Zil sesinin ardında

Fatma Öğretmen vakası, bizi temel bir soruya götürüyor: Şiddeti yalnızca cezayla önlemek mümkün değilse çocukların içine doğdukları dünyayı nasıl değiştireceğiz? Şiddetin yeşerdiği toplumsal iklim dönüşmedikçe, ne cezalar ne de teknolojik çözümler tek başına yeterli olacaktır. Geleceğin adaleti, özgürce kurulan, eşit yaşanan ilişkilerden doğan bilinçle, vicdanla kurulabilir.

Yazı: Metin V. Bayrak

Haber niteliğini aşan kimi olaylar toplumu sarsar. Düşünmenin, sorgulamanın kapısını aralar. Bu aralıktan özgürleşmenin imkanı belirir. İçeriye baktığımızda gördüğümüz şey, bizi anlamaya davet eder. İnsan olmamız, bu davete kayıtsız kalıp kalamadığımızla da ölçülür.

İstanbul'da bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi çok sarsıcı. Olay, çocukların gözü önünde meydana geldi. Böylesi olayların ardından ilk tepkiler genellikle hızlıdır. Bir fail aranır, sebep bulunur, yetkililerden kopyala-yapıştır açıklamalar gelir: Cinnet, psikolojik sorun, güvenlik zafiyeti, suça itilmiş çocuklar…

  • Soru/n "bunu kim yaptı”yı aşar. Hayatının baharındaki genç bir öğrenciyi, öğretmenlerine bıçakla saldırmaya yönelten bağlam nedir? Bu soruyu sormak, suçu hafifletmek anlamına gelmez. Bu yazının amacı, böylesi suçların ortaya çıktığı dünyayı anlamaya çalışmaktır.

Son yıllarda çevremizdeki şiddet olaylarını düşünelim, ekranlarımıza yansıyan örneklere bakalım. İstanbul'da kendisini "incel" olarak tanımlayan genç erkeklerin faili olduğu cinayetler; her gün gazetelerin sayfalarına düşen kadın cinayetleri; ideolojik şiddetin farklı biçimleri; zaman zaman okulları hedef alan saldırılar...


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🌙 Bayram estetiği, iddiasız erkeklik akımı

Ramazan'ın ve bayramın görsel bir deneyim ve paylaşım mecrasına dönüşmesini inceledik. COP31 öncesi Türkiye'nin "sıfır atık" yaklaşımını Sedat Gündoğdu ile konuştuk.

21 Mar 2026

İLGİLİ OKUMALAR