19 Ocak, 19 yıl

19 yıl önce, 19 Ocak 2007'de İstanbul’daki gazete binasının önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Hrant Dink, çoğu zaman köşe yazılarıyla hatırlanıyor ancak bu yazılar onun gazetecilik pratiğinin yalnızca görünen yüzü. Dink'i farklı kılan temel unsurlardan biri de haberin ve kelimelerin etkisi üzerinde titizlikle çalışan bir gazeteci olmasıydı. Dink'in gazeteciliğinin sınırları aşan etkisini Sako Aryan, Jirayr Çolakyan ve Aris Nalcı değerlendirdi.
Yazı: Vartan Estukyan
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Hrant Dink, katledildiği noktada ve pek çok kentte etkinliklerle anılacak. Agos’un çağrısıyla 19 Ocak’ta İstanbul’da Sebat Apartmanı önünde yapılan törende insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sivil toplum örgütleri, Dink’in mirasını yaşatmak ve benzer trajedilerin tekrarını önlemek amacıyla çağrılar yapacaklar.
Öte yandan Dink’in yazdıkları sadece Türkiye’de değil, başta Ermenistan olmak üzere Ermeni diasporasının yoğun olduğu Fransa ve ABD’de de yankı uyandırıyordu. Dink’in yazılarının Beyrut ve Ermenistan’daki etkilerini Sako Aryan, Fransa’daki yankılarını ise Jirayr Çolakyan değerlendirdi. Agos’ta Hrant Dink’le birlikte çalışan gazeteci Aris Nalcı ise köşe yazılarının ötesinde Dink'in gazetecilik anlayışını anlattı.
‘Diasporanın kolaycı diline karşı bir ayna’
Ermenistan’da yaşayan Beyrutlu gazeteci Sako Aryan, Dink'in düşüncelerinin Türkiye sınırlarını aşarak Ermeni diasporasında ve Ermenistan’da nasıl yankı bulduğuna dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuyor. Aryan, Dink’in özellikle diaspora içindeki yerleşik milliyetçi refleksleri nasıl kırdığını, kendi kişisel yüzleşmesi üzerinden anlatıyor.
Aryan’a göre Hrant Dink, ne Türkiye’deki aşırı milliyetçilerin ne de diasporadaki “ultra milliyetçi” çevrelerin rahatça sahiplenebileceği bir figürdü. “Hrant bir popülist değildi; tam tersine popülizme karşı savaşan bir mücadeleciydi” diyen Aryan, Dink’in Türk-Ermeni ilişkilerinde yeni bir sayfa açma fikrinin hem Türkiye’de hem de diaspora içinde sert tepkilerle karşılandığını vurguluyor.
‘Yaşarken rahatsız ediyordu’
Aryan, Hrant Dink’i "huzursuz bir gazeteci" olarak tanımlıyor. Ona göre Dink’in varlığı bile, "kurumsallaşmış ve taşlaşmış algılara sahip" tüm taraflar için rahatsız ediciydi. Özellikle diasporada uzun yıllar boyunca hâkim olan “Türk bizim düşmanımızdır” anlayışının, siyasal ve kültürel faaliyetlerin ana zemini hâline geldiğini belirten Aryan, bu algının sorgulanmasının dahi tabu sayıldığını ifade ediyor.
“Hrant Dink, tam da bu düşmanlık üzerinden kurulan konforlu alana karşı çıktığı için eleştirildi” diyen Aryan, Dink’in ancak "ölü hâliyle", yani etkisizleştirilmiş bir sembol olarak kabul edilmek istendiğini savunuyor. Aryan’a göre, Hrant Dink’in fikirleri yaşarken ihtiyaç duyulmayan, ancak öldürüldükten sonra seçilerek kullanılan bir mirasa dönüştürüldü.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tarkan, 7 senenin ardından duyurulan ve biletleri satışa çıkar çıkmaz tükenen İstanbul konser serisinin ilkinde hayranlarıyla buluştu. Suriye ordusu, varılan anlaşma uyarınca Fırat'ın batısındaki kasaba ve köyleri ele geçirdi.
18 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR


