Arzu krizi ve vasıfsızlaşma kıskacında

Bir anlam üretme ve hikaye yaratabilme alanı olarak usta-çırak ilişkisi fazlasıyla parçalı hâle geldiyse ve dijital platformlar, öğrenme ve iletişim amacıyla geçirdiğimiz zaman açısından neredeyse usta-çırak ilişkisinin yerini aldıysa çocuklar ve gençler için sağlıklı bir anlam üretme kapasitesi nasıl inşa edilebilir.
Yazı: Ergin Bulut
Gençler güvencesiz bir dünyada yaşıyor. Kendilerine fatura ödeyecek maaş dışında onurlu bir hayat sağlayacak işleri bulabildikleri, işe girdikleri yerde emekli olabildikleri, doğdukları mahalledeki ağaçlarla beraber büyüdükleri, doğdukları ülkenin yurttaşı olarak birtakım güvencelere sahip olduğu zamanlar geride kaldı. Evet, belki bu imtiyazlar hiçbir zaman herkese tamamen tanınmış değildi. Ancak güvencesizliğin artık yeni normalimiz olması konusunda herkes hemfikir. Gazapizm, “Heyecanı Yok” şarkısında ne güzel özetliyor:
"Temel güvenin yok
İllegal legal düzenin yok
Para kesesi yok
Bekleme rüzgarın esesi yok
Her şey boş yere, tasarı yok
Bak büyüdüğün sokakta masalın yok"
Bu sözler, güvencesiz dünyaya dair olabilecek en rafine betimlemelerden birisi olabilir. Gazapizm’in şarkısı, daha yoksul gençlere hitap etse de görece müreffeh gençlerin de kendilerinden yoksul akranları gibi ruhu aç. Keyifsiz bir memleket ve dünya hâli. Gençler ne mutlu ne umutlu.
Geçen günlerde Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto eden gençlerden birisi, pankartına “Hiçbir şey böyle yaşamaktan daha korkunç olamaz” yazmıştı. Gençseniz, hayatın sizin için heyecanı yoksa ve “hiçbir şey böyle yaşamaktan daha korkunç olamaz”sa sıkıntı büyük demektir. Ancak sıkıntı sadece gençlerin değil. Sıkıntı hepimizin. Türkiye’nin ve dünyanın.
Bunca metaya, görüntüye, bilgiye ve ilişkiye erişim vaadi sunan bu dünyada kocaman bir anlam krizi yaşıyoruz. Anlam ve anlatı üretemediğimiz, bunun yerineyse moda tabirle içerik, iş ya da proje ürettiğimiz, hatta kendimizi bir proje gibi kurmak yönünde teşvik edildiğimiz bir dönemdeyiz. Sıkıntıya ya da sessizliğe asla yer yok. Her andan keyif almak şart. Ve fakat kimsenin bir şeyden keyif aldığı falan yok zira keyif alma ve anlam üretebilme kapasitelerimiz, memleketin hâli bir tarafa, içinde debelendiğimiz dikkat ekonomi nedeniyle de derbeder olmuş durumda.
Bu sorunlara çareler üretme iddiam yok ancak bu yazıda, bir ebeveyn olarak da kafamı kurcalayan bir soruyu tartışmak istiyorum: “Her şey boş yere, tasarı yok” ve “Büyüdüğün sokakta masalın yok” ise çocukların ve gençlerin kendilerine anlam üretebilmesi nasıl mümkün kılınabilir?
Otoriterlik ve ekonomik güvencesizliğin anlam üretme ve umut edebilme kapasitemizi ne kadar olumsuz etkilediği yadsınamaz. Ancak bu yazıda, anlam üretme kapasitesini, usta-çırak ilişkisi ve teknoloji bağlamında ele almak istiyorum. “Hayatın heyecanı nasıl geri gelebilir?” ya da “Böyle yaşamak, nasıl daha az korkunç hâle getirilebilir?” sorularının peşinden gideceğim.
- Bir anlam üretme ve hikaye yaratabilme alanı olarak usta-çırak ilişkisi fazlasıyla parçalı hâle geldiyse ve dijital platformlar, öğrenme ve iletişim amacıyla geçirdiğimiz zaman açısından neredeyse usta-çırak ilişkisinin yerini aldıysa çocuklar ve gençler için sağlıklı bir anlam üretme kapasitesi nasıl inşa edilebilir?
Cevabı ararken yazar Ercan Kesal ve filozof Bernard Stiegler’le birlikte düşünme niyetim var. Stiegler’in teknoloji ve gençlere dair çalışmaları uzun zamandır ilgimi çekiyor, ancak Ercan Kesal’la birlikte düşünme isteğim, Socrates Club söyleşi dizisinin “Yeni Nesil Kimlerin Eseri Olacaktır?” başlıklı son bölümüyle alakalı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Madonna, altı yılın ardından 1998 tarihli "Ray of Light" albümünün remikslerinden oluşan "Veronica Electronica"yı yayımladı. Bursa'daki yangınlarda 1.765 kişi tahliye edildi; yangınlara müdahale eden bir kişi hayatını kaybetti.
27 Tem 2025

İLGİLİ OKUMALAR


