Boğaziçi'nde son perde

Boğaziçi Üniversitesi’nde kulüp odalarının tahliyesiyle başlayan süreç devam ediyor. Peki Boğaziçi’nin uzun yıllar Türkiye’nin en iyi üniversitesileri arasında anılmasına neden olan akademik özgürlük ve kampüs kültürü gibi değerleri bugün nasıl bir dönüşüm geçiriyor? Boğaziçi Üniversitesi mezunlarına, akademisyenlerine ve öğrencilerine sorduk.

Yazı: Melisa Gülbaş

Boğaziçi Üniversitesi’nde kulüp odalarının boşaltılması kararıyla başlayan süreç, 6 Şubat Cuma ve hafta sonunun ardından bu hafta da öğrencilere yönelik polis müdahalesiyle sürüyor. Boğaziçi Üniversitesi kayyum yönetimi, Hamlin Hall’daki dört öğrenci kulübü, Spor Kurulu, Sualtı Sporları Kulübü, Müzik Kulübü ve Güzel Sanatlar Kulübü odalarını boşaltmasını istedi.

Olaylar, geçen hafta kulüplere iletilen bir bilgilendirme e-postasıyla başladı. Üniversite yönetimi, Güney Kampüs’te Hamlin Hall binasının alt katında bulunan kulüp odalarının Cuma gününe kadar tahliye edilmesini istedi. Öğrenciler ise karara itiraz ederek uygulamanın durdurulmasını istedi.

Tahliye kararının geri çekilmemesi üzerine öğrenciler kampüs içinde nöbet ve eylem başlattı. 6 Şubat’ta Güney Kampüs giriş ve çıkışları öğrencilere kapatıldı. Sabahın erken saatlerinde kampüs çevresine çok sayıda polis araçları, bariyerler ve çevik kuvvet sevk edildi.

7 Şubat sabahı ise öğrenci odaları onlarca polis ve görevli eşiğinde zorla boşaltıldı. Kulüplere ait malzemeler daha sonra Hisar Kampüsü’ne götürüldü. Ancak öğrenciler, yeni alanın hem fiziksel koşullar hem de kapasite açısından yetersiz olduğunu, birçok ekipmanın yerleştirilemediğini söylüyor.

9 Şubat’ta ise kampüs içerisinde demokratik protesto hakkını kullanan öğrencilere biber gazı kullanılarak müdahale edildi.

Prof. Dr. Tuna Tuğcu: ‘Boğaziçi’ni Boğaziçi yapan unsurlar tartışma ve ifade özgürlüğü zeminiydi’

Yaklaşık 22 yıldır Boğaziçi Üniversitesi’nde görev yapan, kendisi de Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Prof. Dr. Tuna Tuğcu, üniversiteye 2004’te öğretim üyesi olarak döndüğünde karşılaştığı akademik ortamın Türkiye ölçeğinde istisnai olduğunu söylüyor.

Tuğcu’ya göre bu farkın en görünür olduğu yerlerden biri fakülte kurullarıydı. İlk katıldığı Akademik Kurul toplantısını anlatırken, genç bir akademisyen olarak yönetime doğrudan itiraz edebilmesinin sıradan karşılandığını vurguluyor:

“Benim için en etkileyici olay katıldığım ilk Akademik Kurul'du. Dekan, Kilyos Kampüsü’nde teknopark kurmayı planladıklarını söylediğinde kalkıp bunun ne kadar saçma bir fikir olduğunu gerekçeleriyle açıkladım. Aramızda hararetli bir tartışma oldu. Bunu dekana meydan okumak amacıyla değil, Boğaziçili alışkanlığıyla yapmıştım çünkü daha asistanken bölümde öyle yetişmiştim. Bu bir saygısızlık değil, genç bir akademisyen olarak üniversiteme katkı için sunduğum bir görüştü.”

Bu deneyimin, Boğaziçi’nin kurumsal kültürünü anlamak açısından belirleyici olduğunu belirten Tuğcu, bugün geriye dönüp baktığında bunun Türkiye’deki üniversite yapısı içinde ne kadar ayrı bir yerde durduğunu daha net gördüğünü ekliyor:

“Bugün diğer üniversiteleri ve YÖK’ü tanıdıkça bunun Türkiye için ne kadar olağanüstü bir durum olduğunu anlıyorum.”

Tuğcu’ya göre Boğaziçi’ni “Türkiye'nin en iyi üniversitelerden biri” yapan temel unsur akademik başarıdan önce bu tartışma ve ifade özgürlüğü zeminiydi. Tuğcu, farklı görüşlerden akademisyenlerin birarada durabilmesini sağlayan ortak ilkeyi şöyle tarif ediyor:

“Naci İnci kendi 'yönetememe' maharetini örtbas edebilmek için bizleri ‘imtiyazlarını kaybetmekten korkan bir avuç hoca’ diye lanse etmeye çalışsa da bizler farklı görüşlerde kişileriz. Tek ortak yanımız ‘herkesin kendi görüşünü ifade etme hakkı olduğuna inanmamız.’ Bu, karşı çıktığımız görüşlere sessiz kalacağımız anlamına gelmiyor ama karşımızdaki kişinin bizden farklı düşünme hakkına saygımız var. Zaten bu nedenle aramızda da çok tartışıyoruz ama bu tartışma kültürü çerçevesinde omuz omuza duruyoruz.”


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🚏 Sürecin rotası, ABD'nin enerji politikası

6 Şubat davalarının akıbeti, Trump'ın enerji politikası, Münih Güvenlik Konferansı, Riyad'da savunma sanayi buluşması, sürecin rotası, Boğaziçi'nde kampüs kültürü.

13 Şub 2026

🚏 Sürecin rotası, ABD'nin enerji politikası

İLGİLİ OKUMALAR