Kelebek etkisi

Bugün gelinen noktada küresel tahvil piyasaları iskambil kağıdından bir evi andırıyor. Ayakta duruyor ama en ufak rüzgara karşı bile savunmasız. Bu, tahvillerin tamamen gözden çıkarılması gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak artık “otomatik güvenli liman” kabulünün sona erdiğini net biçimde gösteriyor.

Yazı: Eren Kuru

Bir zamanlar piyasalarda “sakin liman” denildiğinde akla ilk gelen varlık sınıfı devlet tahvilleriydi. Hisse senetleri düştüğünde portföyleri dengeleyen, belirsizlik dönemlerinde güven hissi veren bu enstrümanlar, bugün tam tersine küresel piyasa dalgalanmalarının merkezine yerleşmiş durumda. Son haftalarda Japonya’dan ABD’ye uzanan sert ve ani hareketler, tahvil piyasalarının artık eski reflekslerini kaybettiğini gösteriyor.

Japonya’da ultra uzun vadeli tahvillerde yaşanan sert satışlar, tek başına yerel bir teknik düzeltme olarak okunamaz. Burada daha derin bir yapısal dönüşüm var. Yıllardır bu tahvilleri bilanço taşıyıcısı olarak tutan yerli sigorta şirketleri yavaş yavaş sahneden çekilirken yerlerini daha kısa vadeli, daha fırsatçı ve daha hassas yabancı yatırımcılar alıyor. Bu değişim, piyasanın doğasını da dönüştürüyor. Uzun vadeli sabır, yerini kısa vadeli reflekslere bırakıyor.

Sorun yalnızca Japonya ile sınırlı değil. Tokyo’da başlayan bir oynaklık, saatler içinde New York’a taşınabiliyor. Çünkü küresel portföyler artık birbirine çok daha sıkı bağlı. Risk-parite gibi stratejilerle yönetilen büyük fonlar, bir piyasadaki hareketi dengelemek için başka bir piyasada satış yapmak zorunda kalıyor. Böylece küçük bir kıpırtı, zincirleme şekilde küresel bir dalgaya dönüşüyor. Tahvil piyasalarında “kelebek etkisi” hiç olmadığı kadar güçlü çalışıyor.

YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

⚡️ Davos tartışmaları, yılın ilk faiz kararı

Hafta boyunca İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'ndaki sıcak tartışmalar takip edildi. TCMB yılın ilk PPK toplantısından temkinli faiz kararıyla çıktı.

23 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR