Platon'dan 2.500 yıl sonra aynı yerde

MIT Media Lab, son zamanlarda gördüğümüz en spekülatif ama en çarpıcı çalışmalardan birinin ara sonuçlarını yayımladı. Deneme yazarken yapay zeka kullanmanın bilişsel kapasiteye etkisini ölçen bu makale, “Yapay zeka bizi aptallaştırıyor mu?” sorusuyla gündeme geldi. Peki yapay zekayla kendi zekamız arasındaki ilişkide bir orta yol yok mu?
Yazı: Sinem Dönmez
Geçen hafta yayımlanan ve yapay zekanın öğrencilerin zihinsel kapasiteleri üzerindeki etkisini ölçen araştırma, kamuoyunda “Yapay zeka bizi aptallaştırıyor mu?” sorusuyla gündeme geldi. Yapay zeka dil modelleri yaygınlaştığından beri zaten genel olarak diken üzerindeyiz. "İşimizi mi elimizden alacak"tan "Aklımızı mı elimizden alacak" kısmına geldik.
Bu korku yersiz sayılmayabilir. Nitekim bu tür araştırmaları birer son olarak değil, birer uyarı ateşi olarak görmeli. Araştırmayı ve yöntemini kısaca özetleyeyim.
MIT Media Lab, “Deneme yazma ödevinde yapay zeka dil modeli kullanmanın eğitimsel bağlamda bilişsel kapasiteye etkisi” başlıklı bu makalede, öğrencilerin ödevlerinde ya da finallerinde yapay zeka kullanmalarının zihin üzerindeki etkilerini anlamak için yola koyuluyor.
Araştırma ekibi, Boston ve çevresindeki üniversitelerden 18-39 yaşları arasında 54 öğrenci seçiyor ve onları üç gruba ayırıyorlar. Üç grubun önündeki görev aynı: Verilen konular üzerine SAT seviyesinde denemeler yazmak. Birinci gruba ChatGPT kullanmak serbest, ikinci gruba ChatGPT yasak ama Google kullanmak serbest, üçüncü gruba ise hiçbir şey serbest değil; onlara “Allah versin” demişler gibi Meydan Larousse bile yasak, hafızalarını kullanıyorlar.
Katılımcılar denemeleri yazdıkları sırada beyin aktiviteleri EEG cihazıyla ölçülüyor. Dört ay süren (henüz bitmediğini, akademik olarak bir hakemli dergide de yayımlanmadığını belirtmek şart) araştırmanın sonuçları o kadar keskin bir şekilde farklı ki yazarlarından Nataliya Kosmyna, yöntem ve sonuçların olduğu raporu internetlere salıyor.
Sonuçları zaten tahmin edilebilir. Çalışmada her bir grup farklı konularda üçer makale yazıyor. Tabii ki teknolojiden mahrum edilen grubun beynindeki nöral aktiviteler pahalı bir lunapark gibi. Pırıl pırıl. Işıl ışıl. Öğrendikçe, başardıkça, hafızalarını kullandıkça nöronlar cayır cayır çalışıyor. Google kullanması serbest olanlar da onlardan aşağı kalmıyor. Google kullanan grubun, hiçbir dijital araç kullanmayan grupla benzerliği bence enteresan olan kısmı. Zira artık Google’a sormak yerini GPT’ye sormaya bıraktı ve Google’da gezmeyi bir spor olarak icra eden benim gibi insanlar olduğunu biliyorum. Kendimizi iyi hissedebiliriz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Beyoğlu Kaymakamlığı, Onur Yürüyüşü çağrılarının ardından ilçede 24 saat süreyle tüm toplantı ve gösterilerin yasaklandığını bildirdi. 1985'teki ünlü Live Aid konserinin 40. yılında yeniden yayımlanacağı açıklandı.
29 Haz 2025

İLGİLİ OKUMALAR


