'Düğün pastası'ndan 'ahlaki paniğe'

Türkiye’de uzundur gündemin baş köşesinde medyatik davalar var. Haliyle bu davaların adli sisteme nasıl etki ettiğini de konuşmak gerekiyor. Zira hukuk devleti, medya özgürlüğünü korurken bireyin itibarını dijital kalabalıkların öfkesine kurban etmeyecek dengeyi bulmak zorunda.
Yazı: Ümit Alan
Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek (To Kill a Mockingbird, 1960, Türkçede: Epsilon Yayınları, Çev: Ülker İnce) kitabını ilk gençlikte okuyana dek adalet kavramını tam olarak içselleştirdiğimi söyleyemem. Sonradan filmini de izledim ama kitabın üzerimde bıraktığı etki, filmin çok ötesindeydi.
Bülbülü Öldürmek, ilk bakışta bir ırkçılık ve adalet hikayesidir. Fakat daha derininde vicdan, empati ve masumiyet üzerine bir büyüme anlatısıdır. Bu nedenle olsa gerek, tam büyürken başucumda olduğu için kendimi şanslı sayarım. Belki biraz da şanssız sayarım. Çünkü gerçek hayat adaletsizliklerle doludur ve tüm bunlar sizi biraz daha üzer. Ne kadar üzerse üzsün, Bülbülü Öldürmek, hukuk ve iletişim fakültelerinde, özellikle gazetecilik eğitiminde ders kitabı olarak okutulsun isterim. Yazıya bu kitaptan bir alıntıyla başlayalım:
“Atticus bana sıfatları kaldırırsan geriye gerçekler kalır demişti.”
Bana kalırsa, bu alıntı medyanın adli olayları işleyişi için de bir cümlelik kullanma kılavuzu niteliğinde. Ve fakat medya sıfatlardan vazgeçmez. Çünkü sıfatlar reyting getirir, tık getirir, etkileşim getirir. Öyleyse önce sıfatlar boca edilir: Katil, hırsız, tecavüzcü, ahlaksız, siyahi, eşcinsel vb. Sonra onların arasında gerçekleri bulmaya çalışırız.
Sosyal medyayla birlikte bu daha da zorlaştı. Nihayetinde eskiden edilgen tarafta olan izleyiciler de etkin tarafa geçmişti ve elbette onların da bir fikri vardı. Bu fikirler, trend topic ve keşfet sekmelerinde mahkemeyi kuruyor, hükmü veriyor, hukuk sistemi bu hızlı ve yargısız infazın gerisinde kalıyordu.
Medyatik davalar ülkesindeyiz
Türkiye’de uzundur gündemin baş köşesinde medyatik davalar var. Politik kulvarda ele alırsak, Ergenekon ve Balyoz davalarından Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve etrafında şekillenen davalara kadar çok örneğimiz var. Adli tarafta ise Münevver Karabulut’tan Şule Çet’e, Aleyna Çakır’dan Pınar Gültekin’e kadın cinayetleri davaları ve Narin Güran, Rabia Naz Vatan gibi çocuk cinayetleri belli düzeylerde medyatikleşti.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
98. Akademi Ödülleri’nin 12 kategorisinde yarışacak filmlerin yer aldığı kısa listeler duyuruldu. ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein'e ilişkin dosyaların bir kısmını yayımlamaya başladı.
21 Ara 2025

İLGİLİ OKUMALAR


