İBB iddianamesinin odağındaki CHP

Aylardır tamamlanması beklenen İBB iddianamesinin odağında beklendiği gibi Ekrem İmamoğlu var. Ancak iddianamede açık biçimde CHP yönetimi de İmamoğlu’nun tüm eylemlerini bilmek ve onaylamakla, suç gelirlerini kullanmakla, usulsüz kurultayla iş başına gelmekle suçlanıyor. Bu da gösteriyor ki CHP, yargı odaklı tartışmalardan kolay kolay kurtulamayacak.
Yazı: Gökçer Tahincioğlu
Aylardır tamamlanması beklenen iddianame nihayet görücüye çıktı. İddianame ortaya çıkar çıkmaz da hazır bekleyen bir kesim, “Yüzyılın yolsuzluğu” başlıkları atmaya başladı. Bir taraftan da “İddianamenin içi boş” diyenler hedefe konuldu. Elbette bir iddianameye böyle bakılamaz. Hele ki aylardır süren siyasallaşmış bir soruşturma söz konusuyla...
3.700 sayfayı aşan iddianamede elbette çarpıcı ifadeler, ihalelerdeki usulsüzlük iddialarına yönelik belge ve bilgiler de var. Ancak bunun yanında iddianamenin ağırlıklı olarak ifadelere dayandırılması, hemen her eyleme “suç” olarak bakılması, rutin faaliyetler olarak nitelenebilecek kimi faaliyetlerin iddianamede ağır ithamlarla ele alınması gibi gerçekler de var.
Bütün bunlar yavaş yavaş açıklığa kavuşacak; hemen olup bitecek bir süreç yaşanmayacağı ortada. Bu kadar kalın bir iddianame, binlerce sayfadan oluşan ekleri, 402 sanığın savunmaları, karşı iddialar ve belgeler… Zaman alacak bir yargılama söz konusu olacak.
İmamoğlu ve CHP
İddianamenin odağında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu var. İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’ndan itibaren “sistem” kurduğu, bu sistemin iş insanlarından alınan rüşvetlerle yürüdüğü, fonda biriken paranın amaçlar doğrultusunda kullanıldığı temel tez.
- Bu yöntemle İmamoğlu’nun önce İBB Başkanı seçildiği, ardından CHP’de hakimiyet kurduğu, ardından Özgür Özel’i genel başkanlığa seçtirdiği ve ardından kendisini Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettirdiği öne sürülüyor.
İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar ilk andan bu yana yazılıyor. Ancak madalyonun diğer yüzü de CHP’yi çok yakından ilgilendiriyor.
19 Mart’ta İmamoğlu’na yönelik başlatılan operasyondan hemen sonra CHP, Özel’in seçildiği kurultayda delegelerin iradesinin sakatlandığı iddiasıyla açılan “mutlak butlan” davasıyla uğraşmaya başladı ancak geçen ay yapılan duruşmada, talebin reddedilmesiyle rahat bir nefes aldı.
Ancak şimdi İBB iddianamesiyle anlaşılıyor ki olaylar bitmiş değil. İddianamede açık biçimde CHP yönetimi de İmamoğlu’nun tüm eylemlerini bilmek ve onaylamakla, suç gelirlerini kullanmakla, usulsüz kurultayla iş başına gelmekle suçlanıyor.
Hatta CHP Genel Merkezi’ne gelen seçmen verilerini İmamoğlu’nun ekibine vererek casusluk faaliyetine yardım ettikleri savı bile ortaya atılıyor. Bu da gösteriyor ki CHP, yargılamaların, tartışmaların odağında olmaktan kendisini kolay kolay kurtaramayacak.
Yargıtay’a yapılan ihbar
Zaten İstanbul Başsavcılığı’nın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunması da bunun işareti. Siyasi Partiler Kanunu’nun 106. maddesine göre savcılıkların partileri ilgilendiren bu gibi konuları Yargıtay Başsavcılığı’na bildirme yükümlülüğü var. Bunda bir sorun yok. Düz bir yazıyla bu bildirim yapılabilir. Ancak “Parti kapatma davası açılabilir” tartışmalarına yol açan bir yazı söz konusu. Bu iddia gündeme geldikten sonra Başsavcılık, şu açıklamayı yaptı:
“Cumhuriyet Halk Partisi'nin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenilirliğini, seçmenin iradesini ve demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu tespitleriyle adı geçen siyasi parti hakkında Anayasanın 68 ve 69'uncu maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101'inci ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunulmuştur.”
NEREDE YAYIMLANDI?
3.700 sayfalık iddianame, İsrail'in savaş aracı olarak ateşkes, İran'ın tarihî dönemeci, anayasayı delmek, adliye muhabirlerinin bir günü, Varlık Vergisi'nin tarihsel bakiyesi.
14 Kas 2025

İLGİLİ OKUMALAR


