’da cumhurbaşkanlığı veya Savunma Bakanlığı makamında bulunanlar askerî hiyerarşide önemli rol oynamıyorlar. Bu da Hamaney’in siyasetteki ağırlığını artıran bir unsur oluyor.

Hamaney’in fiili denetimindeki İran silahlı kuvvetlerinin üç önemli kolu bulunuyor: Pasdaran (Devrim Muhafızları), resmî nizami ordu ve kolluk kuvvetleri (Besic). Hamaney, bu çerçevede Genelkurmay Başkanlığı ile orduya bağlı Hatemi Enbiya Merkezi’nin ana karargahına da hükmedebiliyor. Bütün stratejik askerî planlar ile operasyonlar, bahsedilen merkezler tarafından belirlenip uygulanıyor.

Trump’ın Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff, 24 Haziran’da Fox News televizyon kanalına verdiği demecinde şunları söyledi:

“ABD ile İran arasındaki görüşmelerin umut verici olduğunu düşünüyorum. İran’ı ayağa kaldıracak uzun vadeli bir barış anlaşmasına varabileceğimizi umuyoruz. Şimdi İranlılarla oturup kapsamlı bir barış anlaşması yapmamız gerekiyor ve bunu başaracağımızdan çok eminim.”

İran teslim oldu mu?

Millî güvenlik konusunda uzman Amerikalı Dr. Afshon Ostovar, 23 Haziran 2025 tarihli Foreign Affairs dergisi ile Independent Arabia gazetesinde çıkan makalesinde şu tespiti yapıyor:

“İsrail’in, İran’daki nükleer tesisleri, askerî merkezleri ve nükleer santralleri vurmak suretiyle sertlik yanlısı İranlı yetkilileri büyük ölçüde geriletmesi sonucunda bu ülke yönetimini ABD ile masaya oturmaya mecbur bırakmıştır.”

Suudi Arabistanlı yazar Salime El Muşa da 24 Haziran 2025 tarihli Independent Arabia gazetesinde çıkan makalesinde “ABD’nin B-2 hayalet uçaklarıyla İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerini vurmasından sonra İran yönetiminin stratejik teslimiyet zeminine kaydığını” aktarıyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🎲 CHP'de kayyum gündemi, ABD'de politik kırılma

İstikrar yanılgısı, CHP'de kayyum gündemi, İran'a çifte standart, ABD'de politik kırılma.

27 Haz 2025

🎲 CHP'de kayyum gündemi, ABD'de politik kırılma

İLGİLİ OKUMALAR