Monokrom çağ

Gri yapılar, hepsi birbirine benzeyen arabalar, soğuk bir hava, depresif bir atmosfer... Ana akım anlatı sosyalizmi aşağı yukarı bu imgelerle tanımlar. Oysa 90'lar sonrasına ait veriler, bize "ışıltılı ve renkli bir dünya" vadeden kapitalizmin renk paletinin de oldukça sınırlı olduğunu gösteriyor.

Yazı: Kavel Alpaslan

Gri yapılar, hepsi birbirine benzeyen arabalar, soğuk bir hava, depresif bir atmosfer... Ana akım anlatıyı takip edecek olursak sosyalizm insanların kafasında aşağı yukarı bu imgelerin basit bir harmanına denk düşüyor.

İşin ilginci bu denklem başaşağı çevrilince bambaşka bir görüntü önümüze seriliyor: Kapitalizmin vitrinlere, billboard'lara yansıyan "ışıltılı dünyası". Peki bu ışıltı, çok daha renksiz ve depresif bir yaşamı örtmeye sahiden yetiyor mu?

Yoksa asıl "renksiz hayat" yaşadığımız çağın ta kendisi mi?

İyimser ve canlı renklere veda

Her devrin bir renk modası var. Örneğin son dönemde inşa edilen yapıları ya da imal edilen mobilyaları gözümüzün önüne getirdiğimizde gri ve benzeri tonların öne çıktığını görüyoruz. Bugün hepimizin gayet iyi bildiği antrasit, yaklaşık 20-30 yıl önceye gittiğimizde hiç işitmediğimiz bir renk ismiydi.

Çeşitli kaynakları incelediğimizde genel olarak renklerin modasındaki geçişlere dair genel bir fikir sahibi olabiliyoruz. Ortak noktaysa 1990’lardan sonra net bir şekilde canlı renklerin yerini düz, iddiasız, basit ve tabiri caizse "sıkıcı" renklere bırakması.

Yapıların iç ve dış cephesindeki dalgalanma, genel kullanımdan da net bir grafik sunuyor. 1980’lerden itibaren renk tercihlerinde aynı sadeleşme göze çarpıyor. Bugünden bakıldığında ne 1920’lerin art-deco akımının iyimser renkleri ne de 1960’ların saykodelik canlı tonları hayatımızın bir parçası değil.

Türkiye’de bir boya firmasının 2016 yılında satışları üzerinden yaptığı araştırma da dünyadaki trende paralel olarak iç ve dış cephede gri-krem tonlarında ciddi bir yoğunlaşma olduğuna dikkat çekiyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

💊 Annelik maskesi, steroidlerin yükselişi

Akademisyen Özge Yaka ile annelik mitini ifşa ettiği "Annelik Kitabı: Deneyim, Sadakat ve Dönüşüm" üzerine konuştuk. Steroidlerin nasıl olup da bu kadar yaygınlaştığını inceledik.

21 Şub 2026

Dinçerler Group ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR