Aksu Bora'yla 'öfkeli erkek hikayeleri' ve üzerini örttüklerine dair

Cuma hutbelerinden bir kez daha dalga dalga yükselen taciz ifşalarına kadına yönelik sistematik şiddetin gündemden düşmediği bu günlerde, uzun yıllardır kadın politiği üzerine çalışan Prof. Dr. Aksu Bora’yla buluştuk. Bora, öfkeli erkek hikayelerinin her şeyin üzerine çıkmaya çalıştığı günümüze geçmişten gelen bir perspektifle bakıyor ve şöyle diyor: “Biz bu adamlara yenilmeyiz.”
Söyleşi: Ayça Örer
Ceyda Yüksel, 20 Ağustos 2020’de İzmir Bornova’da Serkan Dindar tarafından öldürüldü. Bu cinayet beş yıl sonra Yargıtay’ın haksız tahrik indirimi uygulamasıyla yeniden gündeme geldi. Kararda, failin cinsel birliktelik isteğinin reddedilmesi üzerine hissettiği “elem ve öfke” ceza indirimine gerekçe sayıldı.
Türkiye, bu kararı konuşmaya devam ederken bu sefer Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cuma hutbesinde şu sözler yer aldı:
“Uygunsuz kıyafetlerle toplumsal alanlarda, hele hele kurumsal özelliği olan mekanlarda bulunmak asgari ahlak kurallarına bile meydan okumaktır. Bu, çağdaşlık değil, ilkelliktir. Ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük bir vebal altındadır. Çünkü neslimizin iffetini, edebini ve ahlakını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Gazetecilik elbette bir anlama merakı. Bazen yaşadıklarımızı, gördüklerimizi, görmediklerimizi anlayabilmek için olanların arkasındakilere bakmak zorunda hissediyoruz, bazen işimizi bize de güç versin diye yapıyoruz. Kimliğimiz nedeniyle yaşadıklarımız, Türkiye’de kadın olmaya eşlik eden sorunlar, karşılaştığımız ayrımcılık, bizi sürekli olarak mücadele ile umutsuzluk arasında gidip gelen bir ruh hâline sürüklüyor.
Uzun masalar kuruluyor, bir zamanlar sevdiğimiz oyuncular o masalarda şiddet faillerine eşlik ediyor; “Kıyafetine karışamazsın” diye savunduğumuz şarkıcılar hemcinslerini değil, onlara musallat olanların suçsuzluk karinesini hatırlıyor. Yüzyüzeyken konuşmaktan kaçanlar aklanıyor. Takım elbiseyle otomatik yüklenen masumiyeti gerçek sayanlar dizi çekiyor, “Efendim işitmedim” şarkısı bayrak oluyor. Cezasızlık yalnızca erkeklere yontulan kullanışlı bir aparata dönüşüyor. Bize de bizden önceki nesillerin mücadelesini sürdürmek, ısrarla failleri izlemek düşüyor.
- Bunu yaparken Türkiye pratiklerinin ve önceki nesillerin bize hatırlattığı çok şey var: “Kestim kara saçlarımı” diyen kararlılık ya da “kalbimizin raflarına rengarenk reçeller dizdiren” inat.
Kadına yönelik saldırıların arttığı, sistematik şiddetin ve cezasızlığın yaygınlaştığı günlerde, kadın politiği üzerine uzun yıllardır çalışan Prof. Dr. Aksu Bora’yla buluştuk. Bora, öfkeli erkek hikayelerinin her şeyin üzerine çıkmaya çalıştığı günümüze geçmişten gelen bir perspektifle bakıyor ve şöyle diyor: “Biz bu adamlara yenilmeyiz.”
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB, Kur Korumalı Mevduat hesaplarında artık yenileme ve açılış işlemleri yapılmayacağını duyurdu. Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yaklaşık 14 bin yıl öncesine tarihlenen bir mezar keşfedildi.
24 Ağu 2025

İLGİLİ OKUMALAR


