Karayip Denizi'nde askerî gerilim tırmanıyor

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD Başkanı Donald Trump’ın donanmasının Karayip Denizi'ndeki eylemlerine askerî seferberlik ilanı ve tatbikatlarla yanıt verdi. Tüm bu hamleler, kesin konuşmak için henüz çok erken olsa da bir savaş ihtimalini gündeme taşıyor.
Yazı: Kavel Alpaslan
Son bir aydır Karayip Denizi’nde ciddi bir askerî hareketlilik göze çarpıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD donanması, Venezuela sınırına konuşlanırken Karakas yönetimini "uyuşturucu karteli liderliğiyle" suçluyor. Trump’a göre bu kartelin başındaki isim Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’dan başkası değil.
- "Uyuşturucu çeteleri ile savaş" gerekçesi Venezuela tarafından ise gerçekçi bulunmuyor. Maduro hükümeti, söz konusu saldırganlığın "doğrudan Venezuela’nın egemenliğini hedef aldığı" görüşünde.
Maduro, ABD donanmasının Karayip Denizi'ndeki eylemlerine askerî seferberlik ilanı ve tatbikatlarla yanıt verdi. Tüm bu hamleler, kesin konuşmak için erken olsa da bir savaş ihtimalini gündeme taşıyor.
Gelin önce son haftalarda yaşananları hatırlayalım, ardından krizin ayrıntılarını inceleyelim.
Karayip Denizi'nde neler oluyor?
ABD donanmasına ait savaş gemileri, Ağustos sonunda Venezuela açıklarına yanaşmadan önce Trump "uyuşturucu kartelleriyle sınır ötesi mücadeleyi" kapsayan bir kararname imzaladı. Beyaz Saray da Ağustos başında Maduro’yu "Güneşler Karteli" (Cartel de los Soles) isimli uyuşturucu çetesinin lideri olarak tanımladı.
- Son olarak Trump, Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden “Son zamanlarda, Nicolas Maduro liderliğindeki Venezuela teröristlerini ve kaçakçılık ağlarını yok etmek için ABD ordusunun gücünü kullanmaya başladık. Sizi yok edeceğiz” ifadelerini kullandı.
ABD yönetimi, Karayip Denizi’nde uyuşturucu taşıdığı öne sürülen iki tekneye yönelik saldırı videolarını da paylaştı. Venezuela ise ABD saldırısından sadece balıkçı teknelerinin etkilendiğini dile getirdi. Maduro yönetimi, bunun üzerine ABD donanmasının varlığına karşı askerî faaliyetlerine hız verdi. Venezuela Bolivarcı Silahlı Kuvvetleri’ne (FANB) bağlı rezerv-paramiliter bir güç olan Milis Gücü'nden 4,5 milyon kişi seferber edildi. Ayrıca Venezuela’nın Karayip karasularındaki son toprak parçalarından stratejik La Orchila adasında "Caribe Soberano 200" ismiyle geniş katılımlı bir askerî tatbikat düzenlendi. Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, bu tatbikatın "artan askerî saldırganlığa karşı yapıldığını" vurguladı.
ABD donanmasının yaklaştığı ilk günlerde Venezuela Hava Kuvvetlerin'e ait iki savaş uçağı, ABD savaş gemisinin çevresinde yakın uçuş yapmış; Beyaz Saray ise bunu bir "provokasyon" olarak nitelendirmişti. Olayın ardından Trump, kamera karşısında yaptığı açıklamada kurmaylarına "benzeri bir durum yaşanması hâlinde vur emri de dahil yetkilerin kendilerinde olduğunu" söylemişti.
Askerî gerilimin vardığı seviye, ABD’nin savaş uçaklarını Porto Riko’ya taşıması ya da sınır ötesi müdahalelerin açıkça dillendirilmesi gibi daha pek çok örnekle açıklanabilir. Fakat hareketlilik yalnızca denizde yaşanmıyor. Venezuela’nın batı komşusu ile sınırında da FANB "uyuşturucuya karşı askerî varlığını artırdığını" açıkladı.
- Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello’ya göre bölgeye 15 bin asker sevk edildi. ABD’nin saldırganlığının ardından Cabello, yakaladıkları uyuşturucuların görüntülerini paylaştı, "kendilerinin üzerine düşeni yaptıklarını" söyleyerek "meselenin uyuşturucu ile ilgili olmadığı mesajını" verdi.
Petrol zengini Venezuela, uzun yıllardır ABD’nin ağır yaptırımları ile karşı karşıya. Trump’ın başkan seçilmesi ile birlikte her iki taraftan da yumuşama eğilimleri net bir şekilde sezilen ılımlı mesajlar verilmişti. Hatta ABD merkezli petrol şirketi Chevron’un lisansının yenilenmesi için Washington’dan verilen sınırlı yetki bu sıcak havayı güçlendirmişti.
- Bugüne geldiğimizde ise ABD tarafından hem "kartel lideri" olarak tanımlanan hem de yakalanmasına yardım edeceklere para ödülleri sunulan bir Venezuela Başkanı var.
Kolombiya örneği
Gerçekten de yaşananları doğrudan uyuşturucu ile mücadeleye bağlamak pek kolay değil. Evet, Venezuela’nın uyuşturucu ticareti rotasında yer alan bir ülke olduğu bir sır değil. Aynı şekilde bu ticarete "göz yuman" isimlerin de çeşitli kademelerde yer alabileceği hesaba katılabilir. Ancak koca bir filoyu yabancı bir ülkenin sınırına yığmak, bir uyuşturucu ticaretiyle mücadele yönetimi değil. Beyaz Saray açıklamalarının aksine Güneşler Karteli’nin sözü edildiği şekildeki varlığı da net bir şekilde çizilemiyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Filistin'i tanıma kararları, Latin Amerika'da gerilim, Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Mads Christensen ile röportaj, KYK yurtlarında barınma sorunu, gençlerin radikalleşmesi.
26 Eyl 2025

İLGİLİ OKUMALAR


